Masthead header

Ayşegül Cankat ile Gecekondu konulu seminer 26 Mayıs’ta

MSGSÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün düzenlediği Çarşamba Seminerleri’nde 26 Mayıs Çarşamba 11.00’de #planlama teması ile Ayşegül Cankat konuk ediliyor.

Ayşegül Cankat, Fransa’da mimarlık eğitimini tamamlar (1984), 8 yıl kadar çeşitli ofislerde mimarlık yaptıktan sonra araştırmacı ve hoca olmaya doğru ilerleyen bir yola girer. Sanat tarihi doktorası yapar ve coğrafya/kentsel-bölgesel yerleşim stratejileri “araştırma yönetim ehliyeti” diploması (HDR) alır. Şu anda Grenoble Alp üniversitesi, Ulusal Yüksek Mimarlık Okulu – ENSAG – öğretim üyesi, “İnşa etme, büyük bölgeler, kentler” mimarlık master programının eş sorumlusu ve Mimarlık, Çevre ve Yapım Kültürleri – AE&CC – laboratuvarında araştırmacı ve ‘Riskli/kısıtlı ortamlarda insan yerleşimleri’ araştırma grubunun sorumlusu olarak çalışmalarını yürütüyor. Aynı zamanda Fransızca yayınlarda yer alan yazılarının yanında “Hayıt” dergisinin sürekli yazarlarından. “Gecekondu: Şekillenmeyen Mekânlar; Direnç, Çeşitlilik, Yaratıcılık” başlıklı seminerinin tanıtım metninden:

“‘Tarih savunusu veya tarihçilik meslekleri’nin önsözünde, Marc Bloch ‘Mantıklı ve doğru hareket etmek için ilk önce iyi anlamak gerekmez mi? Bugünün anlaşılmaması tamamiyle geçmişin bilinmemesinden kaynaklanıyor. Ama, belki de, bugün hakkında da birşey bilmiyorsak, geçmişi anlamak için tükenmenin de anlamı yoktur’, der. Gecekondu olarak tanımladığımız yaşam mekânlarıyla ilgili çalışmamı, bir mimar olarak, Bloch’un vurguladığı gibi ‘bugünü öğrenmek’, kentsel dönüşüm ‘sözde gerekliliğiyle’ silinmekte olan, yadsınan, yokmuş gibi davranılan çok önemli bir yaşam biçimini ve sosyoekonomik sürdürülebilirlik açısından büyük potansiyel taşıyan bir mekânsal oluşumu yok ettiğimizi hatırlatmak için yürütmekteyim. 2012’den beri süregelen bu çalışma kentsel dönüşüm süreçlerinin araç, metot ve mekânsal çözümlerine muhalif ve alternatif bir düşünceden yola çıkarak, şu anda çerçeve dışı olarak algılanan süreç ve sonuçların aslında birçok alanda kazanım oluşturabileceğini göstermeyi hedefliyor ve mimarın, kendi meslek alanı içinde ve kendi araçlarıyla politik ve etik bir duruş oluşturabileceğini savunuyor. Gecekondu yerleşimlerini enformel yerleşimler olarak kabul edersek, enformeli bir mimar olarak kanun dışı ya da izin verilenin dışında süreçler olarak değil de, yerleşim gerekliliğinin aldığı şekiller ve onları oluşturan süreçlerle ilişkilendirirsek, konuyu enform, şekilsizlik boyutundan da tartışmaya açabiliriz. Acaba bu bilinen şekillere girmeme halini bir direniş biçimi, dayatılan bir normatif duruma yaratıcılıkla cevap verme(me) olarak değerlendirirsek, bugünün gerçeklerini farklı bir algı düzlemine oturtabilir miyiz? Ama tabii ki ilk önce bu algıyı olası kılacak bilgiyi üretmeye mimar olarak katkıda bulunmak gerekecek. Bunun için de temsil araçlarını, çizim ve tekrar çizimi kullanarak.”

Katılım bağlantısı (canlı yayın)>>>

edebiyathaber.net (24 Mayıs 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r