Masthead header

‘Macera Ekspresi’ kötülere karşı yola çıkıyor! | Burak Soyer

Özgür Balpınar’ın son kitabı ‘Macera Ekspresi’, dört kafadar Yiğit, Narin, Nil ve Can’ın dünyaya kötülük yaymaya hazırlanan başka bir evrendeki Kötülük Krallıkları’na karşı verdiği mücadeleyi anlatıyor. Ancak metnin altında ise ‘büyükler’e ait dünyanın ve kavramların, içinde yaşadığımız çağla beraber çocuklara nasıl sirayet ettiği yatıyor. 

“Keşke… Keşke dünyanın kocaman bir penceresi olsa ve dünyadaki bütün kötülükler bu pencereden dışarı atılsa.” Dünya üzerinde böyle bir ihtimal var mıdır diye sorarak başlayalım. Elbette yoktur. Ancak hayaller vardır. Her şeye kabil hayaller… Ve bunlar bir çocuğa aitse sorduğumuz soru anlamını yitirir. Nedenini açıklamaya dahi gerek yoktur. Özgür Balpınar’ın İlk Genç Timaş etiketi ve ‘Dünya Dışına Açılan Pencere’ alt başlığıyla yayımlanan Macera Ekspresi bu cümleyle başlıyor işte. Karakter tasarımlarının Büşra Kaygın Gafarov’a ait olduğu kitaptaki çizimler de Afra Elif’e ait. Balpınar’ın yine İlk Genç Timaş’tan çıkan serinin ilk iki kitabı Çiçek Ekspresi ve Gelecek Ekspresi’nin devamı niteliğindeki Macera Ekspresi’nde kahramanlarımız Yiğit, Nil, Narin ve Can bu kez tüm dünyaya kötülük yaymak için hazırlık yapan Kötülük Krallıkları’nın evreninde onları durdurmak için maceraya atılıyor. 

Hayaller hakkında konuştukları bir derste öğretmenleri, Yiğit’in girişte yazdığım cümlesine istinaden coşarak okulda bir kulüp yarışması düzenlemeye karar veriyor. En etkili ve verimli çalışmaları yapan kulübün birinci olacağı yarışma için bizim kafadarlar da Yiğit’in önderliğinde ‘İyilik Kulübü’nü kuruyorlar. Diğer popüler kulüplere göre fazla naif kalan ‘İyilik Kulübü’nde işler pek iyi gitmiyor ve arkadaşları da sonunda kulübün işe yaramayacağına inandıklarını itiraf ediyorlar. Yiğit de kulübü kapatıp olaya bir son veriyor. 

Okuldan eve döndüğünde arkadaşlarının düşüncelerini bir türlü kabullenemeyen Yiğit kendini odasına kapatıyor. Vakit geceye kaymasına rağmen gözüne uyku girmeden yatağında dönüp duruyor. Bu sırada odanın içinden tıkırtılar duymaya başlıyor. Korkuya kapılan Yiğit sesler kesilince yeniden uyumaya çalışıyor. Tıkırtılar bir kez daha duyulmaya başlayınca kendini toplayıp odanın içinde seslerin nereden geldiğini aramaya koyuluyor. Ancak bu sefer sesin seviyesi giderek artıyor ve Yiğit de korkudan yorganın altına giriyor. Bir süre bekledikten sonra pencereden gelen ışığı fark edip dışarı bakan Yiğit, Nil, Narin ve Can’ın kendisini bir trenle almaya geldiklerini görüyor. Her ne kadar önce buna bir anlam veremese de Yiğit de trene atlıyor ve ekibin yolculuğu başlıyor. 

Maceranın çok eğlenceli geçeceğini söyleyen Narin’in hevesi aniden ortaya çıkan General’in, ekibin gittiği yerle ilgili söyledikleri yüzünden kursağında kalıyor. Zira General, “Gideceğiniz yerde Kötülük Krallıkları yeni kötülükler planlama çabası içerisindeler. Sizler de sahip olduğunuz sevgiyle, merhametle, dürüstlükle ve cesaretle onlara engel olmaya çalışacaksınız. Kötülüğe karşı iyiliğin mücadelesini vereceksiniz,” diyerek ekibin görevini açıklıyor. Yolculuk başlıyor ve kahramanlarımız Kötülük Krallıkları’na ulaşıyor. 

Dünyaya hiç benzemeyen, renksiz, solgun, ürkütücü bir yerle karşılaşan dörtlü ve beraberindeki kedileri Gölge, bu tekinsiz yerde ilerlerken bir kavşağa denk geliyorlar. Kavşaktaki levhalardan bu dipsiz evrende İsraf Krallığı, Öfke ve Şiddet Krallığı, Ahmaklık Krallığı, Kibir Krallığı, Kıskançlık Krallığı ve Yalan Krallığı bulunduğunu ve hepsiyle mücadele etmek zorunda kalacaklarını anlayıp işe koyuluyorlar. Kitabın bundan sonrasında dört kafadarın uğradıkları krallıkların nabzına göre verdikleri şerbetle onlara iyilik aşılama sürecinden bahsedildiği için bu kalan kısmı okura bırakıp toparlamaya çalışalım. 

Özgür Balpınar’ın, ‘Macera Ekspresi’nin henüz başında Yiğit’in iyimser karakterine dair çizdiği portre aslında günümüzün çocuklarının ruhsal çözümlemelerine dair de izler taşıyor. Yiğit’in dünyadaki kötülüklerden nasıl etkilendiği, dijital çağın, internetin, sosyal medyanın kötüye kullanımının çocuklar üzerindeki etkisi, onun, “kötülükle” anılan kişilerin de bir zamanlar onların okuduğu okullarda okudukları gibi düşünceleri normalde ‘büyüklerin’ sorgulaması gereken şeylerin artık çocukların da derdi olduğuna ve bunun sebeplerine önemli bir vurgu yapıyor. Yine ‘büyükler’in literatüründe yer alan kavramların (beyaz yalanlar gibi) çocukların dünyasına girmesiyle, çocukların çocukluktan nasıl koptuğunu isabetli tespitlerle yapıyor yazar. ‘Macera Ekspresi’ her ne kadar ‘iyilik’ üzerine misyon taşıyan bir kitap olsa da Özgür Balpınar’ın metnin altında sakladığı bu öğeler kitabı çok farklı bir gözle de okuma olanağı sağlıyor. 

edebiyathaber.net (18 Ekim 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r