Masthead header

“Ortak Roman”ın onuncu bölümü yayında!

Sizi, sitemiz yazarlarından Hasan Saraç ile birlikte “Ortak Roman” yazmaya çağırıyoruz!

“Ortak Roman” 2013′ün ilk yarısında yayınlanacaktır.

Bizzat katkıda bulunabileceğiniz “Ortak Roman” adlı projemizin onuncu bölümünü sizlerle paylaşıyoruz:

Önceki bölümleri okumak için buraya tıklayabilirsiniz>>>

  • Bölümlerini pdf formatında okuyabileceğiniz romanın, kurgusunu geliştirip akışına yön verecek yorum ve önerilerde bulunma şansına sahip olacaksınız.
  • Yayınlanan her bölümün ardından, bir sonraki bölüme yönelik 100 kelimeyi aşmayan önerilerinizi yazarla paylaşabileceksiniz.
  • Değerli katkılarınızla şekillenerek ilerleyen bölümleri her hafta pazartesi ve perşembe günleri yayınlanacak olan psikolojik gerilim türündeki romanın 2012 sonunda tamamlanmasını hedefliyoruz.
  • Projenin belirlenen sürede tamamlanabilmesi için, önerilerinizi her bir bölümün yayınlanmasını izleyen 3 gün içerisinde yorum bölümüne iletmenizi önemle rica ediyoruz.
  • Yazar, okurlarla ayrı ayrı yazışacaktır. Bu nedenle lütfen e-posta adreslerinizi doğru olarak bildirin ve bu adreslerin sadece Hasan Saraç tarafından görülebileceğinden emin olun.
  • Projenin bitiminde İstanbul ve Ankara’da düzenlenecek birer toplantıda, sürece katkıda bulunmuş olan siz değerli okurlarımızla buluşacak, yazarımız ve Edebiyat Haber ekibi ile birlikte projeyi tartışacak, sorularınızı yanıtlayacağız.
  • Postiga Yayınları tarafından kitaplaştırılacak projenin teşekkür bölümünde isimleriniz anılacak ve Edebiyat Haber yönetimi tarafından gönderilecek imzalı birer kitaba sahip olacaksınız.

Önceki bölümleri okumak için buraya tıklayabilirsiniz>>>

11. bölümün biçimlenmesine katkıda bulunmak için yorum ve önerilerinizi aşağıdaki “yorum” bölümüne yazmanızı rica ediyoruz.

edebiyathaber.net (13 Aralık 2012)

  • CAN YILDIRIM - 13/12/2012 - 11:22

    Erol’un hipnoz altındayken olayları anlatış tarzı bence pek gerçekçi olmamış. Hipnoz altındaki bir insanın böylesine kelimeler ve üzerinde düşünülüp tasarlanmış kitap cümleleri kurması normal gelmedi. Daha doğal, basit ve akan kelimelerle anılarını anlatmasını beklerdim. Böylece onun hislerini de daha iyi takip edebilirdik.
    Hipnoz böylesi bir kurguda en kolay çözüm yöntemi gibi gözüküyor. Bence romanın son bölümleri bu kadar yaklaşmışken hipnozda herşey beklendiği gibi gelişmesin, herşey tek bir hipnoz seansıyla çözülmemeli. Daha orijinal birşeyler olmalı. Belki de hipnoz içinde hipnoz gibi bir yöntem ve kendisini kaybeden bir dalgalanma. En başından beri doktorun karşısındaydı ve tüm gördükleri hipnozun etkisindeyken söyledikleriydi ama profesör kontrolü kaybettiğinde bir kez daha Erol kendini hipnoz seansında bulmuş olabilir ve beynindeki bu dalgalanma onu zamandan bağımsız bir çıldırışa sürükleyerek doktorun koltuğundan asla uyanmayacağı bir rüyaya sürüklemiş olabilir.cevaplakapat

  • Ece Korkmaz - 13/12/2012 - 12:42

    Heyecanlı bir bölümdü ve devamını okuyamadığıma üzüldüm açıkçası. Eleştirim var; hipnoza geçişteki bölüm yinelenen teknik terimlerle doluydu, heyecanı yavaşlattı.
    İlk bölümdeki ipuçlarına geri dönüş yaşadık, güzeldi.
    Bundan sonra mutlaka profesörün niye 1992 yılına dönmek istediğini bir şekilde hissetmeliyiz.
    Kızıl saçın Erol’u niye etkilediğini de öğrendik.
    Bence hipnoz birdenbire kesilmeli. Uyanmalı Erol ve yeni bir krizle baş etmek zorunda kalmalı. Profesör hayıflanmalı. Erol o günü de dinlenerek geçirmeli. Her şey sonuncu bölümde ortaya çıkmalı.cevaplakapat

  • BAŞAK KIRMACI - 13/12/2012 - 12:45

    Evet, bazı konular yavaş yavaş açığa çıkmaya başladı. İlk olarak kızıl saçlı prensesin adının Leana olduğunu öğrendik. 1990 yılının son gecesi tanışmışlar ve Leana bir yıl orada kalacakmış. Kraliçe Loana´nın Gizemli Alevi kitabını okumaya başladığında “LOANA” “LEANA”’yı çağrıştırmış ve cep telefonu ile “LEANA” yı aramış olabilir. Ancak, Leana’nın ölüm haberini alır. Cep telefonunu bu yüzden duvara fırlatmıştır. Kitabın kapağına da bu yüzden elveda mesajını yazmıştır. İlk tahminim Leana Adoni’yi 20 yıl önce o gün terk etmiş olabilir veya ayrılmak zorunda bırakılmışlardır. Şu anda en merak edilen 11.11.1992 de ne olduğu.cevaplakapat

