2026 Fakir Baykurt Öykü yarışması sonuçları açıklandı

Mayıs 5, 2026

2026 Fakir Baykurt Öykü yarışması sonuçları açıklandı

2026 Fakir Baykurt Öykü yarışması sonuçları açıklandı.

Bültenden:

2026 Fakir Baykurt Öykü Yarışması’na birinci kategoride (Ortaokul) 55 öykü, ikinci kategoride (Lise) 26 öykü, üçüncü kategoride (Yetişkin) 164 öykü, dördüncü kategoride (Fakir Baykurt Öykü Kitabı) 80 kitap olmak üzere toplam 245 öykü ve 80 öykü kitabı katılmıştır. 

Seçici kurulun yaptığı değerlendirme sonucunda dereceye giren yarışmacılar, öyküleri ve gerekçeli kararlar aşağıdaki gibidir:

1. KATEGORİ (ORTAOKUL KATEGORİSİ)

1.      Talya ÇAĞLAYAN

Eser Adı:  KİMLİK SORULMAYAN YER  
                   
Ödül Gerekçesi: Bu öykünün birinci seçilmesinin temel nedeni, “kimlik” kavramını yalnızca resmî bir belge ya da toplumsal konum olarak değil, bir insanın görünmeyen emeği, tükenen hayalleri ve sessiz fedakârlığı üzerinden katmanlı ve yürek burkan bir biçimde anlatmasıdır. Anlatıcının, yere bakarak yürüyen, duramayan, kendine hiç “doğmamış” bir babanın portresini sade, şiirsel ve samimi bir dille çizmesi; “kimliğin” bankada eksik çıkması, “gökyüzünü geç fark etme” ve “gidişin sessizliği” gibi imgelerle örülmesi metni derinleştiriyor. Duygusal manipülasyona kaçmadan, sadece göstererek anlatan bu öykü, evrensel bir yalnızlık ve özlem duygusunu her yaştan okura hissettirebildiği için birinciliği hak ediyor.

2.      Derin  IŞIK  

Eser Adı: UMAY’IN ÇİZDİĞİ DÜNYA     

Ödül Gerekçesi: Bu öykü, savaşın ortasında bir çocuğun gözünden umudu, direnci ve yeniden kurma gücünü “mavi tren” ve “kırlangıç” gibi güçlü, şiirsel imgelerle anlatması, anıların mekânlarla bütünleşen duyusal detaylarla (çay kokusu, kek, radyo) somutlaşması ve finalde çizilen trenin bir direniş sembolüne dönüşmesi bakımından çok güçlü. Ancak bazı geçişlerin (örneğin rüyadaki tren ile uyanıklık arasındaki bağın) biraz ani olması, asker sahnesinin kısa ve çözümünün biraz kolaycı kalması, ayrıca “Umay’ın koruyan demek” açıklaması gibi birkaç yerin anlatıcının sesine müdahale ederek mesajı fazla doğrudan vermesi geliştirilmesi gereken taraflar olduğu için ikincilik ödülüne layık görülmüştür.

3.      Mina TOSUN  

ESER ADI: BİR AMAÇ       

Ödül Gerekçesi: Bu öykü, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dayalı aile içi baskı, kendini gerçekleştirme ve özgürleşme temalarını samimi bir dille ele alması, yelkenli metaforunu hem somut bir kaçış hem de içsel özgürlüğün etkili bir sembolü olarak kullanması bakımından güçlüdür. Ancak anlatım yer yer didaktik ve açıklayıcıdır (özellikle son paragraflardaki “anlamak”, “amaç” gibi kavramların doğrudan tanımlanması), karakterin dönüşümü (“bir tel koptu” ifadesiyle) yeterince gösterilmemiş, duygusal yoğunluk anlatının bazı bölümlerinde yüzeysel kalmış ve “kedi”, “yağmur” gibi unsurlar hikâyeye derinlik katmak yerine süs unsuru gibi durmaktadır. Ayrıca finaldeki “Bu hikâye…” gibi dışarıdan bir anlatıcı sesi, öykünün içinde kurduğu duygudaşlığı zayıflatır. Bu yüzden üçüncülük ödülüne layık görülmüştür.

Mansiyon: Cemre GÜRLER

ESER ADI: BİR ÖĞRETMENİN IŞIĞI 

Ödül Gerekçesi: Bu öykü, öğretmenin bir çocuğun hayatında yarattığı dönüşümü “ışık”, “çınar”, “tahta” gibi sıcak ve evrensel imgelerle samimi bir dille anlatması, Ali’nin içsel yolculuğunu somut bir an (tahtada soru çözme) üzerinden etkileyici şekilde göstermesi ve finalde öğretmenin adının okula verilmesiyle “emeğin görünür kılınması” temasını güçlendirmesi bakımından çok başarılı. Zayıf yanları ise öykünün zaman zaman didaktik ve duygusal dozajı fazla yükseltilmiş (örneğin “yürekten inanıyorum”, “sonsuz güven veren bakışlar” gibi ifadeler), bazı betimlemelerin (okulun duvarlarının rengi, salıncaklar vb.) hikâyenin özüne katkıdan çok doldurma hissi vermesi ve karakterlerin (Elif Öğretmen) kusursuza yakın çizilmesi nedeniyle gerçekçilikten kısmen uzaklaşmasıdır.

