Masthead header

Sade’ın insan ruhunun karanlıklarını deşen üç öyküsü Cemal Süreya çevirisiyle

Marquis de Sade’ın “Aşkın Suçları” adlı kitabı, Cemal Süreya çevirisiyle Can Yayınları tarafından yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Edebiyat tarihinin en ayrıksı kalemlerinden biri olan Sade’ın üç öyküsünü Türk şiirinin en büyük şairlerinden Cemal Süreya’nın çevirisiyle okurlara sunuyoruz.

Aşkın Suçları, eserleri yayımlanmaya başladığı andan itibaren her zaman keskin tartışmalara konu olan ve sadizm kavramına ismini veren Marquis de Sade’ın on bir öyküyü kapsayan eserinin üç öyküsünden oluşuyor. Sade’ın ahlakın belirleyicisi olarak etik değerler yerine içgüdüler konulduğunda neler olabileceğini anlattığı Aşkın Suçları derlemesi, Lamartine’in, Baudelaire’in, Swinburne’ün, Lautréamont’un, Nietzsche’nin, Puşkin’in, Dostoyevski’nin, Kafka’nın, Apollinaire’in başucu kitaplarından biriydi.

Hıristiyan geleneklerine, tabulara ve yasaklara yazdıklarıyla ve yaşam biçimiyle savaş açan ve hayatının yaklaşık otuz yılını hapishanede, on yılından fazlasını akıl hastanesinde geçiren Sade hakkında Octavio Paz’dan Simone de Beauvoir’a, Ronald Hayman’dan Jacques Lacan’a, Theodor W. Adorno ve Max Horkheimer’dan Angela Carter’a pek çok kişi yazmıştır.

#dünyaklasikleri #fransızklasikleri #sadizm #aşk #ahlak #tabu #yasak #içgüdü

Aşkın Suçları’na ilgi duyanlar için ek öneriler:
Tahsin Yücel: Aykırı Öyküler; Barbey d’Aurevilly: Şeytani Öyküler; Thomas Mann: Majesteleri Kral; Guy de Maupassant:Ölümden Acı; Mo Yan: İri Memeler ve Geniş Kalçalar

Yazar: Marquis de Sade
Çevirmen: Cemal Süreya
Dizi: Can Klasik
Tür: Roman
Sayfa sayısı: 136
Fiyat: 15,50 TL

DONATIEN ALPHONSE FRANÇOIS LE MARQUIS DE SADE, 1740’ta Paris’te doğdu. Roman yazarı, filozof ve siyasetçi olan Marquis de Sade önce bir Cizvit okulunda, ardından askerî okulda öğrenim gördü. Yedi Yıl Savaşları’nda süvari sınıfının komutanı olarak görev aldı. Eserlerinde ahlak kurallarını, yasaları ve dini ağır bir şekilde eleştirmiş; özgürlüğü, zevki, şehveti ve kimi zaman da toplumun ahlaksızlık olarak değerlendirdiği öğeleri savunmuştur. Sade yaşamının otuz yılını farklı hapishanelerde, on üç yılını ise akıl hastanesinde geçirdi. Yapıtlarının çoğunu tutuklu olduğu dönemde yazdı. 1814’te Charenton Akıl Hastane­si’nde öldü.

CEMAL SÜREYA, 1931’de Erzincan’da dünyaya geldi. Haydarpaşa Lisesi’nden sonra Ankara Üniversitesi’nde Maliye ve İktisat Bölümü’nü 1954 yılında bitirdi. İlk şiiri “Şarkısı-Beyaz” Mülkiye dergisinde yayımlandı. 1954’te göreve başladığı Maliye Bakanlığı’nda müfettiş yardımcılı­ğı ve müfettişlik yaptı; 1965’te ayrıldığı göreve 1971’de döndü, 1982’de Maliye Tetkik Kurulu’nda başmüfettişlikten emekli oldu. Süreya, modern Türk şiirinin en belirleyici ve yenilikçi akımlarından İkinci Yeni’nin önde gelen isimlerindendir. 1961 yılında Papirüs dergisini kurdu, bu dergi 1981’e kadar aralıklı olarak yayımlandı. Yazarlık hayatı boyunca Oluşum, Pazar Postası, Yeditepe gibi birçok yayında şiirler, yazılar kaleme al­dı. Üvercinka (1958) adlı şiir kitabıyla Yeditepe Şiir Ödülü’ne, Göçebe (1966) ile Türk Dil Kurumu Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Toplu şiirleri Sevda Sözleri (1984) adıyla yayımlanan Süreya, 1990’da İstanbul’da hayatını kaybetti. Eşi Zuhal Tekkanat’a yazdığı On Üç Günün Mektupları (1990) ölümünden sonra yayımlanmıştır.

edebiyathaber.net (15 Nisan 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r