Masthead header

Mersin Nurdan Gürbilek’le buluştu | Metin Celâl

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Dünya’da benzeri olmayan bir etkinlik yapıyor. Kültürün, sanatın önemini bilen bir kurum olarak 2007’den beri Mersin Kenti Edebiyat Ödülü’nü veriyor. Dünya’da bir benzerine rastlanmayan bir ödül bu. Hem bir ticaret ve sanayi odasının bir edebiyat ödülü vermesinin benzeri yok, hem de bir kent adına edebiyat ödülü verilmiyor. Bu nedenlerle Mersin Kenti Edebiyat Ödülü alanında tek. 

Mersin Kenti Edebiyat Ödülü 2007 yılında verilmeye başlandı. Amaç, Türk edebiyatının gelişmesine katkıda bulunmuş kişileri onurlandırmak, daha yaygın okunmasını sağlamak. Bir esere değil, ömür boyu verilen emeğe ödül veriliyor. Bu açıdan da önemli. Ödül daha önce, Nezihe Meriç, Tahsin Yücel, Osman Şahin, Latife Tekin, Leyla Erbil, Ahmet Oktay, Demir Özlü, Cevat Çapan gibi edebiyatımızın büyük ustalarına verilmişti. Pandemiden önceki son ödül de Türk öyküsünün usta isimlerinden Nursel Duruel’e takdim edilmişti.  

Bir yıl aradan sonra, 12 Kasım Cuma akşamı Mersin Kenti Edebiyat Ödülü’nün 14’üncüsü düzenlendi. Celâl Soycan, Turhan Günay, Metin Cengiz, Yavuz Özdem ve Cemal Sakallı’dan oluşan Mersin Kenti Edebiyat Ödülü Değerlendirme Kurulu bu yılki ödülü otuz beş yılı aşkın bir süredir eserleri yayınlanan bir denemeci – eleştirmene, Nurdan Gürbilek’e vermeyi kararlaştırdı. Gürbilek’in şahsında Türkçede pek az yazılan bir tür olan deneme ve onun ustalarından biri ödüllendirilmiş oldu. Denemenin kan kardeşi eleştiri de ödüllendirilen diğer tür oldu. Bu yılın ödülünün bu açılardan da ayrı bir önemi var bence. Şiir, öykü ve roman gibi temel türler dışında ödül alan ikinci isim Gürbilek.  2016’da ödülü Doğan Hızlan kazanmıştı. 

Edebiyat ödüllerinde en çok eleştirilen konulardan biri de ödüllerin gerekçesiz verilmesidir. Mersin Kenti Edebiyat Ödülü çok ayrıntılı gerekçesiyle de farklılaşan bir ödül. Ödül gerekçesi şöyle: a) Ülkemiz edebiyat eleştirisine, analitik okuma ve disiplinler arası örüntü dolayında, didaktik olmayan bir anlamlandırma düzeyi kazandırdığı…

b) Metne dilsel bir tahakküm uygulamadan ve metinsel ağlar üzerinden karşılaştırmalı okurluk konumunu sürdürerek, yüzey yapıdaki gerçekliği krize sokan bir metinseli öne çıkardığı… 

c) Edebiyat eleştirisinde, metne ait bütün seslerin zaman, mekân ve imkân sınırlarını yoklayarak işitilmesini sağlayan bir ‘etkilenme yeteneği’ ve okuma ahlakı geliştirdiği…

d) Edebî okumalar üzerinden politik, kültürel, tarihsel olgulara ve olaylara getirdiği özgün anlamlandırma tarzıyla entelektüel hayatımıza kıymetli katkılar yaptığı…

e) Edebiyat eleştirisine her türlü saf sadakatten, akademik donukluktan, otoriterleşmeden uzak bir poetik iklim armağan ettiği…

f) Denemeyle incelemeyi ayıran sınırı ihlal ederek, metin analizine bir edebiyat hazzı, edebiyata da kavramsal ve düşünsel bir tahkimat yaptığı…

g) Kavramların elediği poetik içerikleri dile çağırarak hayatın dinamik, geniş zamanlı, çok yönlü, çok katmanlı vaatlerinin farkında karşılaştırmalı bir okuma biçimini işaretlediği, dolayısıyla okuru seven ama ona yakalanmayan bir eleştiri etiği inşa ettiği için değerli yazar Nurdan Gürbilek ödüle değer bulunmuştur.  

