Türkiye Yayıncılar Birliği her yıl ülkemizin yayıncılık sektörü verilerini derleyerek sektöre dair yıllık bir pazar raporu hazırlamakta ve kamuoyuyla paylaşmaktadır. 2025 yılının verilerini ve değerlendirmesini içeren rapora buradan erişilebilir.

Bültenden:
Türkiye Yayıncılar Birliği her yıl ülkemizin yayıncılık sektörü verilerini derleyerek sektöre dair yıllık bir pazar raporu hazırlamakta ve kamuoyuyla paylaşmaktadır.
Bir önceki raporumuzda da belirttiğimiz üzere; ülkemizin ve dünyanın geçmekte olduğu zorlayıcı dönem, neredeyse tüm üretim girdileri ithal olan yayıncılık sektörümüzü farklı yönlerden etkilemektedir. Hem enflasyon hem döviz oranlarının artışı nedeniyle maliyetler katmanlı artmıştır. Finansal gelişmelere göre yayın planlarının sürekli gözden geçirilmesi gerekmekte ve satıştaki kitapların fiyatlarının belirlenmesinde zorluklar yaşanmaktadır. Okurların alım gücünün düşmesi de başka bir olumsuz durum meydana getirmektedir. Ayrıca basılı ve dijital korsanın ve izinsiz fotokopi çoğaltımlarının devam etmesi sorunları da sürmektedir.
Katmanlı maliyet artışlarıyla ilgili, 2023 yılı Eylül ayında Türkiye Yayıncılar Birliği’nin yaptığı bir araştırmaya göre, maliyetler döviz bazında %84 artarken, yayıncıların belirlediği önerilen perakende satış fiyatlarında ise %15’lik azalma gözlenmiştir.
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 2003-2004 döneminden beri yürütülen ücretsiz ders kitapları dağıtımı uygulamasına, uzmanlığı ve bağımsızlığı ile son derece nitelikli eserler üretebilen yayıncılık sektörü paydaşları dahil edilmemektedir. Dünya standartlarında içerik üretebilen eğitim yayıncılarımızın, ders kitapları ve yardımcı kaynaklar alanında neredeyse “oyun dışı” bırakılması hem öğrencilerimiz hem sektörümüz açısından onarılması güç hasara sebep olmaktadır.
Buna ek olarak 2025 yılında MEB, ilköğretim birinci sınıflara yönelik okuma kitapları da hazırlatıp ücretsiz dağıtmış ve yine, alanda çok yetkin yayıncılarımız olmasına rağmen, sektörle birlikte çalışmak yerine, bu yayıncılarımızı ve çocuk edebiyatını yok sayarak sektöre rakip olmuştur.
Akademik yayıncılık bakımından durum son yıllarda iyileşmemiştir. Yasadışı fotokopi ve korsan dijital paylaşımlar akademik yayıncılığı neredeyse bitme noktasına getirmiştir. Üstelik, bu tür güvenilmez içerikler nedeniyle eğitimin kalitesi de düşmektedir. Ayrıca, CİMER’e yapılan şikayetler sebep gösterilerek üniversitelerde akademisyenlerin kitap tavsiye etmelerinin yasaklanması gibi birtakım duyumlar mevcuttur. Bütün bu sorunlar, gelişmiş ülkelerde sektör büyüklüğünün %20’si-%30’u oranında paya sahip olan akademik yayıncılığın, ülkemizde ilk defa %1’in dahi altına gerilemesine neden olmuştur.
Akademik yayıncılar, eğitim yayıncıları ve eğitim içeriği üreticiler, en nitelikli üretimi yapabilmeli; öğretmenler, öğrenciler ve tüm eğitim paydaşları, yüksek nitelikli içerikler arasından dilediklerini seçip alıp okuyabilmelidirler. Yayıncılık sektörünün yeterince korunmadığı ve teşvik edilmediği bir ortamda bu mümkün olamayacaktır. Rekabetin azalması nedeniyle kalitede ve çeşitlilikte düşüş görülecek, bunun en büyük zararı çocuklara ve gençlere olacaktır.
Hazırladığımız raporlarda segmentler bazında verdiğimiz tablolara konu perakende ve toptan sektörel büyüklük raporları, Türkiye Yayıncılar Birliği’nin sektördeki aktörlerle yaptığı istişareler sonucunda hesaplanarak elde edilmektedir.
Bandrol ve ISBN tabloları ise YAYFED ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı ISBN Türkiye Ajansı’nın verileri kullanılarak oluşturulmaktadır.
Saygılarımızla,
Türkiye Yayıncılar Birliği
