  • BAŞAK KIRMACI - 13/12/2012 - 12:48

    İkinci olarak Selin’nin, Adoni’den 7 yaş küçük kız kardeşi olduğunu öğrendik. Ama kız kardeşi neden Profesörle görüşmesini istemiyor. Bunun da Leana ile bir ilgisi olabilir. Belki de Profesör’ün dolaylı olarak Leana ile bir ilgisi vardır. Selin bundan haberdar olur ve Adoni’yi uyarmaya çalışır. 11. bölümde Adoni’nin Leana ile ilgili daha çok bilgi vermesini ve Leana ile yaşadıklarını anlatacağını düşünüyorum. Hipnoz seansı büyük bir ihtimalle 11. bölümde de bitmeyecektir. Bence Sayın Hasan Saraç romanın finalini 12. bölümde de yapmamalı. Final basılacak romana saklanmalı diye düşünüyorum. Tabi ki karar yazarımız Sayın Hasan Saraç’ın. Sadece bir fikrimi paylaşmak istedim.cevaplakapat

  • Feride Güllü - 13/12/2012 - 14:12

    Bu bölümü çok sevdim. O kıza aşık olmasını bekliyorum kesinlikle. Gizli güzel bir birliktelik yaşamış olabilirler bir süre. Sevgilisi bunu fark edip intikam almış olabilir ikisinden de? Böyle böyle şifreleri çözerse Moretti hafızasının neden kaybolduğunu anlayabiliriz. Diğer bölümü bekliyoruuuuum.cevaplakapat

  • Nurdan Çakır Tezgin - 13/12/2012 - 21:59

    Varolan sakinliğini korumak profesör Bruno için giderek zorlaşıyordu. Daha hazırlıklı olması gerekiyordu bu geciken buluşmaya… Yıllar var ki bugünü bekliyordu. Biliyordu ki, hiç bir sonuç nedensiz değildir. Böyle olacağını kestiremese de, Lacan’dan ödünç alabileceği bazı çetrefilli teknikler olmalıydı! Sahi nasıldı burun kıvırdığı psikanaliz baloncukları?

    Anlayamıyordu o baloncukların önemini, kızmıştı bir seferinde uyandıramama korkusuyla uyurgezer hastalarla geçirilen o uzun sürece. Güvenlik bibopuymuş meğer,anlıyor şimdi.

    – Erol, onun hakkında tasarladığım bu tiyatral oyunu öngörmüş olsaydı böylesi nazik olabilir miydi? Bilmemeliydi tabi… Selin bozabilirdi her şeyi, oh çok şükür ki zamanlama tam istediğim gibiydi.cevaplakapat

  • Gamze Gökoğlu - 13/12/2012 - 23:59

    Bu bölümde karşımıza yeniden çıkan bir kavram : Özgürlük
    Romanın 3. Bölümünde de yine özgürlük kavramı üzerine değinilmiş olup, Prof. Morettinin bir söyleşide özgürlük kavramı üzerine olan düşüncelerinden bahsedilmişti. Adoni kendi geçmişi ile ilgili hiçbir şey hatırlamazken bütün bunları kelimesi kelimesine hatırlıyordu. Şimdi de üniversitedeki hocasının özgürlükle ilgili düşünceleri, Adoni neden sadece bu sohbetten etkilenmişti? Adoni sanırım hayattaki tercihlerini hep ailesine göre şekillendirmiş birisi. Bir yandan da geçmişteki bir aşkın kıskacında sıkışmış kalmış. Hem ailesi hem de Kızıl saçlı aşkı Leona, Adoni’nin hayatını şekillendirmekte. Adoni kişisel özgürlüğünün peşinde ve özgür olabilmek için öncelikle buna engel olan bağları koparmakla başlamalı. Kraliçe Loana´nın Gizemli Alevi kitabındaki not ile de özgürlüğünün önündeki en büyük engel olan kızıl saçlı aşkına veda etmektedir. Kişisel bir özgürlük mücadelesi, kendini bulma arayışı..cevaplakapat

