Masthead header

“Ortak Roman”ın ikinci bölümü yayında!

Sizi, sitemiz yazarlarından Hasan Saraç ile birlikte “Ortak Roman” yazmaya çağırıyoruz!

Bizzat katkıda bulunabileceğiniz “Ortak Roman” adlı projemizin ikinci bölümünü sizlerle paylaşıyoruz:

  • Bölümlerini pdf formatında okuyabileceğiniz romanın, kurgusunu geliştirip akışına yön verecek yorum ve önerilerde bulunma şansına sahip olacaksınız.
  • Yayınlanan her bölümün ardından, bir sonraki bölüme yönelik 100 kelimeyi aşmayan önerilerinizi yazarla paylaşabileceksiniz.
  • Değerli katkılarınızla şekillenerek ilerleyen bölümleri her hafta pazartesi ve perşembe günleri yayınlanacak olan psikolojik gerilim türündeki romanın 2012 sonunda tamamlanmasını hedefliyoruz.
  • Projenin belirlenen sürede tamamlanabilmesi için, önerilerinizi her bir bölümün yayınlanmasını izleyen 3 gün içerisinde yorum bölümüne iletmenizi önemle rica ediyoruz.
  • Yazar, okurlarla ayrı ayrı yazışacaktır. Bu nedenle lütfen e-posta adreslerinizi doğru olarak bildirin ve bu adreslerin sadece Hasan Saraç tarafından görülebileceğinden emin olun.
  • Projenin bitiminde İstanbul ve Ankara’da düzenlenecek birer toplantıda, sürece katkıda bulunmuş olan siz değerli okurlarımızla buluşacak, yazarımız ve Edebiyat Haber ekibi ile birlikte projeyi tartışacak, sorularınızı yanıtlayacağız.
  • Oluşumuna katkıda bulunduğunuz eserin basılması halinde ise, kitabın teşekkür bölümünde isimleriniz anılacak ve Edebiyat Haber yönetimi tarafından gönderilecek imzalı birer kitaba sahip olacaksınız.

İkinci bölümü okumak için buraya tıklayabilirsiniz>>>

Birinci bölümü okumak için buraya tıklayabilirsiniz>>>

İkinci bölümün biçimlenmesine katkıda bulunmak için yorum ve önerilerinizi aşağıdaki “yorum” bölümüne yazmanızı rica ediyoruz.

edebiyathaber.net (15 Kasım 2012)

  • Oyku - 15/11/2012 - 16:14

    Kahramanımız yaşadığı bir travma sonucu aylardır sık sık geçici hafıza kaybına uğramaktadır. Yavaş yavaş geçmişten ufak bir şey hatırlayarak kurtulmaktadır hafıza kaybından. Birkaç doktora görünmüş ancak çözüm bulamamıştır. Yaptığı araştırmalar sonucunda, travma sonucu yaşanan hafıza kayıplarında psikoterapinin tedaviye yardımcı olabileceğini, hipnozun bazı insanlarda işe yarayabildiğini öğrenmiştir. Uzun uğraşlar sonucunda da bu işte uzman olan ve pek çok kişiyi hipnoz yöntemiyle sağlığına kavuşturmuş olan Profesör Bruno Moretti’den randevu almıştır. Profesörle görüşmek üzere uzun bir yolculuktan sonra bu otele yerleşmiştir. Profesör küçük bir kasabada yaşamakta, çalışmalarını burada rahat sürdürmektedir. Küçük bir kasabada konumlanmış olan otel profesörün hastalarını ağırlamaktadır. Kahramanımız tedavi olmak üzere geldiği yerde de hafıza kaybına uğramıştır.cevaplakapat

  • Aziz Sar - 15/11/2012 - 17:06

    – Kasa boştur – zaten farklı bir şey de ummamıştır.
    – Bir bavul ya da bir NoteBook çantası yok mu?
    – Oda da Televizyon var mı?
    – Kitabı eline alır, kulağı kıvrılmış bir sayfadaki altı iki kez çizilmiş bir kelime çeker dikkatini. Kitap Türkçedir ve San Marino İtalyancasını iyi konuşan adam Türkçe okuyabildiğini de anlar
    – Sorular üstüne sorular… Adam bunalır
    – Eli kapının tokmağına gider – biraz hava alayım diye düşünmüştür: Hayretle kapının kilitli olduğunu anlar. Kendisi kilitlemediğine göre???
    – Yoksa kendisi mi kilitlemişti kapıyı?
    – Koşarak kapısı açık duran balkona çıkar.
    – Hava kuru ve sıcaktır
    – Ne bir esinti, ne de bir ceyranı vardır…cevaplakapat

