
Ayabakan Yayınları’ndan yeni basılan Karınca Kokusu, çağdaş İspanyol edebiyatının yaşlılık ve hafıza üzerine dikkat çeken romanlarından biri. Yayınevi, bağımsız yayıncılık içinde farklı coğrafyalardan çağdaş edebiyat metinlerini Türkçe okurla buluşturmayı özenle devam ediyor. Bu yayın çizgisi içinde Karınca Kokusu, yalnızca bir roman değil, yaşlılık anlatılarına bakış
biçimini yeniden tartışmaya açan bir metin olarak öne çıkıyor.
Júlia Peró, çağdaş İspanyol edebiyatında genç ve yükselen bir yazar olarak konumlanıyor.1995 Barcelona doğumlu olan Peró, yazar, şair ve aynı zamanda görsel sanatlar ile editoryal üretimle de ilgilenen çok disiplinli bir edebiyatçı. İlk eseri 2020’de yayımlanan şiir kitabı Anatomía de una bañera ile dikkat çekiyor. 2021’de ise söyleşi/deneme türündeki Este mensaje fue eliminado yayımlanıyor. Asıl görünürlüğünü ise 2024’te çıkan ilk romanı Karınca Kokusu ile kazanıyor. Yazar daha çok İspanyol edebiyatı içinde şiirsel duyarlılıktan beslenen, kısa formda yoğunlaşan ve imgesel dili merkeze alan bir
yazı pratiğiyle anılıyor. Karınca Kokusu da bu dilin roman formuna taşınmış bir uzantısı gibi okunabilir.
Romanın merkezinde yer alan Olvido, yaşlılığın beraberinde getirdiği yalnızlıkla birlikte toplumun dışına itilmiş bir şekilde yaşıyor. Bu yalnızlık yalnızca bireysel bir deneyim değil. Yaşlılığın nasıl görünmezleştirildiğine dair daha geniş bir toplumsal alana da işaret ediyor. Karınca Kokusu, yaşlıları ihmal eden ve onları hayatın dışında varlıklar gibi gören bir toplumda bu dışarıda bırakılma hâlini doğrudan merkeze alıyor. Júlia Peró’nun tercihi kolayca şefkat üretilecek bir yaşlılık figürü yaratmak değil. Aksine çelişkileriyle, sertliğiyle ve iç gerilimleriyle var olan bir karakter kurmak.
Olvido’nun düşünce akışı romanın en belirgin taşıyıcı unsuru. Hafızanın parçalı yapısı, geçmiş ile bugün arasındaki geçirgenlik ve bedenin giderek daralan hareket alanı metnin ritmini belirliyor. Metnin en kritik noktası kadınlık deneyimi üzerinden açılan sorular. Yaşlı bir kadın nasıl arzular? Bir ömür boyunca kadın olarak maruz kaldığı şiddeti, baskıyı, görünmezliği nasıl hatırlar? Bunları geçmişte kalmış deneyimler olarak mı taşır, yoksa yaşlılıkta yeniden kurulan bir
beden hafızası olarak mı yaşar? Júlia Peró bu soruları yanıtlamaz. Olvido’nun zihnine yerleştirir ve metnin içinde sürekli dolaşır hâle getirir.
Bu yüzden romanın dili rahatlatıcı değildir. Aksine sürekli yer değiştiren, kendi içinde dönen, tekrar eden bir bilinç akışı üretir. Olvido’nun zihninden geçenler, demansın ardında kalan sesleri de açığa çıkarır. Bu sesler yalnızca kayıp hatıralar değildir. Bastırılmış, ertelenmiş ve dile gelmemiş bir yaşamın parçaları gibi çalışır.
Uluslararası değerlendirmelerde de romanın özellikle bu yönü öne çıkarılır. Eleştiriler, metnin yaşlılık anlatısını süslemeye ya da yumuşatmaya yanaşmayan yapısına, karakterin psikolojik yoğunluğuna ve anlatının doğrudanlığına dikkat çeker.
Karınca Kokusu, yaşlılığı ne romantize eder ne de mesafeye alır. Onu yaşamın tam ortasında, bütün ağırlığı ve çelişkisiyle bırakır. Bu nedenle metin yalnızca bir hikâye değildir. Bakışın kendisini sorgulayan bir alan açar. Olvido’nun zihni üzerinden kurulan bu yapı da, hatırlama ile unutma arasındaki çizgi sürekli yer değiştirir. Anlatı bu kaygan zeminde ilerler.
Ayabakan Yayınları, Kuzey Baykal ve İlayda Güzel tarafından kurulan bağımsız bir yayınevi olarak çağdaş edebiyatın farklı coğrafyalarından metinleri Türkçe okurla buluşturmayı sürdürüyor. Yayın çizgisi, metni merkezine alan ve edebiyatı türler arası geçirgen bir alan olarak gören bir anlayışa yaslanıyor. Bu yaklaşım, yayınevinin kataloğunda yer alan kitapların
seçiminde de belirleyici oluyor. Ayabakan daha deneysel, tür sınırlarını zorlayan eserleri okurlarıyla buluştururken yayınevinin kardeş markası olan Doki Kitap bireyin psikolojik serüvenini, karakterin büyüme adımlarını okurda belirli hisler uyandırarak sunmayı hedefliyor. İki yayın hattı birlikte düşünüldüğünde, aynı merkezden beslenen ancak farklı estetik yönelimlere sahip bir edebi üretim alanı ortaya çıkıyor. Bu yapı, bağımsız yayıncılığın güncel örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir.
Yayınevinin gelecek planları arasında, 2026 Uluslararası Booker Ödülü’nü kazanan Taiwan Travelogue’un Türkçe yayın süreci de yer alıyor. Yáng Shuāng-zǐ’nin metni, Japon sömürge dönemi Tayvan’ına uzanan çok katmanlı yapısıyla uluslararası edebiyat çevrelerinde geniş yankı uyandırmış, çeviri edebiyatın son dönem önemli örneklerinden biri olarak gösterilmişti.
Türkçe yayınının da yakın zamanda Ayabakan etiketiyle gerçekleşmesi, yayınevinin katalog yönelimini daha görünür hale getiriyor.
Bu çerçevede Karınca Kokusu, yalnızca bireysel bir roman deneyimi değildir. Yaşlılık, kadınlık ve hafıza üzerine yeniden düşünmeye zorlayan bir metindir. Roman kapandığında geriye tek bir soru kalır. Yaşlılık dediğimiz şey gerçekten bir son mu, yoksa yaşamın en görünmez ama en yoğun biçimi mi?

















