Masthead header

José Saramago ile İstanbul’da buluşmak | Metin Celâl

José Saramago 16 Kasım 1922 doğumlu. Saramago’nun yüzüncü yaşını “Atılan Adımların İzini Sürmek” sergisi ile ve ilk romanının Türkçede yayınlanması ile kutluyoruz. Saramago bugünlerde okuyacağımız, sonradan reddettiği ve ancak 1990’larda yeniden yayınlanmasına razı olduğu ilk romanı Dul’u 1947’de yayınlatmış ama romancı olarak ün kazanması için 60 yaşına kadar beklemesi gerekmiş. Yabancı dillere çevrilip uluslararası ün kazanmaya başlaması içinse 1988 yılında Baltasar ve Blimunda’nın çevrilmesi gerekiyor.  İspanyolca, İtalyanca derken hızla diğer dillere çevriliyor eserleri

Milli Kütüphane kayıtları yanıltmıyorsa Saramago’yu Türkçede ilk kez 1997’de Serdar Çelik’in çevirdiği “Bütün İsimler”le okumuşuz. Bu da Adnan Özer’in sayesindedir. Adnan Özer Latin Amerika’nın, İspanyolca’nın ve Portekizce’nin Türkiye’deki kültür elçisi sayılabilir. Birçok İspanyol, Portekizli ve Latin Amerikalı yazarı ve şairi onun sayesinde Türkçede okuduk. Gendaş’ta da aynı anlayışla bir yayın programı geliştirmişti. Bütün İsimler’den sonra Saramago’nun birçok eseri Türkçede yayınlandı. Çünkü Türkçede yayınlanmasının hemen ertesi yılı 1998’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştı. Saramago Türkiye’de de benimsendi, sevildi. Çok okundu. Çevrilmedik romanı kalmadı.  

José Saramago / Çizer: Alp İz

José Saramago’nun Türkiye’ye ilk ve tek gelişi 2007’de gerçekleşti. Bu ziyaret yine Adnan Özer’in sayesinde hayata geçmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ’nin o dönemdeki genel müdürü Nevzat Bayhan kendisi de şiir yazan bir edebiyatseverdi. İstanbul’a dünyaca meşhur yazarları davet etmek, okurlarla buluşturmak istiyordu. Adnan Özer’in yönetiminde “Arzın Merkezi’nde Buluşmalar” başlığıyla bir dizi söyleşi gerçekleştirildi ve Dünyaca ünlü yazarlar ve düşünürler Türkiye’deki meslektaşlarıyla bir araya gelip söyleşiler gerçekleştirdiler. Cees Nooteboom ve Enis Batur, Claudio Magris ve Doğan Hızlan, Oswald LeWinter ve İlhan Berk, Costas Ferris ve Derviş Zaim, Terry Eagleton ve Hüsamettin Arslan, M. Abid Cabiri ile R. İhsan Eliaçık, William Chittick ve Turan Koç, James Morris ve Mustafa Kara, Hans Küng ve Mehmet Aydın buluşmuşlar. Sonra bu buluşmaların konuşma metinleri de kitap olarak yayınlandı. Saramago’yu da bu etkinlikler kapsamında İstanbul’a davet etmek istiyorlardı. Programı uymadığı için bu etkinlik gerçekleştirilemedi ama Saramago’nun İstanbul’a gelme davetini kabul etmesi fırsatı da kaçırılmak istenmedi. Saramago eşi Pilar del Rio ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin davetiyle 2007 Mayıs’ında İstanbul’da beş gün geçirdi. 17 Mayıs günü Beyoