Masthead header

Onlar sizin için vazgeçilmez ya onların vazgeçilmezleri?

Başucu kitabı’ adlı blog, başucunuzdan eksik etmediğiniz yazarların yanı sıra müzisyen ve oyuncuların en sevdiği kitapların, kahramanların da peşine düşmüş.

Edebiyat ve sanat alanında eser ortaya koyanların yola çıkarken mutlaka izlerini takip ettiği, öykündüğü, heyecanını borçlu olduğu ‘kahraman’ları vardır. Editörlüğünü Çağlar Kaya’nın yaptığı ‘başucu kitabı’ bu kahramanların izini süren bir kitap. Kitap dediysem basılı bir kitap değil; zaman içinde belki de benzerlerine daha sık rastlayacağımız blogbook türünde bir derleme… Başucu kitabı edebiyat, müzik, sinema gibi birbirinden farklı ve birbirini besleyen üç ayrı disiplini bir araya getirerek, bu disiplinler içinde yaratıcı olarak var olan yazar, müzisyen ve oyuncuların başucu eserlerini ve kahramanlarını işleyen konsept bir blogbook çalışması…

Edebiyat alanında Aslı Perker, Ayfer Tunç, Berrin Karakaş, Hakan Bıçakçı, Karin Karakaşlı, Murat Gülsoy, Müge İplikçi, Sema Kaygusuz, Seray Şahiner ve Şebnem İşigüzel, Çağlar Kaya’nın sorularına cevap veren isimlerden bazıları. Müzik ve sinema alanında da birbirinden ilgi çekici isimler var. Ama biz yer durumundan dolayı eli kalem tutanların ‘başucu kitapları’ ile yetindik. Daha fazlasını okumak için www.basucukitabi.com adresini tıklayabilirsiniz. İşte edebiyatçılar ve vazgeçemedikleri kitapları…

Aslı Perker: 15 yıl önce üniversite ikideyken sınıf arkadaşlarımla birlikte analizini yapmak üzere Herman Melville’in Moby Dick’ini okumaya başladım. Kitapta beni en çok etkileyen insanın kaderine karşı sürdürmeye çalıştığı nafile savaştı. Fakat bunun yanı sıra yaşamla ilgili her sorumda cevabın Moby Dick’te olduğuna karar verdim.

Ayfer Tunç: Elime geçtiği ilk günden beri bana eşlik eden başucu kitabım Edip Cansever’dir. Eskiden Cem Yayınları baskısı Yeniden ve Ada Yayınları baskısı Bezik Oynayan Kadınlar’dı bunlar. Edip Cansever’in şiirleri YKY tarafından toplu olarak yayımlanınca, lime lime olmuş, ciltlerinden ayrılmış bu iki kitabın yerini Sonrası Kalır I-II aldı.”

Berrin Karakaş: Adorno’nun Minima Moralia’sı her sıkıntılı ruhun başucu kitabı olabilecek bir kitap. Kendinizi kaptırıp gittiğinizde olana bitene ve dışında değil de tastamam içinde, sorgulamadan yaşayıp gittiğinizi hissettiğinizde okursunuz kitaptan bir, iki deneme ve yüzünüzde tokatlar patlar. Her şeyi yeniden düşünürsünüz. Bu sebeple Adorno fevkalede bir oyunbozandır.

Hakan Bıçakçı: Başucu kitaplarım başımın ucunda durmaktan ziyade içinde sıkışıp kalmış, zevkten çok ıstırap aşılayan, cevap vermekten çok soru soran şeyler… Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Huzur, Franz Kafka’nın Dava, Şato ve Dönüşüm,     Oscar Wilde’ın Dorian Gray’in Portresi, J.P. Sartre’ın Bulantı, Albert  Camus’nün Yabancı, F.M. Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar, Stefan Zweig’ın Acımak, Elias Canetti’nin Körleşme kitapları bu durumun en hazin örnekleridir.

Karin Karakaşlı: Antoine De  Saint-Exupéry’nin Küçük Prens’i başucu kitabım. Çocukluğumdan bu yana elimden türlü kitap geçti, kimisi derin izler bıraktı ve kerelerce okudum. Yazarlarına gıpta ettim, anlatım tekniği, kurgusu ve diliyle büyüleyenler oldu beni ama Küçük Prens’in yeri başka…

Müge İplikçi: Toni Morrison- Süleyman’ın Şarkısı gerçekle gerçeküstü arasında böyle bir kıvam tutturabildiği için sürekli okumakta yarar gördüğüm bir kitap. Çok katmanlılığı cezbedici.

Seray Şahiner: Haricen ne okursam okuyayım, Vedat Türkali’nin Güven’i başucumda durur. O kadar çok okudum ki artık başından başlamıyor, herhangi bir sayfasından devam ediyorum. İnsanın soğan gibi kat kat olduğunu bana öğreten yazarlardandır Türkali; Güven bunu en iyi ortaya serdiği romanı bence.

Gülcan Tezcan – stargazete.com (21 Temmuz 2012)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r