  • Doğancan BEDİR - 15/11/2012 - 17:11

    Kahramanımız doğduğu ülkeden terörist damgası yiyerek kaçmıştır. Kaçmadan önce ise devlet görevlileri türlü işkencelerle kahramanımızdan birkaç sır almak istemiştir. Lakin alamamışlardır. Uyguladıkları son işkence ise beyin okumadır. Bu işkence sırasında kahramanımız hafızasında türlü aksaklıklar yaşamıştır. Çoğu olay birbiriyle karışmıştır. Mesela ilkokul öğretmeninin her şeyini hatırlıyor ama ismini lisedeki bir öğretmeniyle karıştırıyor.
    Sonra kendi fikrini benimseyen bir Profesör’ün yanına gidiyor. Bu Profesör başka bir ülkededir. Ve 3.bölümde kahramanımız profesörle beraber hafızasını canlandırmaya çalışır. Diğer fikirdaşlarıyla tanışır.cevaplakapat

  • Doğancan BEDİR - 15/11/2012 - 17:14

    Ayrıca kasadan ülkesinden kovulmasına ve terörist damgası yemesine sebep olan bir takım yazılar bulmuştur. Yanında duran kitap ise Profesörün yazdığı bir manifestodur.cevaplakapat

  • Tuba Baltacılar - 15/11/2012 - 18:08

    Okuyucuya yazarlık deneyimini tattıran “Ortak Roman”ın içerisinde her bireyin kendi hayatından bir sahne görebileceği şekilde etkileyici olacağı kesin. Her fikirden bir kelime alınarak tasarlanmış bu roman eminim ki şu an ne kadar heyecanlandırdı ise, tamamlandığında da o kadar başarılı olacaktır..
    Fikri ve emeği olan sizleri tebrik ederim.cevaplakapat

  • Emre Gürkan - 15/11/2012 - 21:44

    Kasadan kendi kimlğine ait bazı bilgiler ve eşyalar bulur.(kim olduğunu hatırlatmaya yarıyan bilgiler olabilir)Profesörle nerde buluşaçağına dair bir adres yazılıdır.İnsanların beyinleriyle ilgili izinsiz deneyler yapan bir laboratuvardan kaçmıştır Adoni.Profesör dünyanın en saygın nörologlarındandır.Unutkanlık ve insan beyni hakkında kitapları ve deneyleri olan biridir.Adoni,Profesörün kendisine yardımcı olacağını düşündüğü için Profesörle bir buluşma ayarlamıştır.Profesöre önceden deneylerle ilgili bilgiler vermiştir ve buluşma ayarlamıştır.Profesörde ona yardımcı olur yavaş yavaş hafızası yerine gelir.Deney yapanlar onu öldürmek istesin.Olaylar böyle başlasın.cevaplakapat

  • Suha Ari - 15/11/2012 - 23:28

    Kahramanimiz biolojik silahlar konusunda calisan bir arastirmaci. Onemli bir bulusa yakin oldugunu hissediyor/biliyor. Moretti’nin de o konuda calistigini biliyor ve bir konuda onunla konusmak istiyor. Iki arastirmacinin birbirleri ile konusmasi henuz bilmedigimiz baska birilerinin isine gelmiyor Moretti ile knusmasini onlemek/geciktirmek icin kahramanimizin icme suyuna bir gece once karistirdiklari madde onda hafiza kaybina sebep olmus?cevaplakapat

