Masthead header

Edebiyat dünyasının acı kaybı

İsrail’in ileri gelen yazarlarından ve İsrail ile Filistinliler arasındaki barış savunucularının en önemlilerinden Amos Oz, 79 yaşında kanserden vefat etti.

Yazarın en fazla ilgi gören eserleri arasında 2002 tarihli otobiyografik romanı “Aşk ve Karanlık”da bulunuyor. Roman, 2015 yılında Natalie Portman tarafından sinemaya uyarlanmış, ünlü oyuncu filmi hem yönetmiş hem de başrolünde oynamıştı.

Amos Oz, İsrail-Filistin sorununda iki devletli bir çözüme destek verdiği için bazılarınca hain ilan edilmiş, ünlü yazar bunu “bir şeref nişanı” gibi taşıdığını söylemişti.

Amos Oz’un ölümünü kızı, tarihçi Fania Oz-Salzberger twitter’dan duyurdu: “Sevgili babam sevenleri yanındayken, huzur içinde uyurken kanserden vefat etti. Lütfen mahremiyetimize saygı gösterin. Yorum yapamayacağım. Sevenlerine teşekkürler.”

Amos Oz aralarında İsrail Ödülü, Almanya Heinrich Heine Ödülü, Fransa Onur Nişanı ve Amerika Bilim ve Sanat Akademisi üyeliği de bulunan birçok ödüle layık görülmüş olan, İsrail’in en çok okunan ve bilinen yazarlarından biriydi. Kitapları 45 dile çevrilen yazarın adı sıklıkla Nobel Edebiyat Ödülü için de geçiyordu.

Amos Oz, Amos Klausner adıyla 1939’da, birçok eserine sahne olan Kudüs’te dünyaya geldi. İlk çıkışını yaptığı 1968 tarihli “Michael ile Hannah”romanını bir kibutzda çalışırken yazdı ve 1950’lerin Kudüs’ünde yaşayan bir kadının aşk ve evliliğini anlattı.

İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, yazarın Aşk ve Karanlık adlı eserine atıfta bulunarak şunları ifade etti: “Bir aşk ve ışık masalıydı, şimdiyse büyük bir karanlık. Huzur içinde yat sevgili Amos. Bize çok şey kattın.”

BBC yapımcısı Gidi Kleiman, twitter’dan yayımladığı mesajında, “Kızının tweet’inden öğrendiğimize göre İsrail’in en büyük yazar ve düşünürlerinden Amos Oz bugün vefat etmiş. Özgür İsrail’in ve Filistinlilerle barış arayışının sesiydi. Kendisiyle birkaç kez röportaj için görüşmüştüm, çok etkileyici ve büyüleyici biriydi.” dedi.

Gazeteci yazar Jonathan Freedlandise Oz’un”adil bir İsrail isteyenlerin, komşularıyla barış içinde yaşamak isteyenlerin kılavuz ışığı” olduğunu ifade etti.

Amos Oz, Filistin devletinin kurulmasını eskiden beri savunuyordu ve 1996 tarihli bir söyleşide, barışı tesis etmenin tek yolunun “sancılı bir uzlaşmadan” geçtiğini söylemişti.

2016 yılında katıldığı bir BBC programında ülkesinde fikirlerine gösterilen tepkilerle ilgili olarak, “Hayatımın birçok evresinde defalarca hain olarak anıldım. Tarih, zamanının önünde olan ve çağdaşları tarafından hainlikle suçlanan birçok insanla, kadın ve erkekle doludur. Bence ben bu harikulade gruba dahilim.”

Son yıllarda Oz, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun politikalarını eleştiriyor, hükümetin faaliyetlerini “aşırıcılığın artması” olarak nitelendiriyor ve İsrail’in yurtdışındaki etkinliklerini protesto ediyordu.

BBC’deki programda “Çizgiyi nasıl çektiğimi söyleyeyim” demişti Amos Oz. “İnsanlar İsrail’e kötü dediklerinde, bir dereceye kadar onlara katılırım. İsrail’e şeytanın vücut bulmuş hali dediklerinde takıntılı olduklarını, divane olduklarını düşünürüm ama yine de bunu meşru bulurum. Ancak İsrail’in ortadan kalkması gerektiğini söylerlerse, işte burası anti-siyonizmin bitip anti-semitizmin başladığı yerdir.”

Kaynak: BBC

Çeviren: Onur Çalı

edebiyathaber.net (31 Aralık 2018)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r