Masthead header

Mahmut Yesari okumayanın kaybı büyük

Mahmut Yesari’nin Oğlak Yayınları etiketiyle yayımlanan “Çulluk”, “Ak Saçlı Genç Kız” ve “Pervin Abla” adlı kitapları % 40 indirimle alınabilir.

Tanıtım bülteninden

Çulluk

Çulluk, öncelikle Münevver ile Murat Çavuş arasında yaşanan bir aşk öyküsüdür, ancak edebiyatımızın değerli aşk öykülerinden ve romanlarından çok daha farklı bir yerde durmasının nedeni ilk işçi romanı olmasıdır. Üstelik sadece erkeklerin üstüne kurulu bir öykü de değildir.

1928 yılında, kadınların öğretmenlik, hemşirelik ya da ev işçiliği gibi ‘‘kadına yaraşır’’ dünyalarda anlatıldığı bir zamanda Münevver, ‘‘erkek’’ ortamında çalışan bir fabrika işçisidir. Geçim sıkıntısı, fabrikanın acımasız dünyası, hak mücadelesi ilk kez edebiyatımızda kendine yer açarken, bir kadın da yaşamının yükünü ve sorumluluğunu modern anlamda sırtlamış emekçidir artık. Bu nedenle edebiyat tarihimizin dönüm noktalarından biridir Çulluk.

Okudukça, yeni kurulmuş Cumhuriyet’in ivme kazandırdığı kentleşme, sanayileşmenin yarattığı işçi sınıfının erken günleri hakkında da çok şeyler söyler bize. Ama en çok da kadının bu yeni Cumhuriyet’te değişmekte olan rolünü anlatır bize.

Tadımlık>>>

Ak Saçlı Genç Kız

Çulluk ile Türk edebiyatına ilk işçi kadın karakterini sokan Mahmut Yesari, Ak Saçlı Genç Kız ile güçlü kadın karakterini işlemeye devam ediyor. Babası Paşa Olan genç bir kızın başrolü oynadığı bu romanda yine kendi ayakları üstünde duran bir kadını ele alıyor Yesari.

Güçlü ve zengin bir paşanın cariyeden doğma kızı Nimet, doğumdan sonra evden kovulmuş annesini ararken, ikiyüzlü güç ilişkilerinin de foyalarını ortaya sermektedir. Kendisinden çocuk doğuran kadına sahip çıkmayan paşa baba, evindeki yerini cariyeyi kovarak koruyabilen paşa hanımı ve paşanın emrine girmiş ağabey de dönemlerinin üst sınıf yaşamını yansıtmaktadırlar. Genç Nimet’se yaşam mücadelesi verirken aslında bu toplumsal çarpıklığa ayna tutmaktadır. Tadımlık>>>

Pervin Abla

Türk edebiyatında fabrika yaşamını ilk kez kurgulayan yazar  Mahmut Yesari elbette hep aşk romanları yazdı. Ancak onun aşk romanları hiçbir zaman aşkı boşlukta bırakmaz. Aşk, zorlukları, çelişkileri, kavuşmaları ve kavuşmamalarıyla hep gerçek bir yaşamın, toplumsal zeminin üstünde yaşanır. Hatta aşkın imkânları da imkânsızlıkları da yaşamın çelişkileriyle belirlenir.

Pervin Abla da bir aşk romanı. Bu defasında aşk, çökmekte olan “eski” İstanbul’da, Çanakkale Savaşı’nın gölgesindedir. Yeni zenginleriyle, savaş yokmuş gibi yaşamaya çalışan insanlarıyla ama artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını belli eden havasıyla tüm bir yaşam aşkın geri planı değil, belirleyenidir. Aşk kişilerin kendi arzularında ve iradelerinde bulmaz yolunu; hep gerçek hayatın akışında şekillenir. Usta yazar Mahmut Yesari, bir kez daha bireyin ruh hâlinin en derinlerine inerken yaşamın nasıl da belirleyici olduğunu gösteriyor bize.

Edebiyatımızın, gazete yazılarından romanlara, yayıncılığa varana dek birçok alanında emek vermiş değerli yazarı Mahmut Yesari tüm romanlarıyla Oğlak Yayınlarında…

Tadımlık>>>

Yazar hakkında

1895 yılında İstanbul’da doğan Mahmut Yesari, Sanayi-i Nefise Mektebi’nde öğrenim gördükten sonra Çanakkale Savaşı’na katıldı. Savaş sonrasında yaşamını gazete ve dergilerde yazılar yazarak, karikatür çizerek sürdürdü. Reşat Nuri Güntekin, İbnürrefik Ahmet Nuri ve Münif Fehim ile birlikte Kelebek adlı mizah dergisini yayınladı. 1945 yılında, Yakacık Senatoryumu’nda veremden öldü.

Çoban Yıldızı (roman, 1925), Çulluk (roman, 1927), Pervin Abla (roman, 1927), Ak Saçlı Genç Kız (roman, 1928), Geceleyin Sokaklar (roman, 1929), Bağrıyanık Ömer (roman, 1930), Kırlangıçlar (roman, 1930), Su Sinekleri (roman, 1932), Bahçemde Bir Gül Açtı (roman, 1932), Kalbimin Suçu (roman, 1932), Ölünün Gözleri (roman, 1933), Sevda İhtikârı (roman, 1934), Aşk Yarışı (roman, 1934), Bir Kadın Geçti (roman, 1934), Kanlı Sır (roman, 1935) Yakut Yüzük (roman, 1937), Yakacık Mektupları (hikâye, 1938), Dağ Rüzgârları (roman, 1939), Tipi Dindi (roman, 1939), Sağanak Altında (roman, 1943), Bir Aşk Uçurumu (roman, 1943), ve Gece Yürüyüşü (roman, 1944) gibi eserlerinin yanı sıra Şehir Tiyatroları’nda oynanıp basılan oyunları da vardır: Ayrı Oda, Çürük Merdiven, Asrî Hülyalar, Soyulan Hırsız, Karga ile Tilki, Sütten Ağzım Yandı, Kahya Kadın, Sürtük, Antika Tablo, Fener Nöbeti, Hanife Hanım Hizmetçi Arıyor, Kaplıca Oteli, Müthiş Bir Hastalık, Pencereden Pencereye, Bir Hayal Kırıklığı, Hasbahçe, Kazma Kuyyuyu, Tavsiye Mektupları, Serseri. Gazete ve dergilerde kalmış ve yaşamında kitaplaşmamış çok sayıda tiyatro eleştirisi ve mizah yazısı bulunmaktadır.

edebiyathaber.net (24 Kasım 2020)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r