Masthead header

Memleket Manzaraları: Eskişehir | Deniz Arslan

Aynur halamın münasebetsiz komşularından biri Whatsapp’tan bir mesaj sarkıtıyor bizimkine. Birtakım dini içerikli öğütlerin akabinde, “Bu mesajı on kişiye göndermezsen, hiçbir işin rast gitmeyecek, Fatiha’ya muhtaç olacaksın,” yazıyor mesajda.

Tabii akıllı kadın Aynur halam, böyle saçma sapan bir mesaja kulak asacağı yok.

Halamın cenazesinden birkaç gün sonra aynı komşu babaannemi bir kuytuda yakalayıp, “Gız anam ay anam,” diyor, “ay bilsem eder miydim hiç anam,” diyor ve makaraları koyveriyor. Babaannem şaşkın tabii, hiçbir şey anlamamış kadının tepkisinden, sanki kendisi öldürmüş gibi ağlamaya başlamasından falan. Neyse komşu kadın ona söz konusu Whatsapp mesajından söz ediyor. Halam mesajdan tam üç gün sonra gidince, nasıl kaygılandığından, kendini suçlu hissettiğinden falan. Sonra, “Ay anaaaam, zaar mesajı on kişiye göndermedi bizim rahmetliceğizimiz de ondan geldi başına bu musibet,” diye bağlıyor lafını, pişmanlığını bir kez daha dile getiriyor mesajı ona gönderdiği için. Babaannem tüm bunları sessizce dinledikten sonra, “Zeynep,” diyor, “saçma sapan konuşma evladım. Doktor geldi baktı, kalp krizi geçirmiş Aynur.”

Halamın komşusu gözlerini belertip bakıyor babaanneme. Bir an kararsız kalıyor söyleyeceği şey konusunda. Sonra, “Öyle diyorsun da güzel annem,” diyor, “aynı gün aynı saatte Tavşanlı’daki eltimin günahı neydi madem? Ben niye gelemedim sandın cenazenize? O da mı kalp krizi geçirdi hem, gencecik kadın. Allah rahmet eylesin. O gün Allah korkusundan kendim de düşüp bayılayazdım. Mesajı gönderdiğim öbür sekiz kişiyi tek tek aradım, hepsi de başka on kişiye göndermiş. Demek ki işte bir eltim, bir de zavallı Aynurcaazımız… ”

edebiyathaber.net (14 Eylül 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r