Masthead header

Altyazı’nın Haziran sayısında Pasolini dosyası var

Aylık sinema dergisi Altyazı’nın İtalyan sinemasının en büyük isimlerinden Pier Paolo Pasolini temalı Haziran sayısı yayımlandı.

Tanıtım bülteninden:

Altyazı Sinema Dergisi Haziran ayında yayınlanan 220. sayısını İkinci Dünya Savaşı sonrası İtalya sinemasının en büyük isimlerinden Pier Paolo Pasolini’ye ayırıyor. Pasolini’nin tüm uzun metrajlı kurmaca filmlerinin ve belgesellerinin incelendiği yeni sayı, yönetmenin sinema yolculuğuna dair bütünlüklü bir tablo ortaya koymayı hedefliyor.

Altyazı Sinema Dergisi Haziran sayısını, sinema tarihinin en etkili yönetmenleri arasında yer alan ve 2022’de yüzüncü yaşı kutlanan Pier Paolo Pasolini’ye ayırıyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası İtalya’sının en önemli politik, kültürel ve entelektüel figürlerinden biri olan, henüz yirmili yaşlarından itibaren şiirleri, romanları ve gazete yazılarıyla adını duyuran, ayrıca siyasi polemikleriyle de tartışma yaratan Pasolini, 1961 yılında yazıp yönettiği Dilenci’yle (Accattone) başlayan kısa ama çok verimli bir sinema kariyerine sahip. 1975 yılında, henüz 53 yaşındayken bugün hâlâ aydınlatılmamış bir cinayete kurban giden yönetmenin tüm uzun metrajlı kurmaca filmleri ve belgeselleri Altyazı’nın Haziran sayısında mercek altına alınıyor.

Yeni sayıda neler var?

Altyazı’nın Pasolini dosyası, Necati Sönmez’in kaleme aldığı kapsamlı portre yazısıyla açılıyor. Sönmez, Pasolini’nin İtalya’nın kültürel ve siyasi hayatındaki konumunu yazılarından, filmlerinden örnekler ve fazla bilinmeyen anekdotlar eşliğinde aktarıyor. Dergide Pasolini’nin İtalyan Yeni Gerçekçiliği etkileri taşıyan ilk iki uzun metrajı Dilenci ve Mamma Roma’yı(1962) Janet Barış, İsa Mesih’in hikâyesini “halka indirmeyi” hedefleyen Aziz Matyas’a Göre İncil’i (Il Vangelo Secondo Matteo, 1964) Kaan Denk, Pasolini sinemasında bir geçiş dönemine işaret eden Şahinler ve Serçeler’i (Uccellacci e Uccellini, 1966) Enis Köstepen, Antik Yunan tragedyalarından uyarlanan Kral Oedipus (Edipo Re, 1967) ve Medea’yı (1969) Coşkun Liktor, burjuva değerlerini hedef tahtasına koyan alegorik filmleri Teorem (Teorema, 1968) ve Domuz Ahırı’nı (Porcile, 1969) Engin Ertan, Orta Çağ’da yazılmış kanonik edebiyat metinlerinden uyarladığı ‘Hayat Üçlemesi’ni Berke Göl, yönetmenin son ve muhtemelen en tartışmalı filmi Salo ya da Sodom’un 120 Günü’nü (Salò o le 120 Giornate di Sodoma, 1975) Burçin S. Yalçın, kurmaca filmlerine kıyasla yeterince ilgi görmeyen belgesellerini de Öykü Sofuoğlu değerlendiriyor.

edebiyathaber.net (7 Haziran 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r