Peki ‘Kaputt’ ne demek?

Şubat 28, 2014

Peki ‘Kaputt’ ne demek?

kaputt_1baskiKırılmış, paramparça, mahvolmuş… Kaputt, Almancada tam olarak bu anlamlara geliyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupası’nın o enkaz hali daha başka hangi sözcük ile anlatılabilir ki?

Malaparte, yazıldığı günden bu güne kadar çok konuşulan başyapıtını, 1941 yazında, Almanların Rusya’ya açtıkları savaşın başında, Ukrayna’da bir köylünün evinde yazmaya başlamış. Yalnızca cephelerdeki değil, cephe gerisindeki vahşeti de cümleleriyle okurun beynine kazıyan Malaparte, sayfalar boyunca bombardımanların altında, karla kaplı ormanların derinliklerinde, Nazi liderleriyle yapılan yemekli partilerde dolaşıyor. Avrupa uluslarının yazgılarının en zalim haliyle nasıl çizildiğini okura keskin bir dille anlatıyor. 

Kaputt’un okura ulaşabilmesinin ilginç bir öyküsü var; o da bu yolculuk boyunca Malaparte’nin elyazmalarını paltosunun astarına dikili olarak taşıması. Tıpkı okurun bir kere okuduktan sonra, bu kitabın ruhunu yüreğine dikili olarak taşıyacağı gibi… 

Kaputt zalim bir kitaptır. Zalimliği şu savaş yıllarında Avrupa’nın görünümünden edinmiş olduğum en olağandışı deneyimdir. Yine de bu kitabın kişileri arasında savaş ancak ikincil bir kişi sayılır. Yalnızca bir vesile değeri taşıyor denebilirdi, ama kaçınılmaz vesileler alınyazısı türündendir. Demek oluyor ki Kaput’ta savaş alınyazısı sayılıyor. Anlatıya ondan öte bir katılımı yok. Diyebilirim ki anlatı kişisi olarak değil, seyirci olarak katılıyor, bir peyzaj da nasıl seyirci olursa öyle. Savaş bu kitabın nesnel peyzajıdır. 

CURZIO MALAPARTE, 1898’de Prato’da doğdu. Birinci Dünya Savaşı’na gönüllü olarak katıldıktan sonra gazeteciliğe başladı. 1940’lara kadar faşizmi benimseyen Malaparte’nin 1931’de ilk olarak Fransızca yayımlanan, Hükümet Darbesi Tekniği (1955) adlı kitabı büyük yankı uyandırdı. 1940’larda faşizmi reddetti ve partiden atıldı. İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik ordularında görev aldı. Savaşı konu aldığı gerçekçi romanları Kaputt (1944) ve La Pelle (Can Pazarı, 1950) ile uluslararası üne kavuştu. Malaparte, üç gerçekçi oyun kaleme aldı: Marcel Proust’un yaşamını konu alan ve 1948’de sahnelenen Du côté de chez Proust (Proust’un Semtinden), Karl Marx’ın yaşamını konu alan ve 1949’da sahnelenen Das Kapital (Kapital), Rus işgali altında Viyana’daki yaşamı anlatan ve 1954’te sahnelenen Anche le donne hanno perso la guerra (Kadınlar da Savaşı Yitirdi, 1965). Malaparte, 1957’de Roma’da öldü.

edebiyathaber.net (28 Şubat 2014)

Yorum yapın