Masthead header

Sonsuz hikâyelerle bağlanan bir yolculuk | Ömer Ünal

Seslerimiz birer merdiven çın çın çınlayan,

Dünyalarımız birer pencere kahkaha atan.

İnsanın kadim yolculuğunda kendini gerçekleştirebilmek adına en güçlü adımlarını atmaya başladığı zaman dilimidir, çocukluk. Çocuk; ifadesinde özgür, kralların çıplaklığını avazı çıktığınca haykırabilecek kadar cesur ve oyuncaklarına sonsuz bir iman duygusuyla bağlı yeminli bir birey. Sevgiye, barışa ve özgürlüğe düşkün; saflığın, temizliğin en kutlu ustası, çocuklar. Peki, bir çocuk sessiz kalıyorsa bunun sebebi ne olabilir?  Osho, “Dinleyeni olmadığından değil, anlayanı olmadığından sessizleşir insan.” diyor. Kim bilir belki de bunu ilk fark edenler çocuklardan başkası değildir.

Suspus olursa bir çocuk ve her yanını kör karanlıklardan örülü duvarlardan ibaret görmeye başlarsa bunun nedeni etrafındaki biz büyükler olabilir miyiz? Farklılaştırdığımız ötekinin yüreğinde açtığımız yaraları kapamaya niyetli bir kız çocuğu var karşımızda. Akortsuz bir nota olsa da o günün geldiğini ve ışıl ışıl bir gürültü koparacağını fısıldamıştı kulaklarımıza. Evet, yanılmıyorsunuz. David Ouimet’in Suspus kitabındaki suskun kızdan dem vuruyorum. Söz konusu eserin devamı niteliğindeki Gümbür Gümbür renklerin solduğu, ışıkların boğulduğu günleri belki de insanlığın kalbine musallat olmuş o ilk cinayet gününden bu yana süregelmiş akıbeti yıkmak için bir kayığa koyuluveriyor. Bu kez Chesterton’un dediği gibi dayanılması güç cevapları suskunluğuyla değil de çıkardığı gürültülerle veriyor. Çünkü kendini artık bir fare maskesinin ardında ötekileştirilen bir varlık olarak değil de el ele verdiği arkadaşıyla dünyaları değiştirebilecek cesur bir kız çocuğu olarak görüyor.

Muhteşem illüstrasyonlar eşliğinde çıktığımız bu kutlu yolculukta geleceğini inşa eden kız çocuğunun sesini duyabiliyoruz. Üstelik Ouimet, su metaforunu hikâyeye o kadar güzel yediriyor ki cümleleri okurken gözbebeklerimiz ıslanıyor ve geriye özgürlüğe inanan küçük bir kızın gümbür gümbür çıkan sesi kalıyor.

Amerika’nın fantastik edebiyat dalındaki pop starı Neil Gaiman’ın; keşke ben çocukken yayımlanmış olsa da okumuş olsaydım, kendimi bu kadar yalnız hissetmezdim dediği kitabın yazarı Oimet’in cümlelerine saklanmış nice hazine var sizleri bekleyen üstelik bu kez define adasına çıkmanıza gerek bile yok.

Ulaşılması gereken tek yer parıl parıl parlayan kalplerimiz, yani evimiz.

Ömer Ünal – edebiyathaber.net (3 Eylül 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r