  • Guven Demir - 14/12/2012 - 02:43

    “Tam karsimda duruyordu iste!”Erol’un Leana icin kurdugu bu cumle,bir durum tanimlamasi mi yoksa daha oncesinden varolan,bir yasanmisligin,bir hayalin,bir ruyanin yada bir imgenin,bir fotografin,bir sembolun adeta yoktan varedilmisligin bir tezahuru mudur?O cumleden, Erol’un Leana’yi daha onceden “gormus”,”yasamis”,”duymus” ve sanki yasami boyunca o ani bekliyormus hissine kapildim.Ask bu olsa gerek!Ask’i gormek:LEANA
    Bir hipnoz uzmani degilim.Hipnoz’a iliskin bilgilerim;kitap ve filimlere dayalidir.Ama deneyimledigim bir sey daha var ki,yasam boyunca bir cok kere, farkinda olmadan hipnoz halini yasadigimdir.Ve her insan’in da bunu deneyimledigini dusunuyorum.10.bolumdeki hipnoz seansi,bu haliyle beni tatmin etmedi.Uygun atmosferin yaratilamadigini dusunuyorum.Belki hipnoz,gercekten cok basit bir teknikle gerceklestiriliyordur.Ama bir roman kurgusunda, teknigin basitliginden ve ya karmasikligindan ziyade,yaratilan o ruh hallerinin ve atmosferin okuyucuya da gecmesi ve o ani hissetmesi,yasamasi,adeta ozdeslesmesi ile ilgili diye dusunuyorum.Somut bir ornek vermek zor,ama zaman zaman an’dan,ortamdan,hatta gerceklikten koptugumuz;hayal ve ya maziye daldigimiz;duyularimizin dis dunya ve hatta kendimizle bile iletisimini kestigi performanslar yasamisizdir.Dilegim o ki,duzelme esnasinda,hipnoz seansinin daha da derinlestirilmesidir.
    One cikan bir baska olgu;ozgurluk!Erol ozgulunde ozgurluk;hafizasi’nin ozgur olup olmadigidir.OZGUR HAFIZA!Eger hafizamiz ozgur degilse,yasadigimiz gun ve gelecektede ozgur olamayiz diye dusunuyor ve Erol’un gecmisi ile,bastirilmisliklari ve otelenmisleri ile yuzlesmesi gerekir diye dusunuyorum.Tabi ki,Leana ile!Ama nasil?Sevenlerin-sevmislerin birbirine kavustugu fiziksel bir sahneden ziyade;Erol’un ic dunyasinda yasanmis-yasaniliyor olan tutsakligi,bir aniya,bir deneyime,bir kitap’a donusturmek de mumkun.Leana’yi ilk gordugu an ki ruh hali;bir erme,bir olma,hakikat ile,ask ile ozdeslesme hali ise,yeniden o anin yasanmasi,yasatilmasi Erol’u ozgurlestirebilir ve hafizasina arizalarindan arinmis bir sekilde kavusabilir belkide.Ve belki de Erol’u o an,fiziksel olarak kaybedebilir ama Leana ile birlestirmis oluruz.Hipnoz seansi bu durum icin de onemli bence.Kim bilir belki de, ECO’nun kitabinda hayat bulmuslardir…cevaplakapat

  • Guven Demir - 14/12/2012 - 03:28

    “Biricik Cocuk” halinden Selin ile, ikinci plana itilmis midir?Erol bunu dillendirdigine ve gercek yasamda da bu durumun karsiligi olduguna gore,Selin ile Erol arasindaki iliskiye;Erol’u rahatsiz ettigi-tabi etmisse-kadar, tekrar donulebilir belki.Ama Selin’in cat kapi cikip gelmesinide beklemiyorum.
    Beni asil supheye dusuren durum;Selin’in,Erol’un oz kardesi olup olmadigidir.Bu suphe, Erol’un anne ve babasi’nin evden cikislari ve Selin ile donmelerinin anlatilis biciminden olustu.Sanki Erol annesini hamileyken gormemis ve birden bire bir cocuk ile eve donmusler gibi bir durum cikiyor.Belki buna da bir aciklik getirile bilir.
    Erol’un hocasi ile sohbetinde,hem istemedigi bir bolumde okudugunu,hemde kirilgan bir kalbe sahip oldugunu ogrendik.Ve hep kizlar tarafindan kirilan bu kalp,Leana tarafindan da kirilmis midir?Kirilmis ise nasil?
    Sonradan istedigi dilbilim bolumunu okuduguna sait olduk.Acaba baba baskisini nasil kirdi ve babasi Erol’un yasaminda neyi ifade etmektedir?Ve annesi?Bu vb.sorular, Erol’u daha fazla tanima isteginden ve Erol’u daha fazla ete- kemige burundurme istegimden doguyor.cevaplakapat

  • Guven Demir - 14/12/2012 - 03:41

    Basak arkadas,finalin bizlere de supriz olmasi yonunde oneri sunmus;bu kitabi sadece biz okuyacak olsaydik,katilabilirdim kendisine,ama bence ortak bir final yapmak,kulaga daha hos geliyor.Herkese selamcevaplakapat

  • rosetta - 14/12/2012 - 07:31

    Tabii ki bütün düğümlerin tek bir seansda çözülmesini
    beklemiyordu Dr. Moretti … Mesela Selin ‘in neden
    Adoni ‘yi israrla aradığını henüz anlayabilmiş
    değildi – oldukça karmaşık bir ruh halini yavaş yavaş
    kavramak gerekir diye düşündü – yoksa hasta yorulur ve
    soruları cevaplamaktan kaçınabilirdi !…
    Zaten Adoni de uyanma alametleri göstermeye başlamıştı –
    Belki bazı meraklarını normal sohbet ortamında da
    giderebilirdi –cevaplakapat

  • Semin ÖZKAN - 14/12/2012 - 10:09

    Merhabalar
    Ortak roman olay örgüsünde bazı sonuçları gördüğümüz bir bölüm oldu. Ve bu sonuçlar hikayeyi oldukça rahatlattı. Hikaye gidişatı açısından hipnozun bir çıkış noktası ve çözüm oluşturduğu muhakkak. Hipnoz, ilgi çekici bir yöntem olmakla birlikte, teknik içeriğine ait bilgilere sahip olmadığım bir alan. Yani hipnoz edilen insanda ne tür bir çözülme olur, bunu net bir şekilde sorgulayamıyorum. Ama kurguda mutlaka gerçeklere bağlı mı kalmak gerekir, bundan da emin değilim. Adon’nin üniversitedeki hocası Mustafa Hoca karakterinin özgürlükle ilgili söylemleri oldukça etkileyici. Bu kadar basit ve yalın anlatımla, böylesine etkileyici tanımlar oluşturulabiliyor demek ki, teşekkürler. 11.bölümde oluşacak kurguyu merakla beklemekteyim.cevaplakapat

