Masthead header

Eksikliklerini merhametle tamamlayan insanların hikâyesi: “Her Şey Eksik Her Şey Tamam” | Deniz Ada

İyi veya kötü bir haber aldığımızda ilk iş birileriyle paylaşmak isteriz bunu. Mutluluğu artırmak, derdi çözmek mümkün olmasa da anlatarak biraz da olsa hafiflemek iyi gelir genelde. Ama bazen telefonlar açılmaz, kapılar kilitli kalır, elimizde paylaşmak istediklerimiz ve yalnız olmanın hissettirdiği ağırlıkla kalakalırız öylece. Oysa karşı kapıyı çalıp saatlerce dertlerşmek ya da mutluluğu paylaşa paylaşa çoğaltmak nasıl da iyi gelecektir…

İrem Yaşar’ın Küsurat Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan yeni kitabı Her Şey Eksik Her Şey Tamam işte tam da bu parantezden dahil oluyor yaşamlarımıza. Nazenin Sokak sakinleri tatlı bir dayanışma içinde birbirlerine yârenlik ediyor; mutluluğu paylaşa paylaşa artırıyor, birinin derdi olduğunda bir arada çare arıyor, çare bulunamadığı yerde birbirlerine destek oluyor ve komşuluğun, bir arada durmanın verdiği o tatlı güven hissini sonuna dek hissediyorlar. Yaşamlarında eksilen neleri varsa yerine merhamet, sabır, iyi dilekler koyuyor; her şeyin şükredecek yanını görüyor, böyle böyle tamamlanmayı biliyorlar.

İrem Yaşar’ın akıcı, sade ve incelikli bir dil ile kaleme aldığı Her Şey Eksik Her Şey Tamam’ın sayfalarında gezinirken gündelik telaşların, koşuşturmacaların, kırgınlıkların aslında o kadar da halledilemez şeyler olmadığını anlayacak; yolda hızlıca yürümek yerine aheste aheste ilerleyerek gökyüzüne bakıp şöyle derin bir nefes almayı anımsayacak, kalabalıkların içinde saklı kalmış ufacık güzellikleri fark edeceksiniz. Okuyanın kalbine şifa olacağını düşündüğüm Her Şey Eksik Her Şey Tamam’dan gönülleri fethedecek bazı satırlar ise şöyle…

“Bir çabaya tanık olmak, kalbine doğru akmaya çalışan bir nehrin kıyısında nefes almak, bir hayatın yükünü iki ucundan tutarak taşımaya çalışmak… Hayat arkadaşlığının, şefkat ve fedakârlıkların nakış nakış işlendiği bir yolculuk olduğu aşikârdı.”

“Bir derdin büyüklüğünü anlayabilmek ancak o derdi çeken birine sormakla mümkün oluyordu.”

“Zaman zaman üzerinde karabulutlar gezen, insanların bakışlarından öfke ve bencillik süzülen dünyamızda merhamet bir insana nasıl da yakışıyor, sevgi gören çocuklar nasıl da çiçek açıyordu…”

“Tek başınayken aşılamayan tüm problemlerin, üzüntülerin ve de dertlerin dermanı kesinlikle sevilen insanlarla yan yana olma haliydi.”

edebiyathaber.net (23 Aralık 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r