2. KATEGORİ (LİSE KATEGORİSİ)

1.      Kerem KESKİN

ESER ADI: NESR-İ ŞİTA 

Ödül Gerekçesi: Bireysel bir hikâye üzerinden toplumsal bir kırılmayı incelikli ve estetik bir dille görünür kılan bu öyküde Tevfik’in iç dünyasında biriken başarısızlık duygusu, sanatın sınıfsal ve kültürel olarak bastırılmasıyla birleşerek yalnızca kişisel bir dram olmaktan çıkar, bir dönemin sanatçı tipinin trajedisine dönüşür. Cenap Şahabettin’in ölümü ve “kar” imgesi etrafında kurulan atmosfer, metne hem sembolik derinlik hem de şiirsel bir bütünlük kazandırır. Anlatının dili sade ama yoğun; imgeleri güçlü, duygusu ise ölçülüdür. Özellikle “görülmemek” temasının merkezde oluşu, modern bireyin görünmezleşme kaygısını etkileyici biçimde yansıtmıştır. Bu estetik, psikolojik ve sosyolojik katmanların dengeli birleşimi, öyküyü sıradan bir anlatının ötesine taşıması bakımından birincilik ödülüne değer görülmüştür.

2.      Emine Erva AYDIN

ESER ADI: ON’A ÇEYRAK KALA 

Ödül Gerekçesi: Bu öykü, sıradan bir durağa ve bekleyişe derin bir anlam yükleyerek zaman, yalnızlık, umut ve karşılaşmaların büyüsü üzerine samimi ve şiirsel bir atmosfer kurmayı başardığı için ödülü hak ediyor. Anlatıcının “horolog” olması, zamanı hem mesleki hem de duygusal olarak sorgulamasını sağlayan özgün bir katman. Diyaloglar doğal, teyze karakteri sıcaklık katıyor ve finaldeki “Sana çeyrek kala…” vurgusu etkileyici. Bununla birlikte bazı cümlelerde tekrarlar ve gereksiz açıklamalar var. Anlatıcının duygusal geçişleri zaman zaman havada kalıyor; “bozuk saat” metaforu güçlü ama tam oturmamış. Kimi yerlerde mesaj doğrudan söylenmiş, imgeye güvenilmemiş. Birkaç yazım ve anlatım düzensizliği dikkat dağıtıyor.

3.      Semanur ŞEKER  

ESER ADI: GÜLÜMSE 

Ödül Gerekçesi: Bu öykü, ağaç ve orman metaforu ile yalnızlık, aidiyet, umut ve dayanışma temalarını şiirsel bir dille harmanlaması, Nazım Hikmet dizelerini anlamlı bir şekilde kullanması ve karakterin yangına müdahale ederken yaşadığı dönüşümü etkileyici bir an ile somutlaştırması bakımından güçlüdür. Ayrıca öykünün başlığı da oldukça yaratıcı ve dikkat çekicidir. Ancak anlatım yer yer soyut ve didaktik kalır (özellikle ağaç metaforunun uzunca açıklanması), bazı cümleler devrik ve akıcılığı bozacak kadar yoğun, karakterin içsel kırılma anı (gazete parçası, televizyondaki haber) yeterince hazırlanmamış ve “Gülümse” teması son paragrafta biraz aceleye getirilmiş gibi hissettirir. Ayrıca az da olsa yapılan yazım hataları dikkat dağıtıcıdır. Bu sebeplerle üçüncülük ödülüne layık görülmüştür. 

Mansiyon: Rabia Betül IŞIK    

ESER ADI: MUTLULUĞUN SIRRI 

Ödül Gerekçesi: Bu öykü, sıradan bir sabah yürüyüşünü anlamlı bir dönüşüm hikâyesine dönüştüren samimi dili, akıcı anlatımı ve “mutluluğun küçük anlarda saklı olduğu” fikrini etkileyici bir sonla pekiştirmesiyle güçlü bir öyküdür. Dildeki samimilik tam bir lise öğrencisinin kaleminden çıktığını kuvvetli bir şekilde hissettirmektedir. Ancak bazı yazım ve noktalama hataları, yer yer didaktik ve açıklayıcı diyaloglar (özellikle Mehtap teyzenin son konuşması), “20 yıl sonra” geçişinin biraz ani kalması, karakterin dönüşümünün biraz fazla “sihirli bir lokma”ya bağlanmış hissettirmesi, öykünün başlığının çok bilindik olmasının başlığa özenilmediği fikrini vermesi zayıf yanlarıdır. Bu sebeplerle mansiyon ödülüne layık görülmüştür.