  • Gülin Demirok - 14/12/2012 - 13:10

    Selin in kızkardeşi olması hiç düşünemediğim birşeydi.Neden Erol un kardeşi/kardeşleri olabileceği hiç aklıma gelmedi? Erol u çok yalnız bir insan olarak düşledim belki de.Mustafa Hoca kendi özgürlüğüne adım atma cesaretini göstermesine önayak olan önemli bir figür.Görevini yapıp ,sahneden çekilmiş.Leana ise hayatındaki en önemlilerden ve hala sahnedeki figür…bu özgürlüğü koruyabilmesinde engel mi oldu acaba ? Aşk onu köleleştirmişmiydi ? Eco nun kitabını satın aldığında , okumaya başlamadan önce yazdığı not ta özgürlüğüne yeniden adım atma kararını mı vermişti ?Roman sona doğru yaklaştıkça soru işaretli cümlelerim artıyor ve karar veremiyorum.
    Artık roman kadar yorumlar da bana başka şeyler düşündürmeye başladı.Her biri sanki ayrı bir roman tadında ..Özellikle Sayın Güven Demir in aşk ve özgürlük üzerine yazdıkları beni etkiledi.
    Roman bittiğinde bir boşluk hissedeceğim ayrıca bu platformda Hasan Bey ve romanla buluşan yorumcularla birlikte hem bireysel olabilme hem anonim birşey yaratabilme çabasının hazzını özleyeceğim.cevaplakapat

  • HÜLYA ARICI - 14/12/2012 - 13:28

    Yorumcu arkadaşlardan Başak KIRMACI’nın Kraliçe Loana’nın Gizemli Alevi kitabındaki “Loana” ile “Leana” yı çağrıştırıp telefon ile aradığı Leana’nın öldüğü haberini alıp telefonu fırlatması ve kitabın kapağına da bu yüzden elveda mesajı yazması yorumu bana da yakın geliyor.
    20 yıl önce olan ve hiç unutamadığı aşkının trajik ölümünden Erol çok etkilenmiştir. Birde Mustafa Yılmaz hoca ile konuşmasından aktardığı “söyle bakalım bu kez hangi güzel kızımız kırdı kalbini” sözlerinden öncesinden de bir kalp kırıklığı yaşadığı buradan da Erol’un duygusal biri olduğunu çıkartabiliriz. Ayrıca Selin’in Erol’un gerçekten öz kardeşi olup olmadığı da tam net seçilmiyor. Kardeşinin eve gelişiyle artık biricik olmadığını anlıyor. Biraz da kıskançlık durumu var yani. Erol’un karakterinin daha da belirginleşmesi durumunu bekliyorum.
    Bu bölümde özgürlük kavramı da ön plana çıktı ama psikolojik gerilim romanı için daha farklı ögeler lazım.
    Hipnozun bir ikinci seansı daha gerekiyor ve bu kez Profesör daha da ilginç bilgilere ulaşmalı.
    Yine de Erol’u Profesör’ün peşine İstanbul’dan İtalya’ya sürükleyen başka bir bağ olması gerekiyor diye düşünüyorum. Annesinin İtalyan olması sebebiyle mutlaka bir kan bağı çıkabilir. Bende merak içindeyim. Başarılar.
    14.12.2012cevaplakapat

  • Hale Nur Durmuş - 14/12/2012 - 14:32

    Yine iki bölümü art arda okudum..
    Hipnoz uzmanı değilim bu konudaki bilgilerim filmlere kitaplara ve merakımdan dolayı yaptığım araştırmalara dayanıyor fakat pek yeterli bulmadım. Teknik terimlerden ziyade oradaki atmosferin yansıtılması ruh halinin aktarılması gerekirdi diye düşünüyorum. Bir de hipnoz altındaki bir insanın bu kadar akıcı konuşabileceğini sanmıyorum. Dediğim gibi uzman değilim ama o anı sadece okumakla kaldım halbuki okuyucu bunu hissetmeli ve yaşıyormuş gibi olmalıydı diye düşünüyorum.. Tabii gerçekte hipnoz filmlerde gördüklerimiz ve kitaplarda okuduklarımız kadar karmaşık ve zor değildir belki de bilemem..
    Yeni karakterlerle olay gelişiyor. Adoni’nin bir kız kardeşi varmış ve endişeli bir şekilde ona ulaşmaya çalışan Selin oymuş. Peki neden bütün otelleri tek tek arıyormuş ki? Adoni nerede kalacağını önceden ailesine söylememiş mi? Peki ya Selin onun öz kardeşi mi? Babasıyla annesinin birden çıkıp gitmeleri ve sonra bir bebekle dönmeleri kafamı karıştırdı, sanki Adoni bir kardeşi olacağından habersizmiş gibi. Evlatlık olabilir mi ya da kaza geçiren akrabalarından geriye kalan tek çocuğa sahip çıkmış olabilirler mi? Var bir tuhaflık..
    Leana kızıl saçlı prenses.. 1990 yılında tanışmışlar, 1992 yılında da ayrılmışlar. Muhtemelen gizli bir şekilde birbirlerini seviyorlarmış. Neden ayrılmışlar? Lisa buna sebep olmuş olabilir mi çünkü başka bir etken gelmiyor aklıma şuan.
    Karşımıza sürekli özgürlük kavramı çıkıyor. 4 yıl istemediği bir bölümde okuması, Leana’yı gizlice sevmesi, sonra kim olduğunu bilmemesi vs. vs.. sürekli bir özgürlük arayışı.
    Kitabın içinde yazan not “Elveda..” Bundan Leana’nın ölmüş olduğunu mu anlamamız gerekiyor?
    Kafam bir hayli karıştı bir sonraki bölümü merakla bekliyorum.cevaplakapat

