Edward Said’in “Entelektüel’i bir başucu kitabı

Temmuz 18, 2018

Edward Said’in “Entelektüel’i bir başucu kitabı

Edward Said’in “Entelektüel” adlı kitabının 8. basımı, Tuncay Birkan çevirisiyle Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Düşünceyle arası zaten hiçbir zaman hoş olmamış bu topraklarda, düşünceyi ve onu cisimleştiren entelektüeli “terörize ederek etkisizleştirmeyi amaçlayan”, doğrudan doğruya “vatan hainliği” ile damgalayacak kadar pervasızlaşan bir zihniyet iyice egemenliğini kurmuş durumda. Milliyetçi ve dinsel fanatizm kendisinden başkasına düşüncesini ifade bir yana, yaşama hakkı bile tanımıyor. Bu toprakları “sevme hakkı”nı kendi tekeline almak istiyor.Batı’nın İslam anlayışının ikiyüzlü önyargılarına karşı koymasıyla ünlendiği halde, Salman Rushdie’nin ifade özgürlüğünü sonuna kadar savunarak gerçek bir entelektüel tavrı sergileyen Edward Said’in bu önemli kitabının Türkiye bağlamında son derece ayrıştırıcı bir yere oturduğunu düşünüyoruz. Said, entelektüeli öncelikle otorite ve iktidara hizmet etmeyi reddedişiyle, sonra da milliyeti, dini, ge-leneği ile arasına koyduğu mesafe ile tanımlıyor. “Artık kişinin evinde, kendini evinde hissetmemesi bir ahlâk meselesidir” diyen Adorno’yu yankılayarak entelektüeli metaforik bir sürgün, bir evsizlik konumuna yerleştiriyor.Sürgün içinde yaşadığı toplumun (ve hatta dünyanın) yerlilerinden olmamayı, orada hep tedirgin, rahatsız ve başkalarını da rahatsız eden bir yabancı olmayı içeren bir konum ona göre. Ama geçmişinin, dilinin, milliyetinin sunduğu ucuz kesinliklerin ötesine geçip evrensellik idealinde ısrar eden entelektüel, hep marjinal kalmayı bir yoksunluk olarak değil, bir özgürlük, bir keşif süreci olarak yaşar.Entelektüel, eskiden olduğu gibi, toplumda bir uzlaşma oluşturacak genel simgeleri yaratan biri değil, bu simgeleri sorgulayan, kutsal sayılan gelenek ve değerlerin ikiyüzlülüğünü, ırkçılığını, cinsiyetçiliğini teşhir eden; hiçbir fikir ayrılığına tahammülleri olmayan kutsal metin gardiyanlarıyla mücadeleden çekinmeyen kişidir. Profesyonelleşmenin baskısı giderek artarken, amatör kalıp kamusal alanda yoksullar, yok sayılanlar, güçsüzler adına kendi görüşünü ve tavrını temsil etmekte ısrar eden bireydir entelektüel.Hiçbir kahramana ve siyasi hiçbir tanrıya inanmaz.

