Masthead header

Yemek ve Kültür’ün sonbahar sayısı yine dopdolu

Yemek ve Kültür dergisinin yeni sayısı yayımlandı.

Tanıtım bülteninden:

Yemek ve Kültür dergisinin 69. sonbahar sayısı yine birbirinden ilginç konu başlıklarını bir araya getiriyor. Enis Batur “Fakir yemeği” başlıklı yazısında tokun açın hâlini anlaması gerektiğini belirtirken dikkatleri “Sevgi Aşevleri”ne çekiyor.

Ayşe Sarısayın’ın “Atları da vururlar” başlıklı öyküsünün yer aldığı sonbahar sayısında kısrak sütünden yapılan en eski Türk içkisi kımız Nimet Turgun Uluğtuğ’un yazısıyla hatırlanıyor.

Özge Samancı Dolmabahçe ve Yıldız saraylarının mutfak ve sofralarında kullanılan araç gereçleri anlatırken Nihan Abir,  Türk romanının satır aralarına sızan fondan ve çikolatanın izini sürüyor. Her sayıda olduğu gibi bu sayıda da Musa Dağdeviren  unutulmuş halk yemeklerinden yedi örnek sunuyor. Gökhan Akçura ise “Yoğurdum kaymak” başlıklı yazısıyla kaymaklı yoğurt ve yoğurtçuları kaleme alıyor.

Necati Tonga, Ankara tarihine damga vurmuş yeme içme mekânlarından Kürdün Meyhanesi’ne uzanırken Deniz Yılmaz, sıcak şarabın kısa tarihine değiniyor.

Pelin Özer, Cunda lezzet kültüründe iz bırakan Gülşah ve Ali Gülören çiftiyle kapsamlı bir söyleşiye imza atıyor.

 Alp Türkmenoğlu, Alberto Manguel’in Hayali Yerlerden Yemek Tarifleri kitabını ele alırken Zeliha Özkan, Luca Guadagnino’nun “Benim Adım Aşk” filmini eleştiriyor.

Derleme Sözlüğü’ndeki yemek kültürüyle ilgili sözcükler bu sayıda T-U-Ü harfleriyle sürerken Süleyman Bulut, Çimdik ve Bilmece Mutfağı köşelerinde ilgi çekici bilgiler vermeye devam ediyor. Cevat Çapan ise “Ağustos Sonu” şiiriyle sonbaharı karşılıyor.

Yemek ve Kültür’ün sonbahar sayısı dopdolu içeriğiyle yine okurların haklı ilgisini hak ediyor.

edebiyathaber.net (7 Ekim 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r