  • Gizem Sakallı - 14/12/2012 - 16:11

    Bu bölümü nefesini tutup okudum.. Bence daha çok Erol’un geçmişine gittiğimiz bölümler olmalı. Bölğmğn bittiği yer harika,merak uyandırıcı. Erol’u yıkan olay bence o kızıl saçlı ile bağlantılı olmalı hani Kasım olan önemli darbe. Şöyle bir durum var.Profesör o tarihi nerden biliyor ve neden önemli? Daha önceden tanıyor mu? Tam hipnoz gibi gelmedi bana genel bir rahatlama hali var aynen uzman değilim tabiki.Erol’un kişiliğini oluşturan önemli olaylardan biri Kızıl saçlı diğeri Selin. İki kadın geliyor biri karakterini oluştururken kendini değersiz hissetmesine sebep oluyor. Diğeri dünyanın durmasına. Kişiliğimizi yaşadığımız deneyimleri, algılar ve travmatik – ani olaylar oluşturuyor. Bence bu konu biraz daha derinleştirilebilir. Tabi hala çoğu konu havada umarım kitapta bunların ayrıntılarını öğreniriz:))cevaplakapat

  • Funda Turper - 14/12/2012 - 17:38

    Yaaaa sakın Leana’yı öldüreyim falan demeyiiin lütfeeen!…
    Heyecanlı şeyler olsun, korkalım, falan… Ama illa ki “mutlu son”!
    :)cevaplakapat

  • rosetta - 14/12/2012 - 18:07

    EVET – Lutfen bütün düğümler çözülsün artık !
    Epeyce merakta bıraktı bizi sayın yazarımız ….
    Daha doğrusu , hafızası yerine gelince problemlerini
    çözme konusunda adımlar atabilecek güvene de
    kavuşabilsin ….Bu aşamada Leana ile tekrar
    karşılaşabilme ümidi var mı acaba ?
    Hatta bu sebeple mi Italya’ ya geldi diye de
    düşünebiliriz ….cevaplakapat

  • Özge Kaymak - 14/12/2012 - 20:57

    İçinde yıllarca kanayan yara oydu işte..Monalisa tüm güzelliğiyle karşısındaydı.Konuşmak istese de,güzelliği karşısında nefesi kesilirken nasıl konuşabilirdi ki ? Onun güzelliği karşısında kendini nasıl da üzgün hissediyordu..Güzel Monalisa,hiçbir zaman onun olamayacaktı..cevaplakapat

  • Özge Kaymak - 14/12/2012 - 20:58

    Monalisa değil Leana olacak bu arada,isimler karışmış,kusura bakmayın :)cevaplakapat

  • Doğancan BEDİR - 14/12/2012 - 22:44

    Erol hipnoz sırasında uzun sayılabilecek bir süre sustu. Sanki nefes dahi almıyordu. Profesör tedirginliği ellerinin içinin terlemesinden anladı ve bir çırpıda Erol’un yanına gitti. Nabzına baktı, bir hipnozun etkisi altındaki insan nabzının normal seyriydi. Nefes alış verişi ise düzenliydi. Rahatlı çünkü hem Erol iyiydi hemde Andreana’yı görünce neden travmanın tekrar ettiğini anlamıştı.
    “Erol…sakin…rahatla…gevşe…huzur ve mutluluk daima sende…” Profesör bile bu söylediklerine inanmamıştı. Hele Erol’un, Mustafa Hocası tarafından söylenen özgürlük nutku üzerine… Çünkü Profesör’de özgür değildi. Hayatı bile nefes alış verişine bağlıydı, daha ne kadar özgür olabilirdi ki bu durumda?
    “Leana’yla ilgili anıların var mı Erol?” derken sesi titredi Profesörün, bu soruya verilecek bir cevabın Erol’un hayatına mal olabileceğini biliyordu. “11 Kasım, yıl 1992. Bir ölüm mü yoksa dönüm mü bilemiyorum. Alev kızılı sarmıştı içimi, ta ki o kara güne kadar. O tarihten sonra içimi saran sır, aynaya yansımayan sır. Gözümün kenarından sızan sır.” Erol ağlamaya başlamıştı. Daha doğrusu vücudu kaskatı idi ve ne bir çene buruşması ne alnın kırışması… Hiç bir mimik yoktu ama sesi ağlamaklı, gözlerinden süzülen yaşlar ise sakallarını ıslatmaktaydı. “Olayı daha ayrıntılı anlatır mısın Erol? O sır nedir? Neden seni bu kadar etkiliyor? O tarihten sonra hayatın nasıl değişti? Değiştiren olay nedir?” Profesör tüm soruları nefes almadan sıralamıştı ve cevapları sabırsızlıkla bekliyordu. Erol hiç bir tonlama olmadan cevaplamaya başladı: “9 Kasımda, boğazda, Emirgân’da, Çınaraltı’nda çay içiyorduk kardeşim Selin’le. Tartışmıştık ve bu tartışmayı sonlandırmaya gitmek için oradaydık. Bir daha görüşmek istemiyordum Selin’le. O dünyaya geldiğinden beri hayatım mahvoldu. Ailemde ikinci planda kaldım. Okul hayatım boyunca hep yalnız kaldım, tek yalnız kalmadığım nokta üniversite tercihim. O bitti yapmak istediğim işi yapmak istedim, gitmek istediğim ülkelere gitmek istedim ama hep engellendim. Babam ve annem öldükten sonra Selin benim annem ve babam oldu. Ondan kurtulmak istiyordum, bağımsız ve özgür bir birey olmak istiyordum. Bu rahatlığı yaşamak istiyordum. Ama…” Odanın kapısı üç kez tıklatıldı. Erol konuşmaya devam ediyordu, Profesör sinirle yerinden kalktı ve kapıyı açtı. Andreana elindeki telefonu Profesör’e uzattı. Profesör şaşırdı ve “Alo” dedi. Karşı taraftaki oteldeki danışmandı. “Profesör, Selin Hanım ısrarla sizinle görüşmek istiyor. Ne yapayım?” Profesör: ” Bu akşam, uygun bir zamanda onunla görüşeceğimi söyleyin.” dedi ve telefonu kapattı. Andreana bile şaşırmıştı bu tavra. Andreana tam bir şey diyecekti ki Profesör sessizce kapıyı kapattı ve koltuğuna hızlıca geçti. Erol halen konuşmaya devam ediyordu ama Profesör kaçırmıştı. “Erol” dedi, “Annem ve baban öldükten sonra seninle o ilgilendi, annen ve baban oldu, ve senin canına tak etti, sende onunla tüm bağlarını koparmak istiyordun. Peki konuşmanın sonunda ne oldu?”. Erol ” sonra Selin bunların ağır sonuçlar doğuracağını belirtti. Ve masadan kalktı. 10 Kasım’da Leana’yla buluştuk. Beraber Kosta Rika’ya gidecektik. Uçak biletlerini bile almıştık. Her şey hazırdı. Özgürlüğüme sevdiğim biriyle beraber kavuşacaktım. Oradan İtalya’ya geçip, balayını İtalya’da geçirecektik ve yaşamımıza burada devam edecektik. Evleneli bir buçuk yıl olmuştu. 10 Haziran 1991’de evlenmiştik. Bir balayını hak etmiştik. Ama Selin böyle düşünmüyordu. O düğünüme bile gelmedi. Yolladığı mektuplarda hep Leana’yı kötüledi. Beni değiştirdiğini, ailesine karşı nefretimin Leana olduğunu belirtti. Hatta babamın mezarına onunla tanıştığımdan beri hiç gitmediğimi söyledi. Ama ben Leana’yı tanımasam bile gitmeyecektim artık babamın mezarına. 10 Kasım akşamı İstanbul’da Moda’daydık. Ben evime gittim, Leana ise bir arkadaşının yanına. Sabah buluşup, kahvaltıdan sonra uçağa binecektik. Ama bir daha göremedim Leana’mı. Çünkü Selin onu öldürdü. Hemde babamın silahıyla ve daha Leana’mın mezarı bile yok. Cesedi nerede bilmiyorum.” Erol sarsıla sarsıla ağlamaya başladı ve “Leana’m, kızıl alevim” diye sayıklamaya başladı. Profesör “sakin ol Erol, artık o tarihten, o olaylardan çok uzaksın.” dedi, Erol pek sakinleşeceğe benzemiyordu. Ve Erol’u uyandırmaya karar verdi.cevaplakapat

