Masthead header

Edebiyat ve siyaset tarihimiz için önemli kaynaklar

Mustafa Suphi’den Medenileştirme Vazifesi ile Namık Kemal ve Ziya Paşa’dan Rüya Can Yayınları etiketiyle yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Mustafa Suphi’nin sömürgeciliği tartıştığı metni Medenileştirme Vazifesi ile Namık Kemal ve Ziya Paşa’nın farklı tarihlerde yazdıkları ütopik Rüya metinleri bu ay Kısa Miras’ta.

Medenileştirme Vazifesi

Mustafa Suphi’nin, İtalya’nın Trablusgarp ve Bingazi’yi işgali üzerine 1912’de kaleme aldığı ve Türkçede sömürgecilik üzerine yazılmış temel metinlerden biri olan Medenileştirme Vazifesi‘ni (Vazife-i Temdin) yazarın iktisada dair iki makalesiyle birlikte sunuyoruz.
 
Avrupalıların uzak beldelerdeki hareketlerini ve teşebbüslerini anılan medeniyet veya medenileştirme vazifesi namına hesap edecek olursak, sonuçta beklenmeyen ve pek aksi bir neticeye ulaşırız. 15. asırdan 18. asra kadar, esasen Avrupa kavimlerinin ahlaki mahiyetlerinden “servet kazanmak için her şeyi yapmak” düsturundan başka bir şey beklenemez; onun için, keşfedilen arazi ahalisini kendi menfaatleri namına her surette kullanan, onları maddeten ve ahlaken her surette zarara uğratan ilk istilacılar, medeni bir vazife değil, zulüm ve vahşetten başka bir şey yapmamışlardır.
 
 #edebiyatımızınmirası #avrupa #sömürgecilik #afrika #sanayileşme
 
Çevrimyazı ve günümüz Türkçesine Uyarlayan: Remzi Demir
Dizi: Kısa Miras
Tür: Deneme
Sayfa sayısı: 56
Fiyat: 12 TL  
 
MUSTAFA SUPHİ, 1882’de Giresun’da doğdu. Kudüs, Şam ve Erzurum’da ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra, önce İstanbul’da hukuk, sonra Paris’te siyasal bilgiler okudu. Paris’te dönemin düşünürlerini takip etti, ayrıca Tanin gazetesinin muhabirliğini yaptı. İstanbul’a döndükten sonra hukuk ve iktisat dersleri verdi, çeşitli gazetelerde yazılar yazdı. Fransa’dayken dahil olduğu İttihat ve Terakki’den 1912’de ayrıldı. 1913’te Sinop’a sürüldü. 1914’te Rusya’ya kaçtı, bu yıllarda komünizmle tanıştı. Devrimden sonra bir süre Sovyetler’de görev yapan Mustafa Suphi, arkadaşlarıyla birlikte 10 Eylül 1920’de, Bakü’de Türkiye Komünist Fırkası’nı kurdu. Milli Mücadele’ye katılmak için bir grup askerle Anadolu’ya geldi, Bolşevik yanlısı düşünceleri tepkiyle karşılandı. 28 Ocak 1921 gecesi, Trabzon’dan Sovyetler’e geri gönderilmek istendi. Bindiği teknede, on dört yoldaşıyla birlikte katledildi.
 
Rüya

Edebiyatımızın iki dev ismi Ziya Paşa ve Namık Kemal’in farklı dönemlerde yazdıkları bu iki “rüya” metni, dönemin zor şartlarında ülke için bir çıkış yolu arayan Osmanlı aydınının ütopyalarına dair iki önemli kaynak.
 
Mademki Devlet-i Âliye dahi Avrupa familyasından sayılmaktadır, bütün âleme muhalif olarak bizim bu halde bekamız imkân dahilinde olamaz. Millet meclisi, dokunsa dokunsa vekillerin bağımsızlıklarına dokunur. Zira o zaman her şeyi istedikleri gibi yapıp sonra, “Ne yapalım, padişah böyle yaptı,” diyemezler, o zaman keyifleri istediği kadar Avrupa’dan borçlanmayla yağma edemezler, o zaman canları istedikleri kadar ahaliye vergi ve rüsumat yükletemezler, o zaman istediklerini tekrar muhakemesiz görevinden alıp ve sürgüne gönderip huzurunuzda birtakım yalanlar söyleyerek takdir ve ikbale mazhar olamazlar. Çünkü bunlardan her biri millet meclisinde mesul tutulurlar.
 
#edebiyatımızınmirası #ütopya #osmanlı #meşrutiyet #batıcılık #saltanat
 
Çevrimyazı ve günümüz Türkçesine Uyarlayan: Remzi Demir
Dizi: Kısa Miras
Tür: Deneme
Sayfa sayısı: 72
Fiyat: 13 TL  
 
ZİYA PAŞA, 1825’te İstanbul’da doğdu. Sadaret Kalemi’nde ve sarayda çalıştı. Kıbrıs’ta ve Amasya’da mutasarrıf olarak bulundu. Meşrutiyet isteyen Yeni Osmanlılar Cemiyeti üyesi olduğu için 1867’de Avrupa’ya kaçtı. Londra’da Namık Kemal’le Hürriyet gazetesini çıkardı. Namık Kemal ve Şinasi’yle birlikte, Batılılaşma meselesinin ülkede tartışılması için çaba harcadı. I. Meşrutiyet’in ardından maarif müsteşarı olarak memuriyete döndü. Konya ve Adana valiliklerinde bulundu. Eserleriyle, edebî tartışmalarıyla ve politik tutumuyla birinci dönem Tanzimat edebiyatının en önemli isimlerinden biri olmuştur. Terkib-i bend ve terci-i bend türünde edebiyatımızın en parlak eserlerini veren Ziya Paşa, vali olarak bulunduğu Adana’da 1880’de öldü.
 
NAMIK KEMAL, 1840’ta Tekirdağ’da doğdu. Tanzimat döneminin en önemli fikir ve edebiyat insanlarındandır. Çocukken özel bir eğitim alan Namık Kemal, Kars ve Sofya yıllarından sonra 1857’de İstanbul’a geldi. Bu yıllarda Şinasi’yle tanıştı ve Tasvir-i Efkâr‘da yazmaya başladı. 1867’de Ziya Paşa’yla birlikte Paris’e gitti. Londra’da Hürriyet gazetesini çıkardı. 1870’te İstanbul’a döndü ve İbret gazetesini çıkardı. Memuriyetle Gelibolu’ya gönderildiyse de kısa süre içinde azledilerek İstanbul’a çağrıldı. Vatan yahut Silistre‘nin Gedikpaşa Tiyatrosu’nda temsil edilme­sinden sonra toplumda oluşan heyecandan çekinen Osmanlı yönetimi, Namık Kemal’i Magosa’ya sürdü. Sultan Abdülaziz’in ölümünden sonra, 1876’da İstanbul’a döndü. Edebiyatın birçok türünde eser veren ve kendinden sonraki kuşaklarda önemli etkiler bırakan, “vatan şairi” Namık Kemal, 1888’de Sakız adasında öldü.

edebiyathaber.net (27 Mayıs 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r