Masthead header

Çok satan bir roman yazmanın gizli formülü var mı?

 

Elif Şafak’ın romanları niçin satış rekorları kırıyor? Da Vinci Şifresi’yle ortalığın tozunu attıran Dan Brown’ın kazandığı inanılmaz şöhretin sırrı ne? Harry Potter’ın elektrik parasını bile ödemeyecek kadar yoksul olan yazarı J.K. Rowling nasıl dünyanın en zengin kadını oldu? Neden bu yazarların her yazdığı ilgi görüyor?

Doğan Kitap Gene Yayın Yönetmeni Deniz Yüce, Artemis Yayınları Yayın Koordinatörü Ilgın Sönmez Toydemir, Epsilon Genel Yayın Yönetmeni Meltem Erkmen ve yazar Demet Altınyeleklioğlu, çok satan kitaplar yazmanın püf noktaları olup olmadığını anlattı.

Günümüzde birçok kişi, televizyonu, bilgisayarı ve sinemayı kitaplara tercih ediyor. Bir çeşit zihin tembelliği söz konusu; entelektüel çaba gerektiren ciddi kitaplar birkaç istisna dışında okumuyor. Öte yandan Dan Brown, J.K. Rowling, Stephen King, Stieg Larsson, Adam Fawer, Stephenie Meyer, Paulo Coelho, Jean-Christophe Grangé, Umberto Eco gibi yazarların tüm romanları tüm dünyadaki gibi Türkiye’de de çok satıyor.

Anlaşılan, birçok başka üründe olduğu gibi çok satanlarımızı da Batıdan ithal ediyoruz. Elif Şafak’ın hem edebiyat lezzeti taşıyan hem de Mevlana gibi büyük bir şairin hayatına dair ciddi bilgiler içeren Aşk adlı romanı gibi satış rekorları kıran şanslı kitaplarsa bir elin parmaklarını geçmiyor.

Ve bizim çok satan edebiyatçılarımız, arada sırada göze çarpan şaşırtıcı tesadüfler bir yana bırakılırsa; Orhan Pamuk, Elif Şafak, Ayşe Kulin, Ahmet Ümit, Tuna Kiremitçi ve gazeteciliğe başladığından beri edebiyatı unutmuş görünen Ahmet Altan’dan ibaret gibi görünüyor.

Bu arada yazmak hâlâ erkek egemenliğinde sayılsa da, kadın yazarların sayısının her geçen gün artması sevindirici bir gelişme.

Öte yandan popüler romanlar yayınlayan Artemis Yayınları’nın yöneticisi Ilgın Sönmez Toydemir’e göre, yayıncıların gözbebeği kuşkusuz kadın okurlar: “Sebepleri araştırılabilir elbette ama bana göre kadın duygusal tatmin ararken, erkek eylem istiyor.

Bu yüzden günlük hayatında aradığını bulmakta zorlanan kadınlar, çıkışı sinemada, müzikte, romanda arıyor. Erkek ise sıkıntısını, eve kapanıp kitap okumak yerine arkadaşlarıyla maç seyrederek, politika ve futbol konuşarak, hatta dağa çıkarak, balık avlayarak, daha sık sevişerek gideriyor.”

Bütün bunlardan yola çıkarak çok satan bir kitap yazmanın püf noktaları olup olmadığını öğrenmeye karar verdik. Ve çok satan kitaplar da yayınlayan üç büyük yayınevinin yöneticileriyle konuştuk… İşte çok satan bir kitap yazmanın altın formülleri var mı sorusunu yönelttiğimiz yazar Demet Altınyeleklioğlu’ndan ve yayınevi yöneticilerinden öğrendiklerimiz…

Kumarda olduğu gibi yazarken de risk alın

Demet Altınyeleklioğlu (Moskof Cariye Hürrem romanının yazarı)

