Masthead header

Bir kedinin gözünden hayat | Esra Karadoğan

Selam, Ben Kitty, isminden de anlaşılacağı üzere bir kedinin hikâyesi. Alman yazar Mirjam Pressler çocuk ve gençlik kitapları yazıyor, hatta pek çok ödülü var, bunlardan bazıları Oldenburger Gençlik Kitapları Ödülü, Alman Kitap Ödülü ve Alman Gençlik Kitapları Ödülü.  Selam, Ben Kitty, yazarın okuduğum ilk kitabı, kedilerle ilgili olması dikkatimi cezbetti. Genç Timaş’tan çıkan Selam Ben Kitty’yi Ebrar Karadeniz çevirmiş.

Olay örgüsü, Kitty isimli kedinin gözünden anlatılıyor. Bir kedinin yaşadıklarını birinci tekil şahıs olarak aktarmanın bazı zorlukları var. Kedi gibi düşünmek, olayları onun dilinden aktarmak zaman zaman gerçekçiliğin yitirilmesine sebep oluyor. Sonuçta bu bir kurgu ve Kitty’nin bile tam olarak hatırlamadığı bebeklik çağından başlıyor. Kim ilk çocukluk anılarını net bir şekilde hatırlayabilir? Kitty de tam olarak hatırlayamıyor, ama çok iyi hatırladığı, hiç unutmadığı şeyler de var. Bunlardan biri de ablası Kassandra, diğeri ise Emma’nın onu sahiplenmesi. Yazar burada bebekliğin verdiği bulanıklığı okura iyi yansıtsa da sonraki kısımlarda karakterin aktarımı daha doğal geliyor.

“Bilge biri dünyayı ve canlıları benimsemekle kalmaz, ayrıca onları en ufak dürtülerine kadar anlayabilir ve doğru sınıflandırabilir. Başkalarının en düşündüğünü ve hissettiğini bilir. Bilgelik, neyin önemli olduğunu bilmek ve önemsiz şeylere kafa yormamak demektir, demişti Emma. Yaşamak ve yaşatmak, sevmek ve sevdirmek.”

Kitty’nin farklı bir özelliği var, böyle bir kitapta olmasını beklediğimiz üzere insanları anlayabiliyor fakat sadece bu değil, Emma ona kelimeleri ve anlamlarını öğretiyor, Kitty şiir yazabiliyor. Kitabın başlangıçtaki dili Emma ile bu iletişimlerinden dolayı daha şiirsel. Kitabın başında bir hayvan olsaydı kedi olmak istediğini söyleyen yazar Mirjam Pressler, kitapta bunu kısmen gerçekleştirmiş. Bir kedi bedenine bir yazar yüklemiş. Kitty kelimelerin anlamları üzerine düşünüyor bol bol.

Maalesef Kitty için işler her zaman iyi gitmiyor. Yavruyken hasta olmaktan, yalnız kalmaktan Emma’nın onu sahiplenmesiyle kurtulur. Beraber mutludurlar. Emma ile her şeyi paylaşırlar, bir evi, yalnızlıklarını ve şiirlerini. Fakat Emma’nın sağlık durumunun kötüleşmesiyle Kitty evde yalnız kalır. O zamana kadar ev kedisi olarak büyüyen Kitty, sokaklar için hazır mıdır?

Kitty, karşılaştığı kediler ve insanlara, yaşadığı olaylara farklı gözlerle bakan bir karakter. Emma’nın hastalığı onu yeni arkadaşlar bulmaya itiyor. Sokaktaki arkadaşları ondan biraz farklı, Bruno, Flecki ve Anusch, onlar sokakta yaşamanın ne demek olduğunu daha iyi biliyorlar. Kitty bir şekilde sokaklarda yaşamaya adapte oluyor, arkadaşlarının da desteğiyle tabii ki. Bu süre boyunca yaşadığı zorluklarla yeni şeyler öğreniyor.  

“Sustu. Ben de sustum. Bir kırlangıç uçtu yanımızdan, bir diğeri onu takip etti. Ne hissedeceğimi bilemiyordum, tuhaf bir şekilde içim bomboştu. Yaşlanmış olan Emma’yı düşündüm, aynı zamanda Bruno’nun kendi hakkında konuştuğuna dair bariz bir his vardı içimde. Ölüme o kadar yaklaşmış mıydı?”

Yazar başta bir kedi severin gözünden kaçmayacak ufak bir hata yapmış, kedilere kakaolu süt vermek pek de onlar için iyi bir şey değil. Fakat sonrasında bu tarz bir hataya rastlamadım. Kitap boyunca Kitty’nin yaşamı bundan sonra ne olacak merak ediyorsunuz.  Kitty zamanında annesinden ayrılmıştı, sonra Emma’dan ayrılmak zorunda kaldı, bazen annesini, bazen Emma’yı özlüyor. Kedilerle ilgili bir çocuk kitabının belki sadece kedilerin oyunları ve afacanlıklarıyla olmasını beklersiniz, Selam, Ben Kitty, biraz farklı bir kitap. Kitty ile hayat, hastalık, yalnızlık, göç etmek ve ölüm üzerine düşünüyorsunuz. Kitty bazen açıkça bazen de masumane insanları da eleştiriyor.

Kitty, bazen dışarıdan bazen kedi gözleriyle olanları aktarıyor. İnsan dünyası ve kedi dünyasındaki benzerlikler ve farklılıklar ona ilginç geliyor. Kitty’nin yazdığı son sözle bu kitabın bir mesajı da olduğunu anlıyorsunuz. Yavru kedileri sevmek, sahiplenmek insanlar için çok daha kolay geliyor fakat yetişkin kedilerin de yuvaya ihtiyaçları olduğunu, sokakların onlar için düşünüldüğü kadar kolay olamayacağını söylüyor Kitty. Bir hayvana yuva açmanın insanların hayatını değiştirdiğini söylerler, asıl o hayvanın dünyasını değişiyor ve çoğu zaman o hayvanın buna çok ihtiyacı oluyor. Selam ben Kitty, çocukların hayvanlara bakış açısını geliştirecek, onlarla empati yapmalarını sağlayacak bir kitap, özellikle insanların hayvanlara yaptıkları acımasızlıklara daha fazla şahit olduğumuz şu günlerde hem çocuklara hem de yetişkinlere belki gözlerini açmalarına yardımcı olur, en azından ben bunun bir başlangıç olacağına inanıyorum.

edebiyathaber.net (27 Ağustos 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r