
Peter Ackroyd’un kaleme aldığı, Viktorya döneminin toplumsal eşitsizliklerini ve kendi sarsıcı çocukluk travmalarını ölümsüz eserlere dönüştüren Charles Dickens’ın bugüne dek yazılmış en derinlikli biyografisi, yazarın bizzat gözden geçirdiği metinle Ulaş Apak çevirisi ve Alfa Yayınlar etiketiyle ilk kez Türkçede okurlarla buluşuyor.
Tanıtım metninden
Ackroyd‘un çalışmasını benzersiz kılan temel unsurlardan biri de Dickens‘ın yaşam deneyimleriyle eserleri arasındaki o kopmaz bağı tüm çıplaklığıyla kurmasıdır. Oliver Twist‘teki kimsesiz çocuğun, David Copperfield‘daki fabrikada çalışan çocuğun ya da Küçük Dorrit‘teki hapishane imgelerinin yazarın kendi acı dolu çocukluk anılarından nasıl doğrudan beslendiği adım adım gösteriliyor. Dickens‘ın romanlarındaki yetimlerin, kayıp çocukların ve merhametsiz bürokrasi eleştirilerinin, aslında onun kendi içsel yaralarının bir yansıması olduğu çarpıcı örneklerle vurgulanıyor. Kitap, yazarın yoksulluk, adaletsizlik, kentleşmenin yarattığı sefalet ve sınıf eşitsizliği gibi bugün hâlâ yakıcılığını koruyan evrensel meseleleri modern dünyayla nasıl güçlü bir şekilde konuştuğunu kanıtlıyor. Bu yönüyle biyografi, sadece Dickens hayranlarına ve edebiyatseverlere değil; edebiyat tarihi, İngiltere tarihi, biyografi, kültür tarihi ve toplumsal sosyoloji okurları açısından da muazzam bir değer taşıyor.
ALFA Yayınları etiketiyle tüm seçkin satış kanallarında raflardaki yerini alan Türkçe baskıyı özel kılan çok kıymetli yayıncılık detayları bulunuyor. Okura sunulan bu metin, kitabın 1990 tarihli ilk baskısı üzerinden değil, bizzat yazar Peter Ackroyd tarafından gözden geçirilip kısaltılarak yayına hazırlanan 2002 tarihli güncel baskısı temel alınarak Türkçeye kazandırılmıştır. Victoria and Albert Museum, Mary Evans Picture Library, National Portrait Gallery ve Dickens House Museum gibi saygın kurumların arşivlerinden özenle seçilmiş fotoğraflarla görsel bir zenginlik de sunan eser, dönemin ruhunu adeta sayfalarına kazıyor. Kapsamlı bir önsöz, zengin bir dizin, çevirmen ve editör notlarıyla desteklenen bu benzersiz çalışma, Viktorya dönemi İngiltere’sini ve onun mimarını her yönüyle keşfetmek isteyen okurlar için vazgeçilmez bir başucu kitabı niteliğinde.
İngiliz yazar ve eleştirmen Peter Ackroyd, biyografi türünde bir dönüm noktası olarak kabul edilen bu çalışmasıyla, Dickens’ın ölümsüz romanları ile yaşamının nasıl da iç içe geçtiğini, bu romanların bizzat yaşadığı sokaklarda nasıl da şekillendiğini anlatıyor. Yazar, bu devasa dehanın çelişkilerle dolu dünyasını incelerken, hayat dolu mizacına eşlik eden o karanlık saplantıları, kayıp hissini ve bitmek bilmeyen özlemleri gözler önüne seriyor. Bu kitapta, örnek bir aile babası gibi görünen ama kimileyin suç dünyasının dehlizlerinde tekinsiz maceralara atılan bir yazarın “çifte hayatı” dürüstçe masaya yatırılıyor. Edebiyat tarihçiliği ve romancılık yeteneğini harmanlayıp kuru bir anlatının ötesine geçen Ackroyd, edebi sahanın o görünmez köprülerini gün yüzüne çıkarırken okuru en merak edilen çağlardan birinde büyüleyici bir yolculuğa davet ediyor.
“Şimdiye kadar yazılmış diğer Dickens biyografilerini açıkça gölgede bırakıyor.” –Anthony Burgess
“Dickens’ı bir saniyeliğine de olsa sevmiş veya okumuş herkes için kesinlikle vazgeçilmez bir başvuru kaynağı.” –P.D. James
“Charles Dickens hakkında şimdiye kadar okuduğum en iyi biyografi. Baştan sona kusursuz bir çalışma. Ackroyd, Dickens üzerine yapılan önceki çalışmaların fersah fersah üzerine çıkıyor.” –Robert Nye

















