
Muammanın sessiz gücüne kayıtsız kalınmasın demek istiyor dilsiz çığırtkan. Somuta meydan okuyanın kudreti yabana atılmasın. Yeri gelir, tek tek siler hedefleri.
Hayır hayır: Kader değil bu meselenin öznesi. Tevekkül dinamiklerine dolanan çarktan bahis açan yok. Felek aklı baştan henüz almadı. Kalp yerinde. Atmakta.
Yepyeni bir kavrayış buradan açılan.
Tekrar üreten gövdelerin farklı düzeneklere meyli.
Kalbin yeni ayarı.
Sadece buna odaklanıyorum. Gerisi çorap söküğü………..
II.
Çiğnenmiş-ezilmiş nakaratları unut. Nutku çoktan tutuldu nutukların.
Beklentinin nakavtı bu. Zorluğun imhası. Umudun tersyüzü.
Uyumun koşulsuz şartsız kendini yeniden doğuma hazırlayışı.
Kendiliğinden yola konuluş.
Sevgi formlarında dilegelen taze heves. Atılganlık.
III.
Sanılmasın ki kapılmış gidiyor insan. Çılgınlık rehaveti değil onu çepeçevre saran.
Aldırmazlık tenhalarına sığınmadı. Bulutlarla hemhal olsa da uçuk varoluşa prim topluyor değil. Uzaya kupon biriktirmiyor.
Ücranın kendisi olma ihtimalidir kalbimizi tütsüleyen.
Simyaya bir kala……
IV.
Adlara boşverilsin de tam cümbüş olsun gün. Ne de olsa geldi zamanı.
Hadi densin. Durmasın artık kimse durduğu yerde. Kimse durduğunu sanmasın durduğu yerde.
Geri dönüyoruz kapıduvardünyalardan.
İlk andan bizi bekleyen muazzam sürprizler var. Bir bilinse: Ah nasıl bir hafiflemedir rüzgâr ilmeğinden geçerek tam vaktinde gelmekte ayak diremeyenden sökülüp bize ulaşan.
O halde muamma devrimi yakındır.
Tek göz kırpışla bir bakarız yokoluvermişiz bile çoktan. Alametlerin müjdesi böylece duyulur hale gelmiş.
Biri üfleyiverse kanatlanacağını söyleyenlere burun kıvrılmasın.
Kendini böylesi mesellere bile isteye bırakanlar sakın ha alaya alınmasın.
V.
Unutmayalım: Bildiklerimiz tasfiye edildi. Bilmediklerimizin katranı simya marifetiyle altın artık.
Şüphe mi?: Uçurumlardan aşağıya………
Açılmayan kapıların acz ile ilişkisi topyekûn ayaklar altında.
Çaresizlik çağdan kovuldu. Kuşak saymayı bıraktı yergök cisimleri.
Aşılmaz duvarlar tartışmasız ötelere işaret ediyor.
Gök-yüz-ler-i-nin uçmakla ilişkisi sorguya gelmez oldu çoktan.
VI.
Resmi çizen, âlemleri tasvir eden elin takibinde canlılar. Dikkatleri oranında kaynaşıyorlar.
Az evvel kıvrıldığı yerden sarmalıyor bizi renklerin dolaşıklılığı.
Ezgiler yağmurla aşık atıyor. İsimler kulaklara üflenmeden unutulmuş.
Bir güruh sökün ediyor; öyle bir güruh ki karmaşıklığı içinde coşkuyu çoğaltırken, bir başka topluluk güneşin battığı yerden koşup gelmiş; başlatmış ateş dansını.
Öyleyse buna yeni bir ad verilecek. Bilinen yaşam formlarından farkına varacak kimse kalmamışsa da. Pek yakında………
VII.
Oluşun muammalarından biri bizi sarmak üzere. Boşluğun kudretlerine açılacak bilinç.
Değil mi ki odur gelmekte olan. Bırakılsın ısrar, sinsice iz sürmeler uykuya yatırılsın; abanmak, soluk tüketmek rafa kaldırılsın.
Komutsuz düzenek işleyecek. Çabasız oluş hüküm sürecek. Vaatlerin ters köşesinde huzur vahaları keşfedilecek.
Ödülümüz olacak bırakmışlık. Silbaştan tanımlanan bir tür güven filizlenecek. Hayatın kendisine. Kurgusuz o akışa.

