  • Guven Demir - 16/11/2012 - 00:46

    Hizlica kasa’nin kapisini acar;siyah deri bir cuzdan,VIP pasaport,Adoni Felixi adli ve 0303777 numarali askeri bir kunye)gelis-gidis ucak bileti(Roma-San marino/Gelis Tarihi dunu ve Gidis Tarihi de 1 hafta sonrasidir),bir tabanca ve iki adet COK GIZLI ibareli Prof.Bruno Moretti adina yazilmis kapali zarflar bulur(zarflardan biri uzerinde DIGOS,digeri uzerinde Afganistan NATO Komutanligi’nin muhurleri vardir.)Ilk once cuzdani acar;bir cok seyin arasindan biri sivil digeri resmi olmak uzere iki kimlik bulur.Sivil kimlik araciligiyla;Italyan vatandasi Adoni Felixi oldugunu diger bilgiler ile ogrenir.Resmi kimlik ile de Italyan Gizli Servisi(DIGOS)elemani,Yuzbasi rutbesinde bir asker oldugunu gorur.Kimliklerdeki resimler ortalama 5yil oncesine aitttir.Kimliklerin verilis tarihleri(01/01/2007)aynidir.Pasaport ayni minvalde duzenlenmistir.Zarflari inceler, muhurleri ve ibareleri gorur gormez;gozu silaha kayar ve beyninin icinde silahlar patlar…cevaplakapat

  • Erte Oyar - 16/11/2012 - 02:21

    İçinde dışdünyanın çizgilerinin yer almadığı çiğ beyaz bir dünyanın içinde tutsaktır. Tekbaşınadır ama yalnızlık hissetmez. Çevresi yoktur. Ne bir ağaç, ne bir ev. Mutlak bir boşluk ve sessizlik! Ne acı, ne özlem,ne açlık. Bedeni de yoktur.Sadece aklının gittikçe sönen ışığı.Bilinçten yoksun!

    İnci,otel odasında Ahmet’iyatarken bulur.Gözlerini tavana dikmiş,mırıldanmaktadır. Haliç’e bakan pencereden ,tek tük yükselmiş evler arasında alçakgönüllü, utangaç,görmüş geçirmiş ama artık yoksul düşmüş yaşlı evler görülür.

    Ahmet İnci’ye tepkisizce bakar.Gözlerinde hiçbir anlam yoktur. Karısı korkmuştur. Hemen görevliyi çağırıp,eşi hakkında bilgi ister. Ahmet akşam elinde küçük bir çantayla gelip bu odayı tutmuş,bir daha da ne yemeğe inmiş ,ne de dışarıya çıkmıştır. Dalgın bir hali vardır.Ama öğleye doğru onu, kapısı açık yatarken gördüklerinde, duruma el koyup polis yardımıyla İnci’ye erişmişlerdir.
    İnci eşine öfke ve isyanla bakar.Gözlerinde en ufak bir acıma yoktur.Sevgi? Bunu bilecek durumda değildir! Yaşamlarının bu sıkıntılı döneminde sırası mıdır şimdi böyle bir sorunun?!Ahmet’in eşyalarını hazırlar ve ordan ayrılırlar.cevaplakapat

  • Aysun Aksel - 16/11/2012 - 07:32

    Prof.Bruno Moretti !!! diye tekrarladi icinden..kimdi bu, niye görüsecekti onunla ?? bilmiyordu.. toparlanmasi gerekiyordu ama kolay degildi, kolay degildi bu..Sandy kasirgasinin ardinda biraktiklarinin savruklugu, cöküntüsü, nereden basliyacagini bilememek..yardima ihtiyaci vardi, bunu biliyordu ama yardim alsa bile, o kendi kendisine yardimci olabilmeye hazirmiydi !!! buna gücü varmiydi ???cevaplakapat

  • Aysun Aksel - 16/11/2012 - 07:44

    Bir Sandy kasirgasi gelip gecmisti icinden..benligi, ruhu, düsünceleri hersey bir yerlere savrulmustu…cevaplakapat

  • Gözde Beyazıt - 16/11/2012 - 09:03

    İlk bölümde karşımıza çıkan “yine”lerden bu durumun ilk kez yaşanmadığını düşündüm. İkinci bölümü okurken aklımda hep bu “yine”ler vardı. Bu sebeple şöyle canlandırdım hikayeyi:

    Kahramanımız bu gibi durumları sıklıkla yaşadığı için, kim olduğu, neler yaptığı ve o gün ne yapması gerektiği gibi bilgileri içeren notlar yazmaktadır kendi için bilgisayarına.