  • Doğancan BEDİR - 14/12/2012 - 22:49

    –sonrasındaki fikirlerim:

    Erol uyanır ve biraz dinlenir. Bu arada Profesör hiç bir şey söylemez. Ardından tekrar hipnoz eder. Ve Erol’la konuşmaya devam eder. Leana’yı Selin vurmuştur ve Leana tüm polis kayıtlarında kayıp olarak kalır. Ve dava kapanır. Ardından Erol kendi işini yapmaz ve gazeteci olur. Bu arada Selin’in sırrını öğrenir. Ve yıkılır. Sonra bunu Selin’e söyler ve o da Erol’un gazeteci olmasına göz yumar. Ardından Erol başka biriyle evlenir, bu kadında Selin’in arkadaşıdır. Selin onu böyle kontrol etmek ister. Sonra bir röportaj için profesörün yanına gider Erol, ve Selin bunu istemez. Ardından tarihler 11 Kasımdır. Ve otele girerken Selin oraya gitmemesi gerektiğini söyler. Erol otel odasında sinirlenir ve telefonu fırlatır. Ve 11 Kasım olmasından sebep Leana’yı zaten gün boyunca aklından çıkaramaz ve travma yaşar. Hem o sinir hemde Leana travmanın şiddetini artırır.

    Ayrıca Profesör, Selin, Erol ve ailesi arasında geçmişe dair bir şeyler vardır.cevaplakapat

  • rosetta - 15/12/2012 - 08:37

    Dr. Moretti sadece Adoni ‘nin sağlığı için
    çaba gösteriyor gibi görünse de ,aslında bu olayların
    çözülmesini kendi menfaati için de istemektedir –
    Zamanında bu olayların gelişmesinde payı olmuştur –
    ama Adoni ‘nin bundan haberi yoktur …Babasını erken
    kaybetmiş olduğu için Dr. Moretti ‘nin aile ile münasebetleri
    hakkında pek fikri olmaması tabiidir -ama , nereden
    duymuşsa Selin bu konudan haberdardır – ve Dr. Moretti ‘nin
    Adoni ‘ye bilgi vermesinden korkmaktadır –cevaplakapat

  • Erte Oyar - 15/12/2012 - 15:03

    Yazdıklarım yanlışlıkla silindi, yeniden yazıyorum.
    Önce eleştirilerimi sıralıyorum izninizle ve affınıza sığınarak:
    Hipnoz seansı bana gerçekçi görünmedi. Gerçi siz bu konuda bilgili birisiniz ama biraz abartılı mı olmuş acaba. Erol o kadar süre arabayla nasıl gidebildi. Birçok konuda hafızası nasıl o kadar net?

