Masthead header

Beşinci şampiyon Bursaspor | Serkan Parlak

“Bursaspor’un kuruluşu, Birinci Lig’e ilk çıkışı, Türkiye Kupası ve İntertoto zaferleri, küme düşme sınırında geçen yıllar, nihayet İkinci Lig’e düşüş. Ve diriliş… Uludağ Üniversitesi’nde öğretim görevlisi Memet Zencirkıran, Türk futbol tarihini değiştiren Bursaspor’un şampiyonluk öyküsüyle birlikte, kuruluşundan bu yana Bursaspor’un tarihini ve tarihine tesir eden bütün önemli kişilikleri anlatıyor.”

50’li yıllarda Bursa’da güçlü bir amatör lig alt yapısı bulunuyordu. 1959 yılında İstanbul, Ankara ve İzmir takımlarından Profesyonel Türkiye 1. Ligi, 1963 yılında ise Profesyonel Türkiye 2. Ligi kuruldu. Bursaspor 1963’te imzalanan protokolle dönemin önemli amatör kulüplerinden Akınspor, Çelikspor, Pınarspor, Acar İdmanyurdu ve İstiklal kulüplerinin birleşmesiyle oluştu. “Daha sonra armanın ne olacağı tartışıldı. Yapılan toplantıların ardından alt kısımda kulübün isminin yazıldığı, Uludağ’ın resmedildiği orta kısmın hemen altında kuruluş yılı olan 1963 rakamı ve en üst bölümde de birleşen kulüplerin renkleri ile beş adet yıldızdan oluşan bir arma ortaya çıktı. Ancak ilerleyen günlerde ekonomik güçlükler ve fikir ayrılıkları nedeni ile birleşme hazırlıkları yavaşladı. Bunun üzerine Orhan Şeref Apak hemen Bursa’ya geldi ve dönemin Valisi Fahrettin Akkutlu ile birlikte yaptığı temaslar sonucunda bu beş kulübün birleşmesi kesinleşti. Ardından elli bin lira teminat mektubu ile taahhütte bulunularak Bursaspor’un 2. Milli Lig’e alınması için Federasyon’a resmen müracaat edildi. Bu müracaatın kabul edilmesi ile birlikte 1 Haziran 1963, Bursaspor’un kuruluş tarihi oldu.” (dergibursa)

1963 ve 1971 yılları arasında Bursaspor gönüllerde hoş bir sada bıraktı. 60’lı yıllarda futbol takımının yapılanmasında yarı amatör, yarı profesyonel bir tarz benimsendi. Takım yarı amatör, yarı profesyonel futbolculardan oluştu. Bu dönemde futbolculuk henüz profesyonel bir meslek değildi. Giderlerin karşılanması için yardım kampanyaları, piyango çekilişleri düzenlendi. Takımın kötü gittiği dönemlerde sıkıyönetim uygulamaları bu dönemde başladı. Bu yıllarda iki gün arayla arka arkaya yapılan deplasman maçları nedeniyle futbolcular sıklıkla sakatlanıyordu. Dönemin futbol seyircisi küfür, şiddet ve saldırganlık gibi özellikleriyle ön plandaydı. 60-70 ve 80’li yıllarda sadece Bursa’da değil öteki şehirlerde de seyircilerin çıkardığı olaylar söz konusuydu. Futbolculara ve rakip takım taraftarlarına, araçlarına özellikle taş ve ayvalarla saldırılar düzenliyordu.

Kitabın ilk bölümünde dönemin futbolcularından Kemal Batmaz’ın tanıklığı ve ek olarak dönemin ön plana çıkan futbolcuları hakkında biyografik bilgiler ilgi çekici. Teknik adamlar, döneme özgü yöneticiler ve yönetim anlayışı, dönemin futbol kültürünü yansıtan olgu ve olayların anlatımıyla birlikte tarihsel sürecin ayrıntılı biçimde ele alınması kitabın tamamına yayılan anlama ve anlatma çabasını belirgin kılıyor. “Beşinci Şampiyon Bursaspor”da nesnel yaklaşım dikkat çekici, anlatılan dönemlere özgü zihniyetin görünür olması değerli. Bursaspor özelinde Türkiye futbolunun analizi yapılıyor aslında. Ayrıntılı arşiv taramasıyla birlikte yerel basından gazete, dergi ve kitap incelemeleri, çok sayıda isimle yapılan yüz yüze görüşmeler ve taraftar analizlerini okuyoruz. Bursaspor futbol kültürünün kırk yedi yıllık tarihinin bir resmi var elimizde.

Bursaspor Anadolu’dan çıkan son şampiyondu. Sanayi gücü, nüfus, kültürel ve tarihi yapı, futbol alt yapısı ve ateşli taraftar grubu önemli bileşenlerdi. Tarih, efsane, ritüeller ve hikâyeler bu bileşenleri destekliyordu. Ligin en köklü ekiplerinden biri olmasına karşılık ikinci lige düşen, iki sezon orada kalan, 2005-2006 sezonunda birinci lige çıkan takım 2010’da nasıl şampiyon oldu? Futbolda Anadolu Devrimi: Bursaspor, bölümünde şampiyonluk sürecindeki olaylar hakkında yorum, analiz ve söyleşiler aracılığıyla son derece ayrıntılı analizler yer alıyor. Sonuçta anlıyoruz ki şampiyonluk bu döneme özgü özel bir sinerjinin ürünüydü. Teknik ekip ve Ertuğrul Sağlam, yönetim, futbolcu kadrosu, taraftarlar ve bazı yan etkenler bu sinerjiyi oluşturan temel etkenlerdi.

1960-2000 bütün potansiyellerine rağmen Bursaspor’da başarısızlığın nedenleri nelerdi? Bursaspor’un şampiyon olduğu dönemdeki başarısının nedenleri nelerdi? Elimizdeki son derece nitelikli bu kitap aracılığıyla yapılabilecek bu karşılaştırma bütün kulüpler için yol gösterici olabilir.

“Türk futbolu esasta üç başrol oyuncusunun kendi arasındaki rekabetin, birtakım figüranlarla zenginleştirilerek sunulduğu bir filmdir. Seksenli yıllarda Trabzonspor bu senaryoya isyan etti ve üç İstanbul kulübü dışında şampiyon olan ilk takım oldu. Bununla da kalmadı, şampiyonluk kupasını altı kez Trabzon’a götürerek “dördüncü büyük” unvanını aldı. Dolayısıyla seksenlerden beri Türk futbolunda bir “dört büyükler” karakteri mevcut. Yaklaşık 25 senedir süren bu yeni düzene baş kaldıran ilk takım Bursaspor. 2010 yılında “Timsahlar”, Türk futboluna beşinci şampiyon olarak adlarını yazdırdılar. Üç İstanbul kulübü dışında Şampiyonlar Ligi’ne giden ilk takım onlar. Şimdi Bursasporluların yeni beklentisi: “Beşinci büyük” de olabilecekler mi?”

edebiyathaber.net (12 Temmuz 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r