Masthead header

Tolga Yüksel: “Yeni dönemde CerEdebiyat’ta söyleşi yanında başka etkinlikler de olacak”

IMG_8365Ankara’nın en önemli kültür merkezi CerModern bünyesinde faaliyet gösteren CerEdebiyat, son dönemde düzenlediği yazar söyleşileri ve Edebiyat Atölyeleri ile adından sıkça söz ettiriyor. CerEdebiyat Koordinatörü Tolga Yüksel’le faaliyetlerini, amaçlarını ve genel olarak edebiyatı konuştuk:

CerEdebiyat etkinliklerinden söz eder misiniz?

CerEdebiyat söyleşileri kapılarını İlk olarak 2012 yılında yazar Mahir Ünsal Eriş‘le yapılan söyleşiyle açmıştı. Tabii bu söyleşilerle asıl amaç yazar ve okurları buluşturmak olsa da aslında edebiyatın gündemindeki tartışmaları sanatseverlerin gündemine taşımak oldu. Genelde her ayın son cumartesi günü düzenlediğimiz söyleşilerin yanı sıra bir de dönemsel olarak ”Edebiyat Atölyeleri” yapılmakta. Bu atölyelerle yazma serüvenine dair önemli ipuçlarını yazma sevdalılarına aktarılmasına imkân sağlıyoruz.

CerEdebiyat söyleşileri adından sıkça söz ettiriyor. Şimdiye kadar kimler konuk oldu ve ilgi ne düzeydeydi?

Aslında ben CerModern’in Edebiyat Danışmanlığını yapmaya başlayalı yaklaşık olarak bir yıl gibi bir süre oldu. İlk başladığımda katılımcı azlığı beni korkutmuş olsa da bu işlere süreklilik kazandırınca kitle de kendini yaratmaya başladı. Şimdiye kadar Emrah Serbes, Mahir Ünsal Eriş, Aslı Tohumcu, Mine Söğüt, Celil Oker, Alper Canıgüz, Nermin Bezmen, Tuna Kiremitçi, Emrah Polat, Doğan Yarıcı, Hakan Bıçakcı, Yekta Kopan, Pınar Öğünç, İlban Ertem gibi  her türden edebiyat temsilcilerini okurlarımızla buluşturduk. Katılımcılardan çok iyi dönüşler alırken geriye dönüp baktığımızda söyleşilerimize katılan on beş yazarımızla binden fazla okuru buluşturduğumuzu görüyoruz. Bu da bizleri mutlu ediyor.

 CerModern’e zenginlik katan bir oluşum CerEdebiyat. Yeni projeleriniz var mı?

CerModern Ankara edebiyatı için bulunmaz bir nimet aslında. Çünkü neredeyse sürekli bir etkinlik var ve bu etkinliklere katılım genel olarak ücretsiz. Bizler yeni dönemde CerEdebiyat’ı kurgularken söyleşi ve imza dışında da etkinlik yapılmasını planladık. Mesela 2 Nisan’da açtığımız ve 26 Nisan’da sona eren ”Puslu Kıtalar Atlası” sergisiyle belki de bir ilke imza attık. Sevilen bir romanın çizgi romana uyarlanmasıyla okurlara görsel bir ziyafet sunduk. Yine, yeni dönemde her ay yapacağımız ”Mürekkep Gece” isimli etkinlikle, her ay müzik ve kitap disiplinlerini buluşturup yazarların kendi seslerinden öyküleri oldukça özel besteler eşliğinde performansa dönüştüreceğiz. Ayrıca yeniIMG_8362dönemde Mitoloji sohbetlerine de başlayacağız. Kısacası edebiyatla diğer sanat dallarını bir araya getireceğimiz bir CerEdebiyat çatısı kuracağız. Yani 2016 yılında Ankara’yı oldukça güzel edebiyat etkinlikleri bekliyor.

Tolga Yüksel’den de söz edelim istiyorum biraz: Edebiyatla ilişkinizi nasıl tanımlarsınız?

Kitaplarla çok küçük yaşta tanışan birisiyim. Kitap okumaya çocuk kütüphanelerinde başladım, sonra da babamın kitaplarıyla devam ettim. Kitaplar boş zamanlarda okunacak şeyler değildir, kitap okumak için bir zaman yaratılmalı diye düşünüyorum. Edebiyatla ilişkim iyi bir okuyucu olarak devam edecek ve vakit buldukça edebiyat etkinlikleri yapmaya devam edeceğim ama ilerde bir gün kendi yayınevim olursa hiç şaşırmayacağım. (Gülüyor.)

Bu önemli faaliyetleri Ankara’da gerçekleştiriyor olmanın avantajları ve dezavantajları neler? 

Ankara’ya İstanbul’dan bakanlar burayı taşra olarak görüyor. Çok satan yazarlarımız maalesef İstanbul dışına pek çıkmıyorlar. Bu konuda oldukça dezavantajlı durumda Ankara ama oldukça seçici bir sanatsever kitlesi mevcut. Yani Ankara okuru ya da sanatseveri İstanbul’a nazaran daha sadık. Bunu yaptığımız etkinliklerde karşılaştığımız simalardan dolayı söylüyorum. İyi bir okur kitlesi olmakla birlikte Ankara’nın tek sorununun daha az etkinlik yapılan bir şehir olması. Mesela Ankara’da çok sayıda AVM olması bazen avantajken bazen dezavantaja dönüşüyor. Zaten söyleşilerle ilgili benim asıl amacım 12 aylık bir takvim oluşturmak. Okur 12 aylık dönemde hangi yazarın hangi tarihte geleceğini görebilmeli.

CerEdebiyat faaliyetlerine sponsor olmak için çeşitli kurumların girişimde bulunduğunu biliyorum. Konu hakkında neler düşünüyorsunuz? 

Paranın gözü kör olsun diyorum bazen; çünkü bu planladıklarımızın bir maliyeti söz konusu. Hele bir de bu etkinlikleri ücretsiz yaptığınızda bunu daha net görmüş oluyorsunuz. Şimdiye kadar yapmış olduğumuz etkinliklerle yakaladığımız başarıyı görenler olmaya başladı. Çünkü bu etkinlikler sayesinde CerEdebiyat, edebiyat dünyasında hatırı sayılır bir konuma geldi diyebiliriz. Hem yazarın hem okurun hem de yayınevlerinin mutlu ayrıldığı bir etkinliğe sponsor olmak isteyen kuruluşlarla ilgili açıkçası biraz seçici davranmak zorundayız. Yani biz bu işi sponsorsuz yaparken edebiyatın merkezde olduğu bir anlayışla yapmaya gayret gösterdik. Bundan sonraki süreçte de yine aynı hassasiyetle yapmaya gayret edeceğiz. Sponsor olmak isteyenlerle yeni dönemle ilgili bazı görüşmeler yaptık. İnşallah CerEdebiyat’a yakışan sponsorluklarla bu etkinlikleri daha geniş kitlelere duyurur, edebiyatın daha da konuşulmasını sağlarız.

Söyleşi: Emrah Polat – edebiyathaber.net (27 Nisan 2015)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r