    Vee ikinci bölümde bilgisayara döndük. Ama şifreli! Neden?
    Belki şifre falan yoktur. Denemedi ki “enter”a basıp devam etmeyi. Olayın içinde polisiye bir taraf yok bence:)

    Zaman zaman yaşadığı bu sorunu, şimdiye kadar,bir sonraki gün kendine düştüğü notları keşfedip okuyarak çözmeye çalışan kahramanımız, bu sefer de (diğer tüm yorumcularla hem fikir olarak) profesörle durumu üzerine konuşmak için bu şehre ve bu otele gelmiştir. Yazılarına ulaştığında ise daha birçok şehir, birçok otel ve birçok profesör ile karşılaşacaktır. Ama bu kez belki farklı olur?cevaplakapat

  • A.E.K. - 16/11/2012 - 10:57

    Demek Adoni ha! Adoni…aynanin karsina gecip ismi tekrarlayip yuz hatlarina aynadaki yansimalarina bakarken, neden professor Bruno ile gorecekti, kimdi bu professor Bruno ? bu sorulari kendine soraken yine kim oldugunu hatirlmadigini, sadece isminin otel gorevlisinin soyledigi uzere Adoni oldugunu hatirladi. Ama bu ismin ne onemi vardi ki, baska bir isimde soylenebilirdi bunu yerine. Mesela Marlon yada Adorno neden olmasin ki!

    O halde neydi kendisini kendi yapan sey ?ve hem hafizasinin yeryuzunun boslugunda unutmusken, kimligini nasil saptayacakti ?
    Yoksa karsinda durdugu, cami dikkatsiz otel musterilerinin dislerini firclarken birkatiklari beyaz dismacunu lekeleri ile dolu olan bir aynada mi bulacakti kendini ! Gordugunu yansitma zorunda olana ve baska bir secenegi olmayan zavalli bir ayna ne soylebilrdi ki kendisine ?

    Birden arkasini dondu ve beynine sonbahar mevsiminin gurleyen bir simsekgi gibi hucum eden fikrin kendisine yardim edebilecegini, en aznindan Professor ile gorusme nedeni bulacagini umdugu bir evrak cantasi yada herhangi bir kagit dosya aramaya koyuludu . Yataginin hemen yani basinda duran ve ustunde kucuk sari bir gece lampasinin ve kahverengi siyah karisimi bir vazonun, ustunde bulundugu dolabin cekemecesinde gri bir zarf ve bir kac kesilmis gazete parcasi oldugunu fark etti. “Ah iste ! buradalar aradigim seyler “ diye soylendi, ya kagitlari bulmasaydim, yada kagitlarda sorularim cevabi yoksa, sonar neden insan bu kadar bagimli olabilir ki boyle bir seye, kimlik bu kadar basit bir seymiydi unutulup ve bulunana , boyle birseyse neden bu kadar ihtiyac duyuyorum ki ? eger bu kadar basit bir seyse neden insanlar birbirlerini olduruyorlarki boyle bir seyin ugruna , diye kafasinda kelimeler ve sorular birbirlerini sikistiriyrlardi oncelik sirasi icin. Bu arada karinin cok aciktigini ve en son ne zaman yemek yemedigini hatirlamdigi icin , bir seyler yeme geregi duyurdu, bunlari dusunurken kim oldugunu, nasil bu odaya ve nicin geldigini unutmusken nasil olurda yemek yemegi unutmadigini hatirlayip,! aslinda insanin sadece ihtiyac duydugu seyleri hatirladigini fark etti…cevaplakapat

