Didem Bayındır’ın hazırlayıp sunduğu ve Apaçık Radyo’da yayımlanan Dünyayı Çevirenler’in yeni konuğu Berrak Göçer.

Jane Austen, İngiliz edebiyatının en büyük kalemlerinden biri. Küçük bir taşra dünyasından yola çıkıp insan doğasına dair evrensel özellikleri ele aldı. Romanları, 18. yüzyılın ahlak dersi veren anlatılarıyla 19. yüzyılın gerçekçiliği arasında bir köprü gibi. İronik. İroniyi elden bırakmadan karakterlerin iç dünyasına sokuluyor, en sıradan ayrıntılardan büyük meseleler çıkarıyor. “Gurur ve Önyargı”da aşkla sınıf arasındaki gerilimi Elizabeth Bennet ve Mr. Darcy üzerinden anlatır; Emma’da insanın kendini ve başkalarını yanlış okumasını mizahla işler; Mansfield Park’ta ise ahlak, sınıf ve vicdan meselelerini daha girift bir zemine taşır. Büyük tarihsel olaylara hiç dokunmadan, balo salonları ve ev içi mekânlar üzerinden iktidarı, parayı, cinsiyet rollerini sakin ama vurucu bir dille tartışır.
Austen’in edebiyat tarihindeki yeri Leavis’in “Büyük Gelenek” fikrinde de somutlaşır: George Eliot’tan Henry James’e, Conrad’a uzanan hat. Austen’la birlikte roman artık sadece olay anlatan bir eğlence değil, insan bilincini sabırla, şefkatle ve ironiyle yoklayan bir sanat haline geldi. Nasıl ki Shakespeare insan doğasının çelişkilerini tiyatro metinlerinde, Dickens toplumun geniş panoramasını romanda yakaladıysa, Austen küçücük bir dünyanın içinde ruhun çeşitliliğini gösterdi. Dolayısıyla Austen “aşk romanları” yazan bir klasiğin ötesinde, o büyük gelenek içinde, insanı hem gülünç hem trajik hem bencil hem değişebilir bir varlık olarak ortaya koyan yazarlardan biri oldu.
Dünyayı Çevirenler’de bugün “Gurur ve Önyargı”nın çevirmenlerinden Berrak Göçer’le Jane Austen konuşuyoruz. Edebiyat, kadın, özgürlük, Woolf ve nicesini dinlemek isteyenler bugün ve önümüzdeki hafta salı günü saat 15.30’da Dünyayı Çevirenler’de bize eşlik edebilir.
Programı dinlemek için >>>

