    Artık sona geldik, hala neden ailesi ve sevgilisiyle ilgili ayrıntılara başlanmadı. Artık ayrıntılar, sadece onların Erol’la çatışmaları ve Erol’un iç çatışmalarıyla ilgili olmalı ağırlıklı olarak; geç kalınmadı mı. Hipnoz seansı gereksiz yere uzatılmış. Tabii kurgu çok ustaca. Yer betimlemeleri de öyle. Hasan Bey bakın öğrencileriniz ne kadar acımasız. Ama bu cesareti bize siz vererek büyüklük gösterdiniz.cevaplakapat

  • LALE BOLLUKCU ÖZKER ( ÖZKER ) - 15/12/2012 - 19:31

    Erol hipnozdan uyanınca hatırladığı tek şey kızıl saçlısıydı. Leana yirmi yıl önce birdenbire sırra kadem basmıştı.Kardeşinden de onun hakkında haber alamamıştı.Kesinlikle Leana ya ulaşamayınca artık onun hayatta olmadığını düşünüyordu.Leana kendini işi gereği tüm sevdiklerinden soyutladı,ama onları hiç unutmadı.Erol’un hafızasında hala boşluklar vardı.Erol “Ayrı yürüdüğümüz yolun sonuna geldik. Elveda…” diye yazdığında intihar mı edecekti?Bu yüzden mi kaybetmişti hafızasını?cevaplakapat

  • Hasan Saraç - 15/12/2012 - 20:08

    Kimi eleştirilere her zaman olduğu gibi bizzat sahibine yazarak cevap vermeye devam edeceğim.

    Netice itibariyle, bu projeye gösterdiğiniz ilgi ve destekten ötürü sizlere bir kere daha buradan teşekkür etmek istiyorum. Sizler olmasaydınız bu projenin ruhu eksik kalırdı. Tabii ki eleştireceksiniz. Hamama girer terler, ayrıca makul eleştirilerin insanı terbiye etme gibi bir özelliği de vardır, öyle değil mi?

    Toplantı günleri de belli oldu, sizlere pazartesi günü detaylı açıklama göndereceğim. Sevgiler – selamlar … HScevaplakapat

  • Erte Oyar - 15/12/2012 - 20:38

    Terbiye etmek ne kelime! Siz çok değerli bir insansınız. Gün içinde ikide bir bu sayfaya dönüyorum. Hayatımın önemli bir parçası oldu Ortak Roman.Sevgiler.cevaplakapat

  • Doğancan BEDİR - 15/12/2012 - 20:50

    Eleştiri, iyi yada kötü fark etmez, hataları, yapılan doğruları gösterir. Bence eleştiri insan seçmez. Kim olursa olsun eleştirilebilir. Bir komutan, bir padişah, bir başbakan bile eleştirilirken bize söz kalmaz. :)

    Pazartesi günü görüşmek dileğiyle, iyi çalışmalar, iyi akşamlar.cevaplakapat

  • Guven Demir - 15/12/2012 - 22:33

    11.BOLUM ICIN BAZI SATIR BASLARI
    _Erol,Lisa ve Leana ile partiye gider.O gece Erol ve Leana cabucak yakinlasirlar.
    _Lisa durumu farkeder ama ilk onceleri onemsemez ve hatta kardesine iyi gelebilecegini dusunur.
    _Leana sizofrendir.Amerika’ya Lisa’nin yanina tedavi ve hava degisimi maksatli gonderilmistir.
    _Leana koyu Katolik bir ailede,baski icin de yetismis ve sagligi elverdigince konsevatur’a devam etmistir.Cok guzel gitar calip,Ispanyol sarkilari soylemektedir.O gecede calip-soylemis ve Erol’u birkez daha buyulemistir.
    _O gece ayrilmak Erol’a cok zor gelmis ve gozune uyku girmez;buyulenmistir,tutulmustur,ruhu kendi bedenini terkedip Leana’nin ruhu ile ozgurce bir olmustur.
    _Leana’da Erol’a karsi tarif edemedigi ve ilk defa bir erkege-insana karsi korkusuz,sinirsiz ve ozgurce varoldugunu,bir oldugunu yasamaya baslamistir.
    _Her firsatta bir araya gelmeler,bulusmalar(bazen Lisa,bazen ortak arkadas gurubu ile)ve yetmeyen bu birlesmeler ve basbasa kacamaklar,Leana’nin Erol’da yatili kalmalari,terapilerini aksatmasi,Erol’un derslere katilmamasi ve en nihayetinde birlikte yasamaya karar vermeleri,hatta evlenme kararlari…
    _Lisa kontrol edemedigi ve panikledigi bu durum karsisinda(hernekadar Leana ile konusmus ve durumunu Erol’a ve babasina anlatmakla tehdit etmis olsa bile,sonuc alamamistir.)son care olarak Erol’la konusur;herseyi anlatir…psikoloji okudugu ve saglikli biri olarak gordugu Erol’dan yardim ister.
    _Erol sok olur.Leana ile konusur ve Leana,SIZOFRENIK ASK’IN buyusunden aldigi gucle,Erol’a,ailesi’nin kendisine iskence yaptigini,eve kapattigini,agir dini baski altinda oldugunu,deli muamelesi yaptiklarini,timarhaneye kapatmak istediklerini,kendisini birakmamasini,kendisini yaninda guvende,huzurlu ve ozgur hissttigini,ozgur olmak istedigini,ablasi’nin kendini kiskandigini,hatta”sana asik”vs.vs.diyerek Erol’lu ikna etmeye calismistir.
    _Erol’un ruhu parcalanir!Psikoloji bilgileri ile Mustafa hocasi’nin ozgurluk dusunceleri ve duygulari arasinda gider-gelir.
    _Leana ise, dimdik ayaktadir.Ve ilk defa zincirlerini kirdigini hisstmektedir.
    _Erol ise,kanitlara teslim olmus ve ozgurluk sinavi karsisinda yenilmistir.
    _Lisa ailesine haber vermistir.Ailesi gelmis ve Leana’yi goturmektedir.Tarih’ler 11/11/1992’yi gostermektedir.cevaplakapat

