Masthead header

Plüton Dergi’nin ilk sayısı raflarda

plutonPlüton Dergi’nin ilk sayısı yayımlandı.

Popüler kültürden uzak edebiyat, kültür ve sanat dergisi eksikliğini hisseden Plüton Dergi’nin kadrosunu Fanzin kültüründen gelen gençler oluşturmakta. Bir okur olarak eksik gördükleri ne varsa onları tamamlamayı ve dergilerde ünlülerden ziyade gençlerin yer alması gerektiğini savunuyorlar. Bu dergide gençlerin güncel edebiyattan farklı şekilde kaleme aldıkları şiirlere ve öykülere, az bilinen kültür-sanat topluluklarının tanıtımlarına, birbirinden farklı dizi-film-kitap-kültürel etkinlik tanıtımlarına ve eleştiri yazılarına ulaşabilirsiniz.

7 Kasım Cumartesi günü de 34. İstanbul Kitap Fuarı’nda “Yol Yayınları” standında olacaklar.(2. Salon 314/C) Okurlarını, ilgi duyanlarını, sevenlerini çay içmeye ve sohbet etmeye davet ediyorlar.

İsimlerinin Plüton olmasının sebebi genç, ünsüz olmalarından kaynaklı dışlanmışlıkları ve yeraltı edebiyatına da yer veren bir dergi olmaları, çünkü Roma mitolojisinde Plüton yeraltı dünyasının hükümdarıdır.

Plüton Dergi süresiz bir yayın; bunun sebebinin “belli periyotlar arasına sıkışıp yayınlanmak için yayınlanmaktansa her anlamda tatmin olarak yayınlanabilmek” için olduğunu savunuyorlar.

İletişim

PlutonDergi@gmail.com

Twitter: https://twitter.com/PlutonDergi

Instagram: https://instagram.com/PlutonDergi

Facebook: https://www.facebook.com/PlutonDergi

www.plutondergi.com

edebiyathaber.net (5 Kasım 2015)

  • Serhat Çakabay - 02/09/2018 - 20:31

    Emek Ürünü Ekmek
    Benim adım ekmek. İster zengin olun ister fakir herkesin sofrasında olurum. İnsanların boğazından geçerken ki halim en mutlu halimdir. Ama çoğunuz hangi aşamalardan geçtiğime bakmaz.ben çetin bir yolculuktan sonra önünüze gelirim. Ben aslın da bir emek ürünüyüm şimdi gelin hep beraber hikayeme bakalım.
    Emektar köylü Mehmet Amca. Ürün kalktı mı Mehmet amca tarlayı temizler. Tarlayi Yeni ürüne hazırlamak için, baştan sona sürer. Toprak son bahar yağmurunu içip te kuruduktan sonra toprağı sürgüler Mehmet amca. Sürgü işi bittikten sonra emektar elleri. Başlar tohumu serpmeye. Benim yolculuk heyecanım başlamıştır.
    Tohumlar kışın kar altında dondan korunarak geçirirler. İlk bahar da henüz boy atmiş birkaç santim sap halindedir. Heycanım ise bahar yağmurları ile tavan yapmıştır. Mehmet amca sapların toprağa daha iyi kök salması için ve bir tohumluk tanenin bir çok baş vermesi için sapları kırar. Onu zararlı otlardan korur. Gerekli her türlü bakımı yapar.
    Eğer her şey yolunda gitmiş yağmur dan etkilenmemişse başaklar. Hasat zamanıdır yazın. Mehmet Amca buğdayı biçer döver. Buğdayları tane haline getiren Mehmet Amcanın zor işi bitmiştir. Artık buğdayları harman yerine ve bir kısmını kilere götürecektir. Yalnız buğdayları fare ve kuşlar içinde gereklidir. Mehmet Amca onu her türlü korumak zorundadır.
    Her şey biter ve nihayet Mehmet Amca buğdayı öğütmek üzere değirmene götürür. Ben ise emek ürünü ekmek yolculukta Mehmet Amcaya hayranlıkla saygı duyar sonraki aşamaları dört gözle beklerim.
    Artı söz değirmenci Hasan dadır. Hasan efendi değirmen taşları ile buğdayı öğütür. Kepek ve un karışımı olurum. Ekmek makinesine atar beni burada un, kepek ve irmiki ayırır değirmenci Hasan.
    Artık fırıncıya doğru doğru yol görünür. Fırıncı Cemil Bey unu yoğurup mayalayıp hamur yapar. Sonra ekmekleri pişirmek için fırına salar.
    İşte fırıncının tezgahın da gördüğünüz kızarmış mis kokulu ekmek benim. Yarın yine sofranıza geleceğim. Lütfen bunları düşünün.

    Serhat ÇAKABAYcevaplakapat

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r