Atla bakalım uzay gemisine nine | Havanur Taflan

Güzel kamu binalarından birinin bodrumunda, belki de ferah evlerden birinin mahzeninde kapısı kilitli, penceresi olmayan bir oda içinde küçük yaşlarda olduğu anlaşılan bir çocuktan bahsediyor Ursula Le Guin Omelas’ı Bırakıp Gidenler adlı öyküsünde. Belki sakat doğmuş, belki korku, kötü beslenme belki de ilgisizlik yüzünden aptallaşmış bir çocuktan. Kapının hep kilitli olduğunu, zaman zaman gıcırdayarak açıldığını, … Read more

Yazarın Odası: Göksu N. Çakır | Meltem Dağcı

Edebiyatçıların yaşamlarını, yazdıkları mekânları, son zamanlarda okuduğu kitapları bu defa yakınlarının gözünden mercek altına almaya çalıştık. Yazar Göksu N. Çakır’ı, ablası Şenay Çakır ile konuştuk. 1) Yazılarını nerede yazar? Yazarken denk geldiğinizde o an yaşadığınız ilginç bir anınız oldu mu? Göksu Samsun’a gelmeden odasını hazırlarım. Yatağı onun çalışma masasıdır. Çalışırken kitap ve not aldığı etrafında … Read more

Elçin Poyrazlar’a 6 soru | Can Öktemer

– En son okuduğunuz kitabın adı nedir?  İzlenimlerinizi öğrenebilir miyiz? Okuma alışkanlığım tek bir kitap üzerinden ilerlemiyor. Aynı anda birkaç kitap okuyorum. Bu hafta örneğin Ray Bradbury’den Yazın Sanatı ve Yaratıcı Yazarlık (Zen in the Art of Writing) isimli kitabını veAnna Burns’ün2018 yılı Manbooker Ödülü’nü aldığı Milkman isimli romanını okuyorum. Bir de döne döne okuduğum … Read more

Fatma Burçak’a 4 soru | Mehmet Özçataloğlu

Hazırlayan: Mehmet Özçataloğlu Neden çocuklar için yazıyorsunuz? Yetişkinlerin sevmediği, okumaktan ya da dinlemekten sıkılacakları bir hikâyeyi çocukların da okumayacağını, dinlemeyeceğini düşünüyorum. Bu yüzden de yalnızca çocuklar için değil de herkes için yazdığımı ama çocukların anlayabileceği bir dille yazdığımı söyleyebilirim. Diğer yandan içimde hikâye oburu bir çocuk var, onun duymak, okumak istediği hikâyeyi anlatan bir de yetişkin … Read more

Zeynep Delav’a 6 soru | Can Öktemer

-En son okuduğunuz kitabın adı nedir?  İzlenimlerinizi öğrenebilir miyiz? En son okuduğum tek bir kitap yok ancak ben Derviş Zaim’in Rüyet isimli romanını söylemek isterim. Romanı, Şeyh Galib, Spinoza ve Mevlana ile Doğu-Batı üzerinden bir gerginlik, birbirine karşı üstünlük kurmadan her iki tarafın esaslı olduğunu, beslendiklerini anlatıyor. Hikayenin derinleşerek örülmesi, eş zamanlı olması çok işçilikli … Read more

Sevinç Erbulak merak etti, Berfin Zenderlioğlu cevapladı

İyi ki okumuşum dediğin kitaplar? Hayat kısa, dokunacak ve okuyacak o kadar çok kitap var ki, maalesef aynı kitaba tekrar tekrar dönebilecek zaman yok; fakat Yüzyıllık Yalnızlık, Kör Baykuş, Kendine Ait Bir Oda ve Yerdeniz Büyücüsü, her daim tekrar tekrar okumak istediklerimden ve bende sıkı yer edinenlerden. Hayatının filmleri? Film olunca bu liste çok uzar ama aklıma ilk düşenler: Wong Kar-Wai “Zamanın Külleri”, T. Angelopoulos“Ağlayan Çayır”, Bahman Ghobadi “Kaplumbağalar da Uçar”, Michael Haneke “Funny … Read more

Meriç Demiray: “Romanda en çok Arkadaş Özger etkisi var, kitabın adı da onun bir şiirinden alıntı zaten.”

Söyleşi: Gamze Erkmen Senarist ve yazar Meriç Demiray’ın kaleme aldığı ilk romanı Kırmızı Bir Ölüm, geçtiğimiz nisan ayında, hep kitap etiketiyle yayımlandı. Kurgu, en özet haliyle, ünlü bir dizi oyuncusu olan Kahraman Odabaş’ın kırk yaşından sonra kendini tam ortasında bulduğu bisiklet yolcuğunda başına gelenlerle birlikte, geçirdiği dönüşümü anlatıyor. Meriç Demiray ile Kahraman’ı, yani yolculuğu sırasında geçmişine … Read more

Metis Ajanda 2017 yayımlandı

“Hiçbir yerden” başlığıyla yayımlanan Metis Ajanda 2017’nin bu seneki teması “ütopya ve distopya”. Ajanda, Dan Hox’un Dünyaya Kafa Tutan Köy’üyle başlıyor, Ocar Wilde, Ursula LeGuin, Aailn Badiou, Margaret Atwood, David Harvey gibi birçok yazardan alıntılarla devam ediyor. Ajandanın sunuş bölümü şöyle: “Filler tepişirken çimenler ezilirmiş… Ama çimen deyip geçmemeli. Tek tek cılız görünür belki; böğürüp … Read more

“Ütopyanın Kadınları Kadınların Ütopyası” yeniden yayımlandı

Yasemin Temizarabacı Yıldırmaz’ın yazdığı “Ütopyanın Kadınları Kadınların Ütopyası”nın, Sel Yayıncılık tarafından yeni baskısı yayımlandı. Tanıtım bülteninden “Toplumunuzdaki her şey erkekler tarafından yapılıyor sanki. Endüstri, sanat, yönetim, hükümet, kararlar. Bütün yaşamınız boyunca da babanızın ve kocanızın adını taşıyorsunuz. Erkekler okula gidiyorlar, siz gitmiyorsunuz; hepsi öğretmen, yargıç, polis, hükümet üyesi oluyorlar, değil mi? Neden her şeyi denetlemelerine … Read more