Önce Okur: “Manifestomuz; “İyi okurlar sayesinde iyi metinler ortaya çıkar.”

Haziran 4, 2026

Önce Okur: “Manifestomuz; “İyi okurlar sayesinde iyi metinler ortaya çıkar.”

Söyleşi: Şenay Eroğlu Aksoy

Sosyal medya kullanımıyla, örgütlenmenin, birlikte hareket etmenin kolaylaştığı bir dönemde Ankara’da faaliyet gösteren irili ufaklı okur grupları iyiden iyiye artmış durumda. Onlu sayılardan başlayıp yüzleri bulan üye sayılarına bakıldığında nasıl örgütlendikleri, okuma takvimleri, grup içi karar alma süreçleri merak konusu… Edebiyatın kalbinde duran bir yazar olarak Ankara’daki okur gruplarına biraz daha yakından bakarken kitaplar ve yazarlarla kurdukları bağı görünür kılmak amacıyla bir dizi söyleşi yapmaya karar verdim.

Geçen haftalarda yayınlanan nispeten sayıca büyük okur gruplarından sonra söyleşi dizisine daha kapalı ya da belli bir alanda okumalar yapan okur gruplarıyla devam ediyorum.

Bu hafta konuğumuz Önce Okur grubundan Elif Öztürk.

Şimdiden katılan, sorulara içtenlikle yanıt veren gruplara teşekkür ediyorum

Önce Okur, ne zaman, nasıl kuruldu? Çevrimiçi buluşmalar dışında toplanmak için gerçek bir mekânınız var mı?

Önce Okur ekibi olarak 15 Ağustos 2021’de bir araya geldik. Öncesinde hepimiz Ankara’daki kitap kulüplerini aktif olarak takip ettiğimiz için birbirimizi tanıyorduk. Aygül’ün girişimiyle, birlikte isimlendirdiğimiz “Önce Okur”u, farklı bir okur bakış açısı geliştirmek amacı için kapalı bir okuma grubu olarak yürütmeye karar verdik. Aygül, Oben, Elif, Özlem, Ayşegül, Neşe, Pelin ve Naile olarak sekiz kişiyiz.

Amacımız diğer gruplardan farklı olarak “Beta Okur” (bir yazarın henüz yayımlanmamış taslak metnini resmi bir editörden veya yayıncıdan önce okuyup, sıradan bir okuyucu gözüyle değerlendiren ve yazara yapıcı geri bildirimler sunan kişidir) tanımı altında okumalar gerçekleştirmekti.

İlk zamanlar hibrit buluşmalar gerçekleştirirken, zaman içinde başta Aygül’ün daha sonra, Özlem ve Neşe’nin yurt dışına taşınmasından dolayı, ağırlıklı olarak çevrim içi buluşmalarla toplanır olduk.

Sizi bir araya getiren temel motivasyon neydi? Grubunuzun hep gözettiği bir çalışma biçimi ya da manifestosu var mı?

Bir araya gelmemizdeki temel unsur diğer gruplar gibi hepimizin okumaya gönülden bağlı olması, farklı bakış açılarına sahip olmamız ve metin üzerindeki incelemelerimizde farklı bir yönü işaret ediyor olmamızdır.

En önemli motivasyonumuz ve diğer okur gruplarından farkımız ise, “Beta Okur” olarak, sektörde yer almaya çalışmamız oldu. Birikimimizi bu yönde değerlendirmek ve aynı zamanda süreç içerisinde kendimizi geliştirmek istedik. Gözlemlediğimiz kadarıyla, bireysel olarak bu okurluğu sürdüren kişiler var fakat biz sekiz kişiden oluşan bir topluluğuz ve ülkemizde bir grup olarak ilerleyen beta okurlara henüz rastlamadık. Tek bir beta okurdan ziyade bir beta okur grubunun, metne daha iyi katkı sağlayacağını, önce yazarın, daha sonra okura zaman kazandıracağımızı düşünüyoruz. Çünkü günümüzün bizce en önemli değeri “zaman”.

Manifestomuz; “İyi okurlar sayesinde iyi metinler ortaya çıkar.” oldu. Okurluğun interaktif yönünü, metin henüz yayımlanmadan gerçekleştirmek en önemli amacımız. Böylece yayıncılık alanına da katkı sağlayacağımızı düşünüyoruz.

 Grup üyelikleri konusunda özel şartlarınız var mı, varsa bunlar nelerdir?

