Sevda Yüksel’den Lila Renkli Köpek | Engin Akdeniz

Mayıs 26, 2026

Sevda Yüksel’den Lila Renkli Köpek | Engin Akdeniz

Gün geçmiyor ki sokak hayvanlarına ilişkin olumsuz, üzücü bir haber önümüze düşmesin.

Geçtiğimiz günlerde basında şöyle bir açıklama yer aldı: ”Sahipsiz hayvanlar yüzde 80 oranında toplanmış durumda. Ekime kadar sokak hayvanlarını toplayıp barınaklara veya doğal yaşam alanlarına almayı planlıyoruz. Bu konunun üzerinde hassasiyetle duruyoruz.” Barınaklarda ya da doğal yaşam alanlarında köpeklere huzurla, mutlulukla yaşayacakları bir ortam sunuluyorsa buna elbette karşı çıkmayız.

Yazıma “Başıboş köpeklerin sokaklardan temizlenmesine yönelik çalışmalar…” diye köpeklerin sokakları kirlettiğini ima eden bir sözle başlamak istemem ancak alıntıladığım haberde de dile getirildiği gibi “köpeklerin sokaklardan toplanması, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konu” olarak görülüyor. Başıboş köpekler insanlar açısından bir tehlike yaratıyorsa aynı duruma köpekler açısından baktığımızda onların da yaşam hakkına saygı duymak zorunda değil miyiz? Sorulması gereken soru, sokaklardan çektiğimiz hayvanlara, nasıl bir yaşam sunduğumuz olmalıdır.

Sevda Yüksel’in kaleme aldığı, ilk baskıları Gendaş Yayınları (2013 İstanbul), gözden geçirilmiş yeni baskısı Bizim Çağ Kitaplığı (Mayıs 2026) tarafından yapılan Lila Renkli Köpek, okurlarına “başıboş köpeklerin sokaklardan temizlenmesi” süreciyle ortaya çıkan fantastik bir öykü sunuyor.

İnsanlar ve köpekler, bir arada yaşamayı başaramayınca köpekler çözümü köpekköylere çekilmekte bulur. “İnsanların, köpeklerle yaşamayı başaramadığı bilinen bir gerçekti. İnsanların zulmüne baş kaldırıp köpekköylere çekildikten sonra köpeklerin yüzleri gülmüş, insanlarla savaşı sona ermişti. (…) Köpekköylerde yaşamak, köpeklerin düşlerini gerçek kılmıştı.” (s. 7)

Köpekköylerde artık huzurlu, rahat bir yaşamları vardır. Köpekköylere barış egemendir.

1 No’lu Köpekköy sakini Daçi, kulübesinde uykusunu bölen yağmurun şıp şıplarına öfkelenir. Uyku ile uyanıklık arasında gidip gelirken dışarıya kafasını uzatır, gökkuşağının altında “lila renkli bir köpek” görür. Bir görünüp bir yiten bu köpek kızı kimdir? Bir düş mü? Lila’nın kendisini çağırdığını düşünerek onu arayıp bulmaya karar verir. Köpekköyler artık ona dardır. Bu, yeniden insanların arasına dönmesini mi gerektirecektir? Oysa köpekköylerde düşlerle gerçeklerin karıştırılması hoş karşılanmaz. “Düşlerle uğraşmamak gerekir.” (s. 13) Köy Başkanı Pip, duruma el atmakta gecikmeyecektir.

Bizim Çağ Kitaplığı İlk Gençlik Kitaplığı serisinin dördüncü kitabı olarak okurla buluşan Lila Renkli Köpek, bizi dünyanın hem insanlar hem hayvanlar için daha yaşanılır bir yer olmasında payımız olmaya çağırıyor. Kurgusal bir dünyada sokak hayvanlarına eziyet eden (boyunlarına tel geçirenler, kafalarına poşet takanlar, motorsikletlerinin arkasında sürükleyenler…) insanlar, yaşadığımız dünyada benzer eylemleri gerçekleştirenlere dikkat çekmeyi başarırsa “iyilik”te birleşmemizin yolu da (olur ya) açılıverir.

————————-
Lila Renkli Köpek, Sevda Yüksel, Bizim Çağ Kitaplığı, Mayıs 2026, Ankara, 104 sayfa.

Yorum yapın