
Oğuz Dinç’in “Herkes Rolünü Oynar” adlı yeni öykü kitabı Alakarga Yayınları tarafından yayımlandı.
“Herkes Rolünü Oynar”daki öykülerinde hayatımızın içinde akıp giden, çoğu zaman farkına varmadığımız, bizi geçmişe döndüren, değiştiren, hüzünlendiren anlara odaklanıyor Oğuz Dinç. Duru anlatımı ve öykülerinde canlanan o kısacık anların çarpıcılığı başka bir boyut, keyifli bir okuma olarak çıkıyor karşımıza.
Kitaptan:
“Adam göz ucuyla çiftin alyanslarını inceliyordu. Yıllanmış, ilk zamanların toy parlaklığını geride bırakmış yüzüklere mütevazı, olgun bir renk oturmuştu. Kadın şirindi, çilleri kumral yüzünü süslüyordu. Kocası sakin, orta halli, düzgün bir tipti. Birbirine şefkatle dokunan iki huzurlu insan. Böylesi az bulunuyordu artık. Yanı başında bir sevgilinin samimi, gülen yüzünü görmenin bulut gibi beyaz, yumuşak tadı… Aylar öncesinden kalan, kül rengi bir ayrılma anı gözlerinin önünden geçti.”
Yazar Hakkında:
Oğuz Dinç: (instagram: oguzdinc_official / oguzdinc.com)
90’lardan günümüze: Kötü Tüccarlar, Varlık, Hayıt, KE Edebiyat, Geceyazısı, Exdergi, Sarnıç, Çevrimdışı İstanbul, Öykü Gazetesi, Trendeki Yabancı, Kısa ve Öykü, Yazı İşleri, Oggito gibi birçok dergi ve platformda yer aldı. Gençlik Öykü Ödülleri’nde mansiyon (2000) ve ikinciliğe (2003) değer görüldü. “Mikasa” öyküsü 2024 Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülü’nde üçüncülük aldı. İki yıl ABD’de yaşadı. İngilizce’ye çevirdiği öyküleriyle ABD’nin önemli dergilerinden Glimmer Train’in yarışmalarında üçüncülük (2017) ve iki kez mansiyon aldı (2017, 2019), New York’ta katıldığı SLICE Yazarlar Konferansı’nın yarışmasında finalist oldu (2018). Glimmer Train ve Doubleback Review gibi dergi ve platformlarda öyküleri yayınlandı. “The Posters” (İlanlar) öyküsü, LitMag dergisinin 2024 Virginia Woolf Öykü Ödülü uzun listesine seçildi. Kitapları: Maria’nın Yıldızları (2005), Yalnızlığın Kırmızı İzi (2007), Toplu İğneler (2010), Gün İzleri (2019), Kırılma Noktası (2023), Herkes Rolünü Oynar (2026)


















