Öykü

Öykü

Öykü: Özür | Orkun Kumkale

Büyük bir bankanın operasyon merkezinde çalışıyordum. Bankanın iç işlerinin yürütüldüğü o uzun, göğü delen cam binada. Burada, ne hesaplar dönerdi, ...

Öykü

Öykü: Zamansız | Oğulcan Taflan

“Bir şeyler kırılıyordu, bir şeyler kırıldı. Kendini -nasıl demeli?- dayanaklı hissetmiyorsun artık: sana bugüne kadar güç veren –öyle sanıyordun, öyle ...

Öykü

Öykü: Baran ile Ömer | Ahmet Kalkan

Bir gün görüşmek umuduyla… Baran daha 3 yaşındaydı, Kobra dedikleri kamuflaj giydirilmiş 3 araba toprak köy yolunu tozu dumana katıp ...

Öykü

Öykü: Barbili terlik | Derya Yaşa

Ayağımdaki  süngerimsi yumuşak plastik bir malzemeden yapılmış  “tokyo” denilen çapraz bantlı terliklerime bakıyorum. İçe bastığım için topuk kısmının bir tarafı ...

Öykü

Öykü: Çekmecemdeki kirli çamaşır | Yeşim Günay

Son kez sahnedeydi. Ayaklı kırmızı çelenklerin önündeki musalla taşının üstünde. Tahta kundak içinde, boylu boyunca. Sağındaki ve solundakinin geniş kenarında ...

Öykü

Öykü: Var olmayan renkte var olan kelebekler I Yılmaz Sarı

Tepeden aşağı kendi uydurduğum ve her söylediğimde komik bulduğum bir ezgiyle inmeye başladım. Sözlerini kimseye söylemiyorum ki sadece ben gülebileyim, ...

Öykü

Öykü: Dodo | Tuba Susoy

“Noldu senin iş, haber var mı? Ev sahibi kirayı istedi bugün, daha fazla bekleyemezmiş… Duyuyor musun sen beni?” O andan ...

Öykü

Öykü: Kimsesizlik | Irmak Erkan

Yalnız yaşamayı pek çok insan beceremez. Sıkılır. Oysa insan pekâlâ kendi kendine yeter.  Azıcık çaba gösteren herkes tek başına eşsiz, ...

Öykü

Öykü: Kiler | Berke Atabey

Sevgili Rüya, Aklından geçenleri biliyorum. Ne kadar yalnız ve bu dünyaya yabancı hissettiğini. Büyümek de biraz yalnızlaşmak ve yabancılaşmak sanırım. ...

Öykü

Öykü: Bay A’nın paltosu | Umut Sami Yılmaz

Yalnız kaldığım çokça zaman içinde, sözgelimi böyle karlı bir akşamda bir yerden bir yere yürürken insana, doğaya dair birtakım kavramları ...

Öykü

Öykü: Araba | Hasan Hüseyin Akkaş

Arabayı servise teslim ettim, bekleme salonuna geçtim. Salonda dört kişi vardı ve ayrı ayrı iki masanın çevresine oturmuş konuşuyorlardı. Önlerinde ...

Öykü

Öykü: Gölde | Nilgün Çelik

Ahşap binanın içinde bir uğultu vardı. Üst kattakiler alt kata, alt kattakiler üst kata evraklarla koşturuyor, titreyen ellerindeki telefonla bir ...