Edward Said

Filistinli Hıristiyan bir ailenin çocuğu olarak 1935’te Kudüs’te doğan Said, Kudüs ve Kahire’de eğitim gördü. On beş yaşında ailesiyle birlikte ABD’ye göç etti. Princeton Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Harvard’da master ve doktorasını tamamladı. Columbia Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nün doktora programında dersler verdi. Yale, Harvard ve Johns Hopkins üniversitelerinde konuk profesör olarak görev yapan Said uzun yıllar sürgündeki Filistin Ulusal Konseyi’nin üyesi olarak kaldı. Batı’da Filistin’in kendi kaderini tayin hakkını savunan hareketin sözcülüğünü yaptı ve FKÖ’yü terörizmle özdeşleştiren Batı basınını yazdığı birçok makale ve kitapla eleştirdi. Auerbach, Spitzer ve Curtius’un temsil ettiği hümanist filoloji geleneği, İtalyan tarihçi Vico’nun, Gramsci’nin ve Lukacs’ın tarihselciliği, Foucault’nun “arkeolojisi”, Fanon’un antiemperyalizmi, Marx’ın radikalizmi, Jonathan Swift’in hırçın polemikçiliği ve Yeni Eleştiri Okulu’nun aykırı ismi R.P. Blackmur’un eleştirel keskinliği birleşerek Said’in tüm yapıtlarına damgasını vuran özgün ve gerilimli bir doku oluşturur. Said, sadece metin üzerinde odaklanan eleştiri anlayışlarını ve Derrida kökenli yapıçözümcülüğü, uzmanlaşmış profesyonel kültürün bu alandaki yansımaları, dinsel çağrışımları olan bir hermetizm olarak görüp reddeder. Laik ve dünyevi eleştiri adını verdiği bir anlayışı savunur. Ona göre metinler kendi içlerine kapalı birer mikrokozmos değil; toplumsal ve kültürel dünya, yani bu dünya içinde gerçekleşen ve ona müdahale eden olaylardır. Bu dünyanın somut güç ilişkilerini kaale almadan bir metni anlamak mümkün değildir. Said bu güç ilişkilerine karşı sol radikal bir tavır alır. Etkili bir sosyalist partinin veya hareketin olmadığı ABD’de kendine Marksist adını takanların politik değil; akademik bir bağlılık beyan ettiklerini, bunun net sonucunun da hiçbir etkisi olmayan bir marjinalliğe sürüklenmek olduğunu düşünür.

Edward W. Said, 25 Aralık 2003’te, 67 yaşında, New York’da öldü.

TÜRKÇE’YE ÇEVRİLEN DİĞER YAPITLARI:

Joseph Conrad and the Fiction of Autobiography (1966), [Joseph Conrad ve Otobiyografide Kurmaca, Çev. Ferit Burak Aydar, Agora Kitaplığı, 2010]. Beginnings: Intention and Method (1975), [Başlangıçlar: Niyet ve Yöntem, Çev. Ferit Burak Aydar, Metis Yay., 2009]. Orientalism (1978), [Şarkiyatçılık, Çev. Berna Ülner, Metis Yay., 1999]. The Question of Palestine (1979), [Filistin Sorunu, Çev. Alev Alatlı, Pınar Yay., 1985]. Covering Islam (1981), [Medyada İslam, Çev. Aysun Babacan, 2008]. Performance and Criticism (1991), [Yazınsal Eleştiri: Söyleşiler, Çev. Salih Özer, Hece Yay., 2004]. Musical Elaborations (1991), [Müzikal Nakışlar, Çev. Gül Çağalı Güven, Agora Kitaplığı, 2006]. Culture and Imperialism (1994), [Kültür ve Emperyalizm, Çev. Necmiye Alpay, Hil Yay., 1998]. On Late Style (1999), [Geç Dönem Üslubu, Çev. Özge Çelik, Metis Yay., 2008]. Out of Place (1999), [Yersiz Yurtsuz, Çev. Aylin Ülçer, Metis Yay., 2014]. Parallels and Paradoxes (Daniel Barenboim’le 2002), [Paralellikler ve Paradokslar, Çev. Osman Akınhay, Agora Kitaplığı, 2006]. Freud and the Non-European (2003), [Freud ve Avrupalı Olmayan, Çev. Erol Mutlu, Aram Yay., 2004]. From Oslo to Iraq and the Road Map (2003), [Oslo’dan Irak’a ve Yol Haritası, Çev. Murat Uyurkulak, Agora Kitaplığı, 2005]. Culture and Resistance (2003), [Kültür ve Direniş, Çev. Osman Akınhay, Agora Kitaplığı, 2009]. Humanism and Democratic Criticism (2005), [Humanizm ve Demokratik Eleştiri, Çev. Osman Akınhay, Agora Kitaplığı, 2005].

edebiyathaber.net (18 Temmuz 2018)

Yorum yapın