
Ömer Açık’ın yeni kaleme aldığı Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan Arıları Kaçırmak bilim, çevre, etik ve aile ilişkileri üzerine düşündüren çok katmanlı bir roman. Romanın merkezinde bir arılıkta gerçekleşen büyük bir hırsızlık olayı bulunuyor. Yüzlerce ana arının çalınmasıyla başlayan olaylar, birbirine pek benzemeyen ikiz kardeşler Leyla ve Taylan’ın kendilerini beklenmedik bir maceranın içinde bulmalarına yol açıyor. Roman, yalnızca suçun peşine düşülen bir serüven anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda insanların doğayla kurduğu ilişkiyi, bilimin nasıl kullanılabileceğini ve bireylerin büyüme süreçlerine de değiniyor.
Romanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise hikâyenin arılar etrafında kurulmuş olması. Günümüzde arılar çoğu zaman yalnızca bal üreten canlılar olarak görülüyor. Oysa eser boyunca arıların ekosistem için taşıdığı önem dolaylı biçimde okura hissettiriliyor. Ana arıların çalınmasının sıradan bir hırsızlık olmadığı, bu olayın etkileri çok daha geniş bir çevreye yayılabilecek nitelikte bir sorun olabileceğinin altı çiziliyor. Böylece roman, çocuk okurları eğlendirirken aynı zamanda onları doğa ve çevre konularında düşünmeye de yönlendiriyor.
Eserdeki “kötü” karakterler ve onların planları da oldukça ilgi çekici. Mucize adlı ilaç şirketinin geçmişi, şirketin geliştirdiği ürünler ve özellikle arı ürünleriyle bağlantılı projeleri ise hikâyeye bilimkurguya yaklaşan bir hava kazandırıyor. Şirketin ekonomik çıkarlarını korumak için etik sınırları zorlaması, çocuk edebiyatında sık karşılaşılmayan bir tartışmayı gündeme getiriyor. Burada yazar, bilimin tek başına iyi ya da kötü olmadığını, onu kullanan insanların niyetlerinin belirleyici olduğunu gösteriyor. Bilimsel bilgi, insanlığın yararına kullanılabileceği gibi kişisel çıkarlar uğruna da istismar edilebilir. Bu açıdan roman, seslendiği genç okurlarına eleştirel düşünmenin önemini bir kez daha hatırlatıyor.
Kitabın en başarılı yanlarından biri karakter çeşitliliği; Huzursuz Hanım, Akil Hoca, Menekşe ve Refik Amca gibi karakterlerin hepsi hikâyeye canlılık katıyor. Özellikle Dedektif Menekşe’nin hikayesine ortak olduğumuz bölümler dikkat çekici. Kararsızlık hastalığıyla mücadele eden bu karakter, klasik dedektif tiplerinden oldukça farklı. Gücünü fiziksel özelliklerinden değil, empati kurabilme yeteneğinden alan Dedektif Menekşe, arılarla ilgilenmeye başladıktan sonra hayatında yaşadığı değişim, romanın en anlamlı mesajlarından birini oluşturuyor. İnsanın doğayla kurduğu ilişkinin ruhlarımız üzerindeki olumlu etkisi, Menekşe’nin hikâyesi aracılığıyla başarılı biçimde aktarılıyor.
Romanın merkezindeki Leyla ve Taylan ise birbirlerinden epeyce farklı kardeşlerdir. Zaten kitabın ilerleyen bölümlerinde “benzemez ikizler” vurgusunun öne çıkması da bunun göstergesi. İkiz olmalarına rağmen farklı ilgi alanlarına, farklı bakış açılarına ve farklı kişilik özelliklerine sahiptirler. Ancak hikâye ilerledikçe bu farklılıkların bir eksiklik değil, aksine bir güç olduğu ortaya çıkıyor. Birinin göremediğini diğeri fark eder ve birinin cesaret edemediği şeyi diğeri yapabilir. Böylece roman, çocuklara herkesin aynı olmak zorunda olmadığını ve farklılıkların işbirliği sayesinde avantaja dönüşebileceğinin de vurgusunu yapıyor.
Romanda mizahın da önemli bir yer tuttuğunu söyleyebiliriz. Bölüm başlıklarından karakter isimlerine kadar birçok unsur okurun yüzünde bir tebessüm oluşmasını sağlıyor. Huzursuz Hanım, Küt, Sivri ya da Çılgın Doktor gibi isimler, romanın ciddi meselelerini daha eğlenceli bir atmosfer içinde sunuyor.
Romanın bir diğer güçlü yönü ise temposu. Hikâye sürekli hareket hâlinde, örneğin arı hırsızlığıyla başlayan olaylar, çiftliklere, laboratuvarlara, festivallere ve farklı mekânlara kadar uzanıyor. Bu dinamik olay örgüsü özellikle genç okurların ilgisini canlı tutacağı kesin. Ancak tempo yüksek olsa da karakterlerin duygusal gelişimi ihmal edilmiyor. Leyla ve Taylan’ın kardeşlik ilişkisi, Menekşe’nin kişisel mücadelesi ve Refik Amca’nın sıradışı kişiliği hikâyeye derinlik kazandırır.
Arıları Kaçırmak, doğa sevgisi, bilim etiği, aile ilişkileri, bireysel farklılıklar ve dayanışma gibi pek çok temayı bir araya getiren çok katmanlı bir kitap. Ömer Açık, sürükleyici olay örgüsüyle okurun merakını canlı tutarken, arılar üzerinden çevre bilincine de dikkat çekiyor. Eğlenceli karakterleri mizahi dili ve düşündüren temalarıyla roman hem çocukların hem de yetişkinlerin keyifle okuyabileceği bir anlatı sunuyor.


















