
Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Küba’da giderek ağırlaşan ekonomik ve insani koşullar karşısında, Nicolás Guillén Vakfı’na bir dayanışma mektubu gönderdi.
Vakıf, mektubunda ABD’nin yıllardır sürdürdüğü ambargo ve yaptırımların Küba halkını hedef alan bir “kolektif cezalandırma pratiğine” dönüştüğünü vurgulayarak, Küba halkının direnişini selamladı.
Türk şiirinin büyük adı Nâzım Hikmet ile Küba’nın ulusal şairi Nicolás Guillén arasındaki dostluk, iki ülke arasında kültürel ve vicdani dayanışmanın sembollerinden biri olarak kabul ediliyor. Guillén’in davetiyle Nâzım Hikmet, 1961 yılının Mayıs ayında Havana’da düzenlenen 1. Küba Sanatçılar ve Yazarlar Kongresi’ne katılmış; bu buluşma iki şair arasında güçlü bir dostluğun başlangıcı olmuştu. Aynı yıl kurulan Küba Yazarlar ve Sanatçılar Birliği’nin (UNEAC) ilk başkanı da Nicolás Guillén olmuştu.
Bugün her iki şairin mirasını yaşatan iki vakıf — Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı ile Nicolás Guillén Vakfı — yıllardır kültürel dayanışmayı sürdürmeye devam ediyor. İki vakıf daha önce Nâzım Hikmet’in doğum yıldönümünü Havana’da ortak etkinliklerle anmış, heykeltıraş Mehmet Aksoy tarafından yapılan Nâzım Hikmet heykelinin Havana’da yükselmesi için birlikte girişim başlatmıştı.
Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı tarafından gönderilen mektupta, Küba’nın yaşadığı ağır enerji krizi ve temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan sorunların yalnızca ekonomik değil, doğrudan siyasi kuşatmanın sonucu olduğu ifade edildi. Mektupta şu değerlendirmeye yer verildi:
“Bir halkı karanlıkta bırakmak, yaşamın en temel koşullarını kesintiye uğratmak, sağlık, gıda ve enerjiye erişimi sistematik biçimde zorlaştırmak; yalnızca o ülkeyi değil, insanlık onurunu da hedef almaktır.”
Vakfın açıklamasında ayrıca, ABD’nin Latin Amerika’ya yönelik müdahaleci politikalarının Küba üzerindeki baskıyı daha da ağırlaştırdığı belirtilirken, “Küba’nın onurlu direnişinin yalnız olmadığı” vurgulandı.
Nâzım Hikmet ile Nicolás Guillén’in dostluğunun yalnızca edebiyat tarihine ait bir hatıra olmadığı ifade edilen açıklamada, bu ilişkinin bugün de “emperyalizme karşı ortak vicdanın ve halklar arası dayanışmanın yaşayan bir simgesi” olduğu kaydedildi.
Nicolás Guillén, yalnızca Küba şiirinin değil, anti-emperyalist kültürel mücadelenin de simge isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. 1961’de kurulan UNEAC’ın kurucu başkanı olan Guillén, yaşamı boyunca kültürün bağımsızlık ve toplumsal eşitlik mücadelesindeki rolünü savunan isimlerden biri oldu.
************
[Dayanışma Mektubumuz]
Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’ndan
Nicolás Guillén Vakfı’na Dayanışma Mektubu
Sevgili dostlarımız,
Nicolás Guillén Foundation Yönetimi’ne,
Büyük şair Nicolás Guillén’in adını yaşatan siz değerli dostlarımıza, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı olarak dayanışma duygularımızı iletiyoruz.
Bugün Küba’nın karşı karşıya olduğu darboğazı, uzun yıllardır sürdürülen ve bugün daha da sertleştirilen emperyalist kuşatmanın, halkların iradesine yönelmiş sistematik saldırısının yeni bir uzantısı olarak kabul edilemez buluyoruz. ABD’nin bölgeyi yeniden dizayn etme girişimleri, başta Venezuela olmak üzere Latin Amerika’da halkçı iradelere yönelmiş müdahalelerle birleşirken, Küba’ya uygulanan ambargo ve yaptırımlar bir “politika tercihi” değil, açık bir insanlık suçu ve kolektif cezalandırma pratiğidir.
Bir halkı karanlıkta bırakmak, yaşamın en temel koşullarını kesintiye uğratmak, sağlık, gıda ve enerjiye erişimi sistematik biçimde zorlaştırmak; yalnızca o ülkeyi değil, insanlık onurunu da hedef almaktır.
Haftalar süren elektrik kesintileri ve ağırlaşan yaşam koşulları, emperyalizmin doğrudan sivil yaşamı hedef alan sömürgeci politikalarının somut sonucudur.
Ancak tarih bize defalarca halkların iradesinin kuşatma altına alınsa da zorbalıkla teslim alınamadığını da göstermiştir. Küba’nın bugün sergilediği direniş, Küba halkının eşitlik, bağımsızlık ve onur mücadelesinin sürekliliğiyle bir kez daha toplumlara örnek oluyor.
Nâzım Hikmet ile Nicolás Guillén’in dostluğu, şiirin ötesinde, emperyalizme karşı ortak bir vicdanın ve direncin ifadesidir. Bu dostluk, bugün de halkların birbirine uzattığı dayanışma eli olarak yaşamaktadır.
Bu nedenle, Küba halkına yönelen her türlü baskıyı ve ambargoyu en güçlü biçimde kınıyor; bunun yalnızca Küba’ya değil, tüm insanlığa yönelmiş bir hak ihlali olduğunu vurguluyoruz. Küba’nın onurlu direnişini selamlıyor, bu direnişin yalnız olmadığını bir kez daha ifade ediyoruz.
Dostlukla, saygıyla ve kararlılıkla,
Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Yönetimi



