  • Aysun Aksel - 15/12/2012 - 23:01

    Artik Adoni`nin bastirarak bilinc altina itmis oldugu kisiligi özgürlügü, istekleri ve duygulari hakkinda pek cok bilgi edindik.Ilk bölümlerde merak uyandiran pek cok nokta son bölümlerde tek tek ortaya cikmaya basladi.Bir roman olusturmanin ana hatlarindan olusturan bu kisacik bölümler arasindaki baglantilarin cok iyi kuruldugunu düsünüyor ve romana dönüstürüldügünde cok carpici detaylarla bize daha büyük bir zevk yasatacagini simdiden hissediyorum..Adoni, olmak ve olmasini istedikleriyle, oldugu ve olabildigi arasindaki ucurumlari asmak üzere verdigi ve vermesi gereken ic mücadeledeki tükenmisligini asabilecek mi ??? Telefonu firlatip kirmasinin sebebi neydi ?? Selin telasla nicin ariyordu kendisini ?? Nicin Prof. Marotti ile görüsmeye geldigini inanamiyacak kadar yadirgamisti ?? Erol hatirlamak istemidigi yada hatirlamaya dayanamadigi konularda suurunu kaybetme noktasina gelebidigine göre..annesinin adini duydugunda ve bir cocuk beklemekte oldugunu ögrendiginde de neden fenalastigini önümüzdeki bölümlerde yada romana dönüsmüs halinde bulabilecegimizi düsünüyorum..cevaplakapat

  • Guven Demir - 15/12/2012 - 23:33

    _Erol icin kirilma noktasi-travma
    _Ozgurluk karsisinda;kendi kendini sinava tabi tutmus,ama yenilmistir.
    _Askini-ruhunu kendi elleriyle teslim etmistir.
    _Kendini kirlenmis hisstmektedir!
    _11/11/1992 tarihinde Erol,kendisini camasirhaneye kapatmis,temizlenmeye calismaktadir…
    _Unutmak icin kacar
    _Unutmak icin Amerika’yi terkeder
    _Unutmak icin kendini isine verir
    _Unutmak icin evlenir
    _Unutmak icin sik sik seyahat eder
    _Unutmak icin okur okur okur
    _Unutmak icin deli divane olur
    _Ve unutur!Kendini unutur!
    _Bu ve buna benzer sebeblerden dolayi,ailesi Erol’a,”deli” muamelesi yapar.Erol butun yardimlari geri cevirmistir ve aileden iliskisi olan bir tek kardesi Selin vardir.Selin’de “mecnun”kardesini iyi niyetlice sik sik kontrol etmektedir.
    _Otel’e giren Erol’u uyku tutmaz,kitap (ECO’nun kitabi…)okumaya karar verir.Coktandir erteledigi kitabi alir ve herzaman yaptigi gibi arka kapak notunu okumaya baslar,Erol’a unutmak istegi cagrisimlarda bulunan arka kapak,Erol’un travmasini tetikler.O sirada Selin arar;Erol’un konusmalarindan kardesinin iyi olmadigini anlayan Selin,Erol’u teskin etmeye calisir ve konusma giderek tartismaya donusur ve Erol o kizginlikla telefonu firlatir.Aglamaya baslar;Leana’yi ilk gordugu ana ve 11/11/1992’ye gider-gelir…farkinda olmadan veda mesajini yazar…ve yine farkinda olmadan aglaya aglaya uyur.cevaplakapat

  • Ufuk Parlak - 16/12/2012 - 11:22

    Bu bölümden sonrası için şunları söyleyebilirim; 20 yıl önce Leana’dan bir çocuğu oldu fakat ondan bir nedenle ayrılmak zorunda kaldılar, kızıyla da görüşemediler, şimdi ise başka biriyle evli ve ondan bir çocuğu olacakken diğer kızı hayatını kaybetti, yaşadığı bu olay travma etkisi yarattı ve o sırada okuduğu kitabın da etkisiyle geçici bir bilinç kaybı yaşamış, bir çocuğunu kaybettiği anda başka bir çocuğu oluyor. Selin de eşinin doğum yaptığını veya yapmak üzere olduğunu bildirmek için sürekli arıyor. Son bölümde dün geceye geri dönülmesini ve o anı romanın devamı şeklinde ve en baştaki rüyanın anlatımı gibi italik yazı karakteriyle anlatılmasını önerebilirim. Ayrıca moretti de yeni romanına bir konu bulmuş olur.cevaplakapat

  • Erte Oyar - 16/12/2012 - 14:39

    Ben romanın, olaylara değil, psikolojik sorunlara,çözümlemelere dayalı olmasını istiyordum. Çünkü toplumumuzda çeşitli nedenlerden dolayı insanlar öyle gerilimler, sıkıntılar,üzüntüler yaşıyor ki Erol aracılığıyla bu sosyal sorunların üzerine gidilmesinin uygun olduğunu düşünmüştüm. Ülkemiz bir sorun yumağı halinde. Her bireysel olay, toplumla ilintili değil midir.

    Yazarımızın gösterdiği büyük çabaya, dürüstlüğüne ve içtenliğine teşekkür ederek…cevaplakapat

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r