Siberpunk türünü âdeta tek başına var etmiş bir yazarın ilk romanı 

Mart 17, 2023

Siberpunk türünü âdeta tek başına var etmiş bir yazarın ilk romanı 

William Gibson’ın “Neuromancer” adlı romanı, N. Can Kantarcı çevirisiyle İthaki Yayınları tarafından yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

1985 HUGO EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ
1985 NEBULA EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ
1984 PHILIP K. DICK ÖDÜLÜ
  
William Gibson, adını bilimkurgu tarihine neon harflerle yazdırmış, siberpunk türünü âdeta tek başına var etmiş bir yazar. İlk romanı Neuromancer da yayımlandığı andan itibaren türün klasiklerinden birine dönüşen, birçok alanda etkisini hâlâ hissettiğimiz bir şaheser.
 
Yetenekli siberuzay kovboyu Case, işverenini soyarken yakalandığı için psikedelik bir ilaçla matrisle olan bağlantısını yitirir. Etten bir beden içinde sıkışan ve eskisi gibi matrise bağlanıp özgürce süzülmenin hayalini kuran Case, yaşadığı kanunsuz Çiba Şehri’nde hayatta kalmak için her türlü tehlikeli işle haşır neşir olur.
 
Ayna gözlüklü jiletkız Molly’nin onu Armitage isimli gizemli bir işadamı için kaçırmasıyla her şey değişir. Case’e matrise tekrar bağlanabilmeyi vadeden Armitage, ondan imkânsızı gerçekleştirmesini ister. Bu amaç uğruna Case, Molly’yle birlikte İstanbul’dan Dünya yörüngesine ve siberuzayın en derin köşelerine kadar uzanan, zorlu bir maceraya atılmak zorunda kalacaktır.
 
Siberuzayda yaşam, her şeyden daha gerçek olabilir mi? İnsanlar etten bedenlerini geride bırakabilirler mi?
 
Neuromancer, karşılıklı mutabakata dayalı bir halüsinasyon.

“LİMANIN TEPESİNDEKİ GÖKYÜZÜ, ÖLÜ BİR KANALA ÇEVRİLMİŞ TELEVİZYON RENGİNDEYDİ.”
 
Yazarın sunuşuyla.

Neuromancer, bilimkurgu geleneğinin bir devamı olsa da nevi şahsına münhasır bir kitap.” – Neil Gaiman

edebiyathaber.net (17 Mart 2023)

Yorum yapın