Aleksandr Puşkin’in “Erzurum Yolculuğu” notları VBKY’den çıktı

Şubat 10, 2022

Aleksandr Puşkin’in “Erzurum Yolculuğu” notları VBKY’den çıktı

Aleksandr Puşkin’in Erzurum Yolculuğu kitabı Eyüp Karakuş çevirisiyle VakıfBank Kültür Yayınları’ndan yayımlandı.

Tanıtım bülteninden:

VakıfBank Kültür Yayınları, modern Rus edebiyatının kurucularından Aleksandr Puşkin’in seyahat notları olarak anılan “Erzurum Yolculuğu” adlı eserini okurla buluşturuyor. Moskova’dan Kafkasya’ya ve devamında Erzurum’a uzanan yolculuğu süresince yaşadıklarını anlatan Puşkin, savaş ve insanlık konularını tarihsel ve kültürel açıdan çarpıcı bir anlatımla paylaşıyor.

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Rus şair ve yazar Aleksandr Puşkin’in ilk kez 1836’da okurla buluşan ve 1937’de Sovyet dönemi Rusyası’nda beyaz perdeye uyarlanan “Erzurum Yolculuğu” adlı eserini edebiyatseverlerle buluşturuyor.Eyüp Karakuş’un çevirisiyle Türkçeye kazandırılan eser,şairin 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Kafkasya üzerinden Osmanlı İmparatorluğu’na yaptığı yolculuğu konu alıyor.

Kafkasya’daki Rus karargâh şehrine vardığında, sürgün döneminde tanıştığı asker arkadaşlarının Erzurum’u istila etmek üzere sefere çıktığını öğrenen şair, izni olmadığı hâlde Osmanlı sınırlarını aşar, Erzurum’a kadar gelir. Yolculuğu boyunca birtakım eskizler çizer, notlar alır: karşılaştığı Türk askerleri, Erzurum Komutanı Salih Paşa ve eşi, Tatarlar, Tellak Hasan ve Paşa’nın konağı… Gözlemlerini yalın bir dille paylaşan Puşkin, Rusların başarısını yeterince övmediği için eleştirilecek ve Erzurum’a yaptığı bu izinsiz yolculuk, Çar I. Nikola’nın Puşkin’i ev hapsiyle tehdit etmesiyle sonuçlanacaktır.

Erzurum sokaklarında özgürlükçü bir şair

Daha önce hiç ayak basmadığı toprakları keşfetmek ve bir savaşa tanıklık etmek için Erzurum’a yaptığı yolculuğu boyunca eskizler çizen ve notlar tutan Puşkin, ölümünden bir yıl önce tüm notlarını yayımlamaya karar verir. Erzurum’un köylerinde dolaşan, Erzurumluların ve tutsaklarını ruh hâllerini kendi gözünden detaylı bir şekilde yansıtan yazar, eserinde Osmanlı ordusunda esir alınan paşalardan biriyle diyaloğuna da şu sözlerle yer veriyor:

“Bir şairle karşılaşmak hayra alamettir. Şair, dervişin kardeşidir. Onun şu dünyada ne yurdu vardır ne de malı mülkü… Biz fâniler şan şöhret, para pul ve iktidar peşinde koşarken o, yeryüzünün hükümranıyla aynı hizada durur, karşısında herkes saygıyla eğilir.”

19. yüzyıl Anadolusu’nun resmini çeken Puşkin, bu eserle savaşa ve farklı yaşamlara tanıklık etmenin ötesinde sosyal ve tarihsel açıdan Anadolu’ya dair birkaç yüzyıllık öngörülerine yer veriyor.

Kitaptan

“İlham peşinde koşmak deyimi bana hep gülünç ve anlamsız bir tuhaflık barındırıyor gibi gelmiştir. Çünkü ilham aranmaz, o kendisi çıkar gelir ve şairi bulur. Müstakbel başarılara ve kahramanlara övgüler düzmek üzere kalkıp savaşa katılmak benim için bir yandan fazlasıyla bencilce, diğer yandan yine fazlasıyla uygunsuz bir davranış olurdu. Ben askerî kararlara ve değerlendirmelere karışmam. Bu benim işim değil.”

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin kimdir?

1799 yılında Moskova’da doğmuştur. Puşkin’in annesi İstanbul’da köle pazarından Büyük Petro tarafından satın alınarak Rusya’ya getirilen Etiyopyalı prens Abraham Hannibal’ın torunudur. Babasıysa soylu bir aile olan Boyar ailesindendir ve Puşkin’in çok iyi bir eğitim almasını sağlar. Henüz çocukken Moskova’dan bir köye taşınırlar ve Puşkin liseyi köyde okur. Puşkin, 11 yaşına geldiğinde Fransız ve Rus edebiyatını iyi bilmektedir ve lise döneminde Lord Byron’ın ölümü hakkında yazdığı şiirle edebiyat çevrelerinde tanınmaya başlar. Moskova’nın sunduğu şehir hayatından sonra köyde, halkla iç içe yaşadığı dönemin, halkçı bakış açısını etkilediği düşünülmektedir. Liseden sonra Dışişleri Bakanlığı’nda bir göreve atanır. Bu dönemde yazdığı şiirlerdeki isyan teması nedeniyle üç yıl Kafkasya ve Moldova’da sürgün hayatı yaşar. Kafkasya Esiri ve Bahçesaray Fıskiyesi destanları dışında Mahpus, Kara Şal gibi önemli eserlerini bu dönemde kaleme almıştır. Modern Rus edebiyatının kurucusu olarak anılan Puşkin, halka şiiri sevdirmiş ve halkın edebiyat üzerinden Rus milliyetçiliğini anlamasında oldukça önemli bir rol oynamıştır. 1836’da St. Petersburg’da bir düelloya katılmak zorunda kalır, yaralanır ve bir yıl sonra vefat eder.

Eyüp Karakuş kimdir?

1963 Mersin doğumludur. Ankara Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü ve Moskova Puşkin Enstitüsü’nde eğitimini tamamladıktan sonra 1990-2000 yılları arasında Rusya’da çalıştı. Hâlen Mersin Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmakta ve çeviri yapmaktadır. Edebiyat ve çeviri dışında fotoğrafla ilgilenmektedir.

edebiyathaber.net (10 Şubat 2022)

Yorum yapın