Özel şartlarımız olmadı, önceden birbirimizi tanımanın konforuyla hareket ettik. Grubun kurulma aşamasından itibaren kapalı bir grup olmamıza rağmen, koşulların farklılaşmasıyla kendi dinamiğimize uygun yeni katılımcılara açık olduk. Değişen hayat koşullarıyla birlikte bundan sonraki süreçte okuma kulübü olarak büyüme kararı alırsak yine bu koşulları birlikte tartışıp şekillendirebiliriz.

Okuma takvimi, okunacak kitaplar, sunumlar, yazar buluşmaları… Tüm bunları nasıl planlıyorsunuz? Tüm grup üyeleri karar süreçlerinde yer alıyor mu?

Her dönemin sonunda çevrim içi olarak toplanıp durum değerlendirmesi yapıyoruz.

Yeni dönemde kimlerle buluşacağımıza dair de konuşuyoruz. Hepimizin ulaşabileceği yazarlar oluyor. İsim önerilerimizi sunuyoruz. Sonrasında buluşma tarihleri için yazarlarla iletişime geçip takvimimizi oluşturuyoruz.

Bunun dışında bireysel okumalar üzerine de programlar yapıyoruz. Özellikle bu yaz döneminde buna ağırlık vermeyi düşünüyoruz.

Tabii istisnai durumlar oluyor. Programımızı tekrar elden geçirip, yeniden planlayabiliyoruz.

Sosyal medya hesabınızdaki takipçi sayısı ve grubunuzun üye sayısı arasında nasıl bir

oran var? Takipçi sayısını artırmak sizin için bir hedef mi? Yanıtınız evetse neden?

@onceokur  (Instagram)

www.youtube.com/@onceokur  (YouTube)

Instagram ve YouTube olmak üzere iki sosyal medya hesabımız var. Üye sayımızla, takipçi sayılarımız arasında orantı yok. Takipçi sayımızın çok yüksek olduğunu ne yazık ki söyleyemeyiz. Elbette takipçi sayımızı artırmak istiyoruz. Çünkü daha çok kişiye ulaşarak içerilerimizi daha çok kişiye ulaştırmak hedefimiz.

Yazarlara ulaşmanın kolaylaştığı bir ortamda, kitaplardan çok yazma ritüellerinin, yazarların gündelik hallerinin daha görünür kılındığı kanısındayım. Tüm bunların içinde

yazarı bir kenarda tutarak, kitapları, iyi edebiyatı görünür kılmak nasıl mümkün olur sizce?

Bu bir seçim meselesi elbette. Grup olarak istatistikleri de göz ardı etmediğimizde yazarların görünür olmak istemelerini anlıyoruz. Ancak beta okurlar olarak, iyi edebiyatın hâlâ metnin içinde saklı olduğuna da inanıyoruz. Bir metni değerli kılan şey medya görünürlüğü değil, okurda bıraktığı izdir. Bu yüzden odağımızı yazardan çok metne ve anlatıya çevirmeye çalışıyoruz. Eserin gölgede kalmaması için nitelikli okuma kültürünün artırılması gerektiğini ve eserle ilgili nitelikli paylaşımları çoğaltmanın önemli olduğunu düşünüyoruz.

Çok okunan/ çok takipçisi olan yazarlar ya da büyük yayınevleri, çalışma dinamiklerinizi nasıl etkiliyor?

Görme biçimimiz sosyal medya aracılığıyla farklılaştı. Büyük yayınevleri daha fazla görünüyor, ünlü yazarlar ve kitaplar da öyle. Bununla birlikte en güçlü metinler henüz görünür olmayan seslerden çıkabilir ve bizim onları görmeyişimiz metnin yazarına büyük haksızlık olabilir. 

Sosyal medyayı aktif kullanan ve yazarlara bu mecradan ulaşan bir grup olarak biz de görüş açımızı sosyal medyayı aşacak şekilde genişletmenin önemli olduğunun farkındayız. Sosyal medyamızı inceleyenler konuk ve kitap çeşitliliğimizi hemen fark edeceklerdir. Bundan sonraki süreçte de çalışmalarımızda bakış açımızı geniş tutmaya çalışacağız. 

Edebiyat Haber ve Şenay Eroğlu Aksoy’a, bize bu söyleşide yer verdikleri için Önce Okur Ekibi olarak teşekkür ederiz.

Aygül, Oben, Elif, Özlem, Neşe, Ayşegül, Pelin, Naile

20.05.2026

Yorum yapın