Serdar Kökçeoğlu’ndan kimi zaman sinema klasiklerine, kimi zaman geçmişin güzel günlerine sığınan mutsuz coğrafya insanları için yüz ayrı fragmandan geriye doğru sayılan bir sokak çağrısı

Ocak 13, 2026

Serdar Kökçeoğlu’ndan kimi zaman sinema klasiklerine, kimi zaman geçmişin güzel günlerine sığınan mutsuz coğrafya insanları için yüz ayrı fragmandan geriye doğru sayılan bir sokak çağrısı

Serdar Kökçeoğlu’nun Pil adlı anlatısı Raskol’un Baltası’ndan yayımlandı.

Tanıtım bülteninden:

“Sabahın dördünde yatağa girerken yıllar sonra ilk defa dua ettim. Dua ederken, kalbimdeki, ekonomideki bütün krizleri tek tek andım. Ne kadar yaşarım bilmiyorum cümlesi sesli çıktı ağzımdan. Az ömrüm kaldı, güzel zaman geçireyim diyerek tanıdığım herkes için güzellikler istedim. Komşum, oğlum, kalan üç beş arkadaş, hısım akraba. İyi niyet beni çabuk uyuttu.”

Pil, geçirdiği kalp kriziyle bedenine takılan kalp pili sonrası, fazla ömrü kalmadığı hissine kapılıp sevdiği filmleri izleyerek ölmeyi bekleyen münzevi Faruk’un, zorunlu bir sosyalleşme sonucu hayatı paylaşmayı ve sokakları keşfetmeyi yeniden öğrendiği parçalı bir anlatıdan oluşuyor.

Sinema üzerine yazan ve belgesel filmler yapan Serdar Kökçeoğlu, 2020’li yılların gerçekçi, belgeselimsi bir portresini çizerken, fragmanlardan oluşan, bütünlüklü bir karakter ortaya koyuyor. Ölümü bekleyen Faruk, biraz Türkiye gibi. Dindar, bugün kısmen solcu, dün kısmen sağcı, geçmişin hikâyelerine tutkun ve tükenmekte. Ama onu eyleme geçiren ne? Kalbi mi? Kalp pili mi?

Kökçeoğlu’ndan kimi zaman sinema klasiklerine, kimi zaman geçmişin güzel günlerine sığınan mutsuz coğrafya insanları için yüz ayrı fragmandan geriye doğru sayılan bir sokak çağrısı bu kitap.

Yorum yapın