3.KATEGORİ ( YETİŞKİN KATEGORİSİ)

1.  Oğuz Kağan AYDOS

Eser Adı: LİMON AĞACININ MÜLKİYETİ 

Ödül Gerekçesi: İnsanın insanlığını ve tüm doğayı yok edici bir sorun olarak büyük kentlerimizde en yakıcı biçimde yaşanan yeniden yapılaşma uygulaması içindeki rant saldırganlığına, betonlaşmaya karşı doğru ve güzel uğruna direnmeyi… İnsanlığı, doğayı, toprağı savunmayı, bir limon ağacında simgeleşen başarılı bir öykülemeyle gerçekleştirebildiği… Yabancılaşmış insanda azmanlaşan vahşete boyun eğmenin ‘insanlığın ölümüne boyun eğmek’ olduğunu duyumsatabildiği için…

2. Yasin  GÖVEN

Eser Adı: ET PİUM DESİDERİUM

Ödül Gerekçesi: Gündelik yaşamın olağan akışı içinde bir delikanlının sıradan gelecek umudu konu alınmaktadır. Henüz bıyıkları terlememiş gencin yaşamla kurduğu ilişki, beklenmedik, “olağan” görünmeyen bir kaza ile sarsıntıya uğrar; konunun ele alınışı öykülemenin çarpıcı akışına uygun verilir. Başarılı parçalı kurgu, sıçramalı zaman geçişlerinin olağan sunumuyla ilerler. Yalın, etkileyici bir dille delikanlının içinde bulunduğu sıkışmışlık anlatılmakta; geçmişle gelecek arasındaki ilişki sembollerle verilmektedir. Tüm bu özellikleri ve özgün ve yaratıcı dramatik akışındaki başarısı nedeniyle…

3.İlksen ÇAĞLAR    

Eser Adı: ANNEMİN ÖNÜ HEP GÖLGE

Ödül Gerekçesi: Anne kız ilişkisi “küçük” ve “sıradan” yaşamların atmosferi içinde kendine yer bulmaktadır. Son derece yalın bir dille evin küçük kızı gözlemci konumundan seslenmekte; onun bakışıyla günlük yaşamdan izler sunulmaktadır. Kurmacada; babanın eve gelişiyle çember kapanıyormuş izlenimi verilse de bir döngü aktarılmaktadır. Annenin belki de her gün yaşadıklarıdır genç kızın gördükleri. Baba eve gelince kesintiye uğradığını anladığımız bu akış öykünün başarısını büyütmektedir. Anılan olumlu özellikleriyle sergilediği başarısı nedeniyle…

Mansiyon Arzu AKTAŞ  

Eser Adı: BİBLONUN ALTINDAKİ TOZ

Ödül Gerekçesi: Yaşamda öylesine geçiliveren anların, konuşmaların, davranışların, tüm bunların nesnesi olanlardaki duyumsanışını… Açıkçası, yoksulun, güçsüzün, sömürülenin… Üstelik bu çoğunluğun evde bile en alttaki bireylerinden olan kadın kişinin, bu yaşam içindeki duygularını… İşten geldikten sonra bir de yaşamdaki en yakını olan erkeği tarafından sömürülüp ezilmesini… Kısa, etkili, vurucu tümcelerle, insanlığın içindeki doğruluk bilincine, öykü dilinde söyleyerek ulaştırmayı başardığı için…

4. KATEGORİ (FAKİR BAYKURT ÖYKÜ KİTABI ÖDÜLÜ)

Yayımlanmış Öykü Kitabı dalında 2026 yılı Fakir Baykurt Öykü Ödülü’ne iki eser değer görüldü.

VİLDAN KÜLAHLI TANIŞ  

Eser Adı: CİVARDA KAYBOLANLAR (Everest Yayınları )

Ödül Gerekçesi: Öyküsü için seçip kaleminde yeniden yarattığı bireylerin sıradan görünümlü gündelik yaşam kesitlerini, o yaşamların doğal akışı içinde son derece rahat bir dil, akıcı bir anlatımla öyküleştirerek okurda “ben de yazabilir miyim” isteği uyandıracak bir yalınlıkta dile getirebildiği için…


YASEMİN AKÇAM ATEŞMAN  

Eser Adı: SAHİ SİZ KİMDİNİZ? (Düş Sözcükleri Yayınları)

Ödül Gerekçesi: Yakın dönemin baskı ortamını, 78 Kuşağı’nın ve o dönemin başka insanlarının yaşadığı travmaları, parçalanmış bellekler ve iç dünyaları üzerinden, sarsıcı biçimde işlemesi;
öykülerde toplumsal travmalara dokunulurken insan ve aile öykülerindeki izdüşümleri bellek, duygu, iletişim ve zaman kavramlarıyla ilintili olarak çok katmanlı anlatması;
öykülerin alımlanmasında okura etkin bir katılımla, hem geçmişle yüzleşme hem de geleceğe ilişkin bir direniş, bir umut arayışı sunması; deneysel, yer yer ironik ve travmanın doğasına uygun bir anlatım dili kullanımı ve öyküler toplamındaki ustalıklı örgü bütünlüğü nedeniyle…

NOT: Ödül töreni 21 Haziran 2026 Pazar Günü Saat:17.00’de Kireçburnu Haydar Aliyev Parkı’nda Gerçekleştirilecektir. 

Yorum yapın