Nurdan Gürbilek’in ilk yazısı 1985’te “Muhalefet, Üslup, Dil” başlığı ile Akıntıyakarşı‘da yayımlanmış. Defter, Zemin, Virgül, Express, Bir+Bir gibi dergilerde adına rastlansa da kitap oylumunda çalışmalar yapmayı tercih eden bir yazar Gürbilek. Bu özelliğiyle de ülkemizde görüen nadir örneklerden. Zira deneme ve eleştiride genel eğilim yazıları önce dergi ve gazetelerde yayımlatmak, sonra derleyip kitaplaştırmaktır. Gürbilek, hemen her kitabında edebiyatın farklı konu ve sorunlarına odaklanmayı ve o alanda derinlemesine bir çalışmaya girişmeyi seviyor. Bu nedenle de her kitabı heyecanla karşılanıyor. 

Gürbilek’in ilk kitabı Vitrinde Yaşamak, 1980’lerin Kültürel İklimi 1992 yılında yayımlanmış. Son kitabı  İkinci Hayat ise geçtiğimiz yıl, 2020’de yayımlanmıştı.     

MTSO ödülü en üst düzeyde sahipleniyor. Belediye başkanları ve milletvekilleri de törene katılarak destek veriyor. Pandemi koşullarına rağmen bu yılki ödül töreni önceki yıllardan çok daha kalabalık bir davetli grubu tarafından izlendi. Her yıl olduğu gibi MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan ve Meclis Başkanı A. Hamit İzol ödülü birlikte takdim ettiler. Nurdan Gürbilek  kısa ve öz teşekkür konuşmasında, “Konuşurken kelimeler arasında sessizliğe mahkum edilmiş milyonların hatırasına bir sessizlik çekirdeği muhafaza edilmelidir der yazar. Umarım ben de yazarken o çekirdeği koruyabilmişimdir” dedi. 

Mersin Kenti Edebiyat Ödülü törenleri her zaman ciddi bir edebiyat etkinliği havasında geçer, törenle yetinilmez, ödül alan yazar hakkında konuşmalar da yapılır. Jüri başkanı şair Celâl Soycan her zaman altı çizilecek cümlelerle dolu, edebiyatın, kültürün evrensel meselelerine değindiği konuşmalar yapar. Bu yılki konuşmasında da insanın varlık sorununa göndermeler yapan, düşünülüp tartışılması gereken sorunları dile getirdiği konuşmasında ödülün veriliş gerekçesini de açıkladı. “Geçtiğimiz 13 yılda edebiyat yazarlarına ve verimlerine odaklandık. Roman, şiir, öykü odaklı değerlendirmeler yaptık. Bu yıl ise edebiyatın okuma formatı üzerinde durduk. Edebiyatın bir anlamlandırma rejimi olmasından yola çıkarak bilgi çalışması değil, anlam çalışması olduğu düşüncesiyle, edebiyat eleştirir bakış açısıyla Türkiye’de sanatın en zayıf halkası olan edebiyat eleştirisi konusunda çok değerli bir isme ödül verdik” dedi.

Törende ayrıca Şair Yazar Mahmut Temizyürek ve Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Sakallı Nurdan Gürbilek’in eleştirmen ve denemeci olarak önemine, edebiyatımıza yaptığı katkılara değinen konuşmalar yaptılar. 

edebiyathaber.net (17 Kasım 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r