Masthead header

Memleket Manzaraları – Aksaray | Deniz Arslan

Dedem rahmetliyi anarım buradan ne zaman geçsem. Bir ara hani Akşam mı Takvim mi ne kuponla 37 ekran televizyon veriyordu. Bu manyak, sen git köşedeki gazete bayiiyle anlaş, kuponları kestir, televizyonu al gel eve. Babam çıkıştı buna, “Baba daha yeni dana gibi renkli telozyon aldık, bu nereden çıktı,” diye. “Keyfimin kahyası mısın lan keraneci,” dedi bu babama, sonra dedi ki: “Filmlerdeki gibi cinnet geçirirsem camdan atmaya aldım ben onu.”

Bir kış günü kahvaltıda tarhana çorbası içerken hık diye gitti rahmetli. Kendi öyle istemişmiş meğer, o 37 ekran televizyonla birlikte gömdük adamı. Sonradan bizim oranın soysuzlarından Puşt Suat mezardan televizyonu çıkarıp üç otuz paraya okutmuş bir yerlerde. İflah olmadı tabii ondan sonra. İki ay sonra köyde patos makinasına kolunu kaptırdı dangalak, hem de mezara kazma vuran sağ kolunu. 

Ondan kısa süre sonra, rüyama girdi bir gün, ben Suat’a küfreder falan diye beklerken, “Evi müteahhite vermeyin lan,” dedi. Verdik. Gül gibi de iki daire aldık, ikisi de yâr olmadı biliyor musun. Öyle pis adamdı yani rahmetli.

edebiyathaber.net (16 Kasım 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r