  • ESRA KOCA - 16/11/2012 - 14:43

    Oda karanlıktı ama sanki içi dahada karanlıktı.Perdeyi hırsla açtı.Aydınlık istiyordu.İçinde de,dışında da.Çok işi varmış demek,ne yapmam gerek?Birden randevuyu hatıladı,kız söylemese onuda bilmeyecekti ya.Hafızasını yokladı,kasayı açtırmıştı ama içinde ne vardı bilmiyordu.Koşar adım kasanın başına geçti,biraz para ve uçak bileti vardı.Herhalde dönüş için önceden almış ve kaybederim diye burada saklamıştı.ADONİ BARACK Uzun uzun ismini tekrarladı,bir izdüşümü bile olsa.. AH Adoni ah!Neyse bırakalım bunları.Saat kaç?12 .Beş saatim var.Etrafı bir kolacan etti.Üstündekiler uygun kıyafetler değildi,dolbı açtı ,farklı birşey bulamadı.Anahtar nerede?Kapı anahtarı,araba anahtarı,…Zihnini açan anahtar,hepsi,nerde?Yatağa uzandı,o korkunç rüyalar uyutmamıştı onu zaten.Ne yapacağına karar vermeliydi.Başını kontrol etti,herşey yerli yerindeydi.Otelde bir tur atayım,diye düşündü.Üstünü düzeltmek için ,o parlak banyoya girdi,kendini tekrar süzdü,aynadaki yansımaya alışmaya çalıştığı her halinden belliydi.Yeter artık ,dışarı çıkmalıyım dedi.Kapıyı hızla kapatıp,lobiye indi,güzel kız ordaydı.kahvaltı istermisiniz?cevaplakapat

  • NİLGÜN UCA - 16/11/2012 - 17:00

    Bir an kasanın önünde durdu,kendisini nelerin beklediğini merak etti.Bomboş beynini bir daha yokladı.Yok hiçbir şey yoktu.Birden acıkmış olduğu aklına geldi.Kasayı açmadan önce şöyle ağız tadıyla bi güzel yemeğini yiyip karnınını doyurmayı düşündü.Böylece daha sağlıklı hareket edebilirdi.Oda servsini aradı, on dakika sonra kapı çaldı.cevaplakapat

  • Nergiz Yanmaz - 16/11/2012 - 20:07

    İnsanı hemen saran heyecanlı bir başlangıç olmuş. Merakla sürüklüyor. ABD de ki çamaşırhane kısmını çok beğendim ve bazı anıları çağrıştırdı. Çok güzel gözlemlenmiş. Ben ABD de olayın devamını bekliyordum. Herhalde bundan sonra kasayı açar, fakat daha 1. günde o otelde olduğundan niye eşyalarını akşam hemen kasaya koysun, gerçi kasanın kilitli olmaması da gerekiyordu o zaman. Kasadan yüklü bir para çıkabilir. Odasını iyice araştırır. Daha sonra giyinip lobiye gidebilir. Otelin internet odasından Prof. kimliğini araştırabilir. Ayrıca resepsiyonda ki kayıtlarına bakabilir. Belki de kahraman halen bir rüyanın içindedir:) Şimdilik bu kadar. Bu girişim için tskler.cevaplakapat

  • Ece Korkmaz - 16/11/2012 - 23:18

    Ben ısrarla kendisinin tanındığı bir yerde olduğunu düşünüyorum oraya da ilk kez gelmiyor. Kendisi dışındakiler kesin olarak biliyorlar ve Adoni kendi ismi değil. Hafıza kaybı da ilk kez başına gelmiyor bu yüzden kadın da onun bu tavrına alışık. İtalyanca dışında en az beş dil biliyor. Entelektüel bir adam.
    Bence polisiye henüz başlamadı ve bilim kurgudan çok Sherlock Holmesvari bir havada devam edecek. İpuçları detaylarda bir şeyler gizliyor.
    Yine keyifli bir bölüm heyecanla devamını bekliyorum.cevaplakapat

  • burce gursel - 17/11/2012 - 10:57

    Adam kasayi acar. Kasada ufak deri bir cuzdan, mor renkli kadifeden ufak bir kese ve minik bir sise vardir. Nedense once siseyi merak eder. Eline alip salladiginda koyu lacivert renkli sivi pembe piriltilar sacarak dalgalanir sisenin icinde. Adam sasirarak bu isik oyununu buyulenmiscesine izler. Bu nedir? Diye sorar kendine. Akli iyice karismistir. Siseyi masanin uzerine koydugunda yine eski lacivert rengine donmustur sivi. Artan bir merakla cuzdani acar. Akli gorevli kadinin sozlerindedir. Profesorle randevu.. Benim burada isim ne? Diye soylenir. Bulmaliyim. O sirada cuzdanin icinde bir miktar parayla bir iki not kagidi oldugunu gorur. Bir de kimlik karti vardir. Heyecanla fotografa bakar,evet bu kendisidir. Ismi.. Fakat isim bolumunde farkli birinin adi yazmaktadir. Bir de sirket logosu. Gen-Os.. Genetik arastirmalar merkezi.. Neden bir profesorle randevusu oldugunu anlamaya baslar,fakat konu nedir? Kadin ona farkli bir adla seslenmistir. Bir genetik arastirmalar merkezinde mi calisiyordur gercekten? Basinin agrisi artarken,son olarak mor renkli kesenin icinde ne olduguna bakmaya karar verir,bir bilinmezlik daha.. Kesenin icindekileri masanin uzerine bosaltmak uzereyken,kapinin tekrar calisiyla irkilir.. Ayni anda masanin uzerine sacilmis iri elmaslarin parlakligiyla sok olur. Hayatinda hic bu denli buyuk ve parlak taslar gormedigini dusunur.. Bunlari nereden bulmus olabilirim? Hizla taslari keseye koyup,kapiyi acmak icin ayaga kalkar..cevaplakapat