Erkekler biraz okuma tembeli. Onlar için tarihi romanların daha fazla şansı var. Bir kere tarihe meraklı erkekler, ana karakterin cinsiyeti ne olursa olsun o kitaba ilgi gösteriyor. Hem tarih dağarcıkları gelişiyor, hem macera dürtüleri kışkırtılıyor. Kimbilir bir kısmı da belki kadınları daha iyi tanımak için okuyordur. Çok satan birkaç kitabın yazarıyım ama özel bir formülüm yok. Yazdığınız kitabın türü ne olursa olsun kendi duygularınızı katabilmeli, yarattığınız karakteri gerektiğinde ruhuna bürünebilecek kadar iyi tanımalısınız. Yazmak da hayat gibi bir çeşit kumar sonuçta. yine de size som altından bir kural verebilirim: Uçmayı başarabilecek kadar çok hayal etmeli, ama yeniden iki ayağınızın üzerine konabilecek kadar da mantıklı olmalısınız.

Hayat üzerine formüller ilgi çekiyor

Deniz Yüce (Doğan Kitap Genel Yayın Yönetmeni)

Çok satan bir kitap yazmanın formülü yok. Ama bazı tavsiyelerim var: Yazmadan önce okumak, okumak, okumak… Sonra da içinden geldiği gibi yazmak… “Yazmadan yapamıyorum” diyen yazarlar olmalı. Okur, kendini kahramanın yerine koyabildiği, mekanı ve atmosferi zihninde canlandırabildiği hikayeler istiyor ve dil oyunlarından ziyade kolay takip edilecek cümleleri yeğliyor. Galiba biraz da hayat üzerine formüllere ihtiyaç duyuyor. Mutlu olmanın yollarını gösteren kitapların çok satmasının sebebi bu. Öte yandan okurun yüreğine dokunmak şart. İnsanların yüreğine dokunan birçok hikaye yeterinci iyi pazarlanmadığı için kıyıda köşede unutuluyor.

Matematik ve ekonomi bilgisi şart

Ilgın Sönmez Toydemir (Artemis Yayınları Yayın Koordinatörü)

Çok okunmak isteyen biri, önce kitap kurdu, sonra dil ve hikaye cambazı olmalı. Psikolojiden ve sinemadan anlamalı. Matematik ve ekonomi yönü güçlü olmalı. Ekonomi duygusu olmayan biri, hikayesini gereksiz karakter ve ayrıntılarla doldurur. Matematik duygusu olmayan biri ise anlatır da anlatır… Bence müzik ve mimari bilgisi de gerekli. Romancı için ‘bulmak’ önemlidir. O özü bulduktan sonra yazar romanını bir ayda da yazar, üç yılda da… Yazar adaylarına şunu da tavsiye ederim: Yazdıklarınızı güvendiğiniz birine okutun. Gözlerine bakın. Gözleri parlıyorsa, tamamdır. Sadece şöhret ve para hayalleri kurarak yazmaya çalışan, 50 adet A4′ten sonra Marquez kesilen tiplerin hiçbir şansının olmadığının altını kalın kalın çizmek isterim.

Okurun özlemlerine seslenen kitaplar satıyor

Meltem Erkmen (Epsilon Genel Yayın Yönetmeni)

“Nasıl bir kitap yazarsam çok satar?” sorusunu soran bir yazarın başarılı olabileceğine inanmıyorum. Çünkü çok satan kitap yazabilmek çok başka bir yaratıcılık ve sezgi istiyor. Eğilimleri hissetmek, özlem ve beklentilere hitap etmek, sonra da bunları okuyucunun beynine ya da yüreğine dokunacak biçimde kaleme almak gerek. Alacakaranlık dizisinin yaratıcısı Stephenie Meyer’in başarısı burada gizli. Aşk kavramının içi o kadar boşaltılmış, tutkulu ve güçlü bir aşka özlem o kadar artmıştı ki, Meyer romanlarıyla böyle aşkların hâlâ yaşanabileceğini gösterdi, hatta okurlarına “Keşke vampir sevgilim olsa” dedirtti.

Yazan Gülenay Börekçi – egoistokur.com (2 Mart 2012)

Ç o k   O k u n a n l a r