Masthead header

İlyada Destanı’na farklı bir bakış açısı: “Kızların Suskunluğu”

Pat Barker’ın “Kızların Suskunluğu” adlı romanı, Seda Çıngay Mellor çevirisiyle İthaki Yayınları tarafından yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Erkek egemen anlatımların içinde bir ses Briseis…

İlyada Destanı’nı bir de Briseis’ten dinleyin!

İlyada ve Odysseia destanlarının edebi olarak yeniden yorumlandığı “Ben, Kirke” ve “Akhilleus’un Şarkısı”ndan sonra, zincirin üçüncü halkası da İthaki okurlarını bekliyor: Pat Barker’dan “Kızların Suskunluğu / Silence of the Girls.

Seda Çıngay Mellor’un çevirisiyle 19 Haziran’da raflarda yerini alacak olan roman 320 sayfa.

Guardian’ın, “21. yüzyılın en iyi 100 kitabından biri” olarak seçtiği; ABD’li yazar Diana Gabaldon’ın, “Savaşa ve savaşın ardında bıraktıklarına dair şahane, başkaldıran ve tüyler ürperten bir roman. Tek kelimeyle muazzam,” dediği; The Economist’in, “Neredeyse Homeros’un yazdıkları kadar görkemli. Meşhur olaylar ve mitolojik isimler bu kitapta büyülü biçimde yeniden hayat buluyor. Dokunaklı ve usta işi bir roman,” olarak tanımladığı “Kızların Suskunluğu”nda, Man Booker ödüllü İngiliz yazar Pat Barker, Troya Savaşı’nı Akhilleus, Odysseus ve Agamemnon gibi intikam peşindeki erkeklerin değil, onların gölgesinde kalan bir kadın olan Briseis’in gözünden anlatıyor ve İlyada Destanı’na yepyeni bir bakış açısı getiriyor.

“Kızların Suskunluğu, Briseis’in hayal ettiği yeni şarkı: Savaşın kadınlar için ne anlama geldiğini anlatan bir anlatı… Ama bu hikâye savaşın nasıl şanlı olduğunu, erkeklerin ne kadar cesurca çarpıştığını anlatmayacak… o defalarca yapıldı. Hayır, bu, tarihte unutulmaya zorlananların hikâyesi. Yine de unutulmayacağız, yıllar sonra bile anneler çocuklarına Troya şarkılarını söyleyecek, biz de onların rüyalarından eksik olmayacağız… kâbuslarından da.”

Arka kapak:

Onu görmeden önce sesini duydum: Çığlığı surlarımızın içinde yankılanıyordu. Tanımak için onu görmenize gerek yoktu, şanı savaşacağı yerlere önceden gelirdi: Yüce ve zeki Akhilleus, tanrılara benzeyen Akhilleus… Ondan bahsederken bu isimlerin hiçbirini kullanmazdık. “Kasap” derdik biz ona.

Beni kendi şehrimden, tahtımdan kopardığı gün eski hayatıma dair her şey ardımda kaldı. Troya’yı almak üzere yola çıkmış bir ordunun kölesi, kardeşlerimi ve kocamı öldürmüş Akhilleus’un odalığıydım artık. Kim olduğunu önemsemediği bir ganimettim onun için, fazlası değil. Neyi mi önemserdi peki? Şanını… çünkü pazarlık böyle yapılmıştı, hilekâr tanrıların ona verdiği söz buydu: Troya surları altında erken bir ölüme karşılık ebedi şan ve şeref. Ve ölümü yakındı, bunu biliyordu…

  • “Kızların Suskunluğu, zekâ yüklü bir roman.” –Kirkus
  • “Bu kitap daha doğru bir zamanda yazılamazdı. Barker, kadınların gündelik dilini yansıtmakta gerçek bir usta.”–Publishers Weekly
  • “Man Booker ödüllü Pat Barker’dan İlyada üzerine zarafet dolu bir roman. Bu kitaba dair her şey çok inandırıcı. Ne kadar tavsiye etsek az.” –Booklist
  • “Ben, Kirke muazzam bir feminist anlatıydı, Kızların Suskunluğu ise her parçasıyla bambaşka bir seviyede. Pat Barker’ın külliyatında Damızlık Kızın Öyküsü’ne denk gelen bir an.” –Sam Baker

Yazar hakkında:

1943’te doğan İngiliz yazar Pat Barker, Man Booker ve Guardian ödüllerine layık görülmüş Regeneration Üçlemesi’yle edebiyat dünyasında önemli bir yer edindi. Eserlerinde genellikle savaş, hafıza, travma ve hayatta kalma gibi konulara değinen yazar, dolaysız, lafını sakınmayan üslubuyla dikkat çekti. Son romanı Kızların Suskunluğu (2018) ile kariyerinin son döneminde yeni bir zirve yaşayan Barker, bu kitapla birlikte Women’s Prize ve Costa Kitap Ödülü’ne aday gösterildi, Guardian’ın seçtiği 21. Yüzyılın En İyi 100 Kitabı listesinde kendine yer buldu. Yazar, Durham, İngiltere’de yaşamını sürdürüyor.

edebiyathaber.net (18 Haziran 2020)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r