  • cihan tuncay - 17/11/2012 - 12:17

    Başlangıç bölümü çok iyi , devamını merakla bekliyorum.cevaplakapat

  • Oyku - 17/11/2012 - 12:37

    Otel görevlisi kızın açtığı kasaya göz atan kahramanımız şunlarla karşılaşır: Kalınca bir defter, şipşak fotoğraf çeken bir fotoğraf makinesi, cüzdan, ilaç kutuları. Kahramanımız karşılaştığı ve tanıdığı insanları, hayatında önemli yer tutan mekanları unutmamak için fotoğraflarını çekip isimlerini yazarak defterine yapıştırmaktadır. Uzun süredir hafıza kaybı ile boğuşan biri olarak kendine böyle bir yöntem bulmuştur. Defterinde de bir sürü mekan ve insan fotoğrafı vardır zaten. Defteri şöyle bir karıştırdığında son sayfalara doğru otelin ve otel görevlisi kızın fotoğrafını da görür. Bunları otele geldiği gün çekmiştir.cevaplakapat

  • HAZAL - 17/11/2012 - 14:27

    Signor Adoni… Yıllar önce alıp gardrobuna koyduğu ve hiç giymediği bir ceketi giyiyor gibiydi zihni. Sİgnor Adoni…Demek ismi buydu.Aynanın karşısına geçip ismini onlarca kez tekrarladı, sonra sesini fark etti.Sesi buğuluydu,kalın ya da ince bir ses değildi,fakat konuşurken hiçkimseyi incitmek istemeyen bir eda ile korkarak çıkıyordu kelimeler hem zihninden hem yüreğinden.Demek bir de Profesör Moretti’yle görüşecekti,artık ne görüşecekse.Pencereye doğru yürüdü,sokakların tek başınalığını izledi,başı ağrıyordu.Dimağında ağır bir kurşunun tesiri vardı sanki.Zihnini kendisine ait hissetmiyordu.Fakat onu durdurmasının imkanı yoktu.Neler geçmiyordu zihninden? Harfler,sözcükler,insanlar,renk renk çeşit çeşit insanlar…Baş ağrısı dayanılmazdı.Bir masa,boş defter,eski bir fotoğraf.Bunlar da zihnine yığılan eşyalar arasındaydı.Bir ara Maria Costa’nın tebessümü de geçti zihninden.Sonra bu haline güldü.Bir şeyler yiyip görüşmeye gidecekti.Kendisini tanımak için bunu yapmak zorundaydı.Odasında bir şeyler atıştırdı ve telefonun çaldığını duydu. Maria’ydı. Profösörün geldiğini bekleme salonunda kendisini beklediğini söyledi.Demek Profösör onun ayağına kadar gelmişti,halbuki o kendisinin görüşmeye gideceğini zannediyordu. Üstüne başına çeki düzen verip hemen aşağı indi.Profösör gözlüklü ve sevimli bir adamdı.Beyaz saçları ve buğday teniyle insana tuhaf bir güven aşılıyor gibiydi.Gülümseyerek geldi.Yanında bir de kadın vardı.Tanıştılar.Kadının elini sıkarken tuhaf bir tanıdıklık hissi peyda oldu kafasında.Bir ürperti geçti içinden.Üçü birlikte oturdular,birer kahve istediler Maria’dan. Profösör konuşmaya başladı fakat onu dinlemek imkansızdı, aklı başında değil gibiydi. Bir film seyrediyor, bir tiyatro oyunu izliyordu sanki.Arada bir kadına bakıyor,zihnini çatlatacak kadar zorluyor fakat bir türlü onu nereden anımsadığını çıkaramıyordu.Kahveleri bitek üzereydi.Son yudumu almak için fincanın kulpuna değen parmakları zihnine hükmü aniden verdi. Kadını tanımıştı.Evet,yemin edebilirdi o olduğuna.Rüyasında.Kızıl saçlı.Beline kadardı saçları.Çamaşırhane.Bir türlü temizlenmek bilmeyen çamaşırlar.Yanık tenli genç kadın.Evet,oydu!Kahvesinin son yudumunu yuttu.cevaplakapat

  • BAŞAK KIRMACI - 17/11/2012 - 16:05

    Kahramanımız kim olduğuna dair bilgileri odada araştırırken cep telefonunun kırıldığını görüyor. Gece biriyle konuşurken sinirlenmiş olabilir ve telefonu duvara fırlatmıştır. Kiminle konuştuğu da önemli diye düşünüyorum. Telefonun sim kartını çıkartıp yeni bir telefon alabilir. Ne de olsa kimliği ile ilgili bilgiler mevcut olmalı telefonda. Bir de Profesör Moretti’nin telefon numarası.
    Resepsiyonist bayanın da o kadar çok bilgiye sahip olması da çok ilgi çekici detay. Sanki karakterimizi Profesör Moretti’ye yönlendirmek istiyor gibi geldi bana.
    Karakterimizin yapacağı ilk şey kasayı incelemek olmalı bence. Kasada cüzdan ve bir miktar para vardır.cevaplakapat

  • BAŞAK KIRMACI - 17/11/2012 - 16:32

    Karakterimiz odadan çıkıp çıkmamak konusunda kararsızdır. Odanın dışı onun için güvenli midir? Telefonun sim kartını çıkartıp cebine koyar. Bir de şu bilgisayar açılsaydı diye düşünür. En azından Profesör Moretti kim diye internetten araştırırdım der.
    Profesör Moretti’nin adresini biraz önce odaya gelen kıza sorsam mı diye düşünür. Adresi kaybettiğimi söylerim der. Belki Profesör ona yardımcı olur. Peki bu onun için güvenli midir?
    Komodinin üzerindeki ciltli kitap dikkatini çeker. “Ruhsal Travma ve Kişilik Bölünmesi”cevaplakapat

  • rosetta - 17/11/2012 - 17:23

    Birdenbire – nasil olduysa – uyanmadan once gordugu ruyayi
    hatirlar gibi oldu -karlara bata cika bir bahce yolunda
    ilerlemeye calisan bir cocuk ! sonra yuksek tavanli bir
    atolyeye girer – icerde yerlerde , duvara yaslanmis birkac
    tablo – en ustteki Gaugen !…Yaninda iki sisman adam –
    Rusca hararetli bir konusma ! Konusulanlari anliyor ve cok
    sasiriyor !.. Bu tablolar birkac gun once muzeden buraya
    getirilmis ! Cocuk akliyla cok da onem vermiyor !cevaplakapat

  • rosetta - 17/11/2012 - 17:30

    Ruyanin etkisiyle dusunmeye basliyor !
    Acaba bulusacagi hoca bu konuyla mi ilgili ?
    Sanat tarihi Profesoru olabilir mi ?
    Ama neden boyle gizli gizli bulusuyorlar ?
    Nerede tanistiklarini ise hic hatirlamiyor !…cevaplakapat

  • Gülin Demirok - 17/11/2012 - 20:03

    İlk bölüm beni hemen alıp götürmüştü, nereye gideceğini bilmeden…2.bölüm de takıldım kaldım.Sanırım rüzgarın gittiği yönde değildim :)) Merakla ,zevkle takip ediyorum , edeceğim.
    Muhteşem bir deneyim ,teşekkürler ..varolun sağolun.cevaplakapat

  • bekir gökhan okutan - 18/11/2012 - 01:51

    kasanın içinden profesör morettiye ait bilgilerin bulunduğu notlar ve bir kutu vardır. notlarda profesörün resimleri üzerine çalıştığı projeler ona ait kişisel bilgiler bulunmaktadır. profesöre ait bu kadar bilginin bulunması onu daha önce tanımadığını gösterir.
    notlara baktıktan sonra kutuyu açar içinde silah ve ses kaydı cihazı bulur. ses kaydı cihazını çalıştırır, iki farklı erkek sesi hararetli şekilde konuşmaktadırlar, bunlardan birinin profesör olduğunu düşünmeye başlar, konu ağır ve derindir.parçaları birleştirmeye çalışır. profesör, ona ait bilgiler ,silah ve ses kaydı bunlar ona tek birşey anımsatır gerçek isminin signor adoni olmadığını…cevaplakapat

  • rosetta - 18/11/2012 - 08:45

    Cantasindan buldugu liste aklini basindan alir !
    Listede 8 isim – yanlarinda da bulunduklari sehirler ve
    telefon numaralari kaydedilmis … Birden heyecanlanir –
    ama telefon etmeden kendine bir kimlik bulmasi gerektigini
    dusunur – isim belli – ama bu isim onlar icin ne ifade ediyor ?
    Bu da ancak telefon konusmalari sonunda belli olur diye
    dusunur .. hic dusunmeden – cok zor olsa da ilk numarayi
    cevirmeye baslar !…cevaplakapat

  • Erte Oyar - 19/11/2012 - 01:00

    Bazı yorumlarda kahraman,hafızası yerinde biri gösterilmiş bence. Bazılarında mantık hataları olduğunu düşünüyorum. Ama çok değerli yorumlar da az değil. Onları kutluyorum.Öyle zengin ayrıntılar var ki!…

    ——-
    Ahmet,kendini yönetemez durumdadır. Artık hayatın dışına atılmıştır.Durmadan aynı soruyu sormaktadır.’Ben kimim.’ Bu, aklında kalan son kalıntıdır.Yanıtı algılamaktan uzaktır.

    İnci dev gibi bir sorunla karşı karşıyadır. Artık Ahmet’i suçlamanın hiçbir anlamı yoktur. Yapılması gereken onu anlamak ve iyileştirmektir. Kendisi gündemden düşmüştür. Ahmet İnci’dir artık. Ya da çocuğu! Şaşkındır İnci. Böylece evlilik sorunları uçup gitmiştir. Gülmek gelir içinden.Birden hayatı tepetaklak olmuştur. Hemen Aylin’i arar.cevaplakapat

  • Feride Güllü - 19/11/2012 - 06:17

    Maria çıktıktan sonra, güzel bir duşun kendine iyi geleceğini düşündü. Duşa girmeden dolaba tekrar bir göz attı. Tanımadığı yabancı birinin kıyafetlerine bakar gibi baktı ve ardından banyoya gitti. Güzel bir duş aldı fakat sürekli aklına “Profesör Moretti” geldi. Kimdi bu adam? Kendisi nasıl biriydi ki bir profesörle görüşecekti. Zaman iyice geçiyordu. Dolaptan bej rengi bir gömlek altına siyah bir kumaş pantolon giydi. Asıl merak ettiği Profesör Moretti ile nerede görüşecekti. Dün akşam böyle lüks bir otele nasıl geldi. Hiçbir şey hatırlamıyordu. Sanki aklı ona oyun oynuyordu. Saat 16:45 olmuştu şimdi. Telefon çaldı. Arayan Maria Costa idi. “Signor Adoni, Profesör Bruno Moretti geldiler. Sizi misafir salonunda bekliyorlar efendim” dedi masum bir ses tonuyla. “Tamam geliyorum Bayan Costa…”
    Üzerine koyu kahverengi ceketini giyip odadan çıktı. Asansöre bindi. Kaçıncı katta olduğunu asansör sayesinde öğrendi. 14.kattaydı.. Boş odamı yoktu? Neden bu odayı tercih etmişti? Hiçbir anlam çıkaramıyordu. Zemin katta asansör durdu sonunda. Maria Costa ona gülümseyerek “günaydın Signor Adoni.” dedi arkası dönük adamı göstererek. Genç adam kafasını sallayıp Maria’nın gösterdiği adama doğru yürüdü. Titriyordu. Ama neden? Adam arkasını döndü; “Merhaba genç adam…” Signor bunu tanıyordu fakat bir türlü hatırlayamadı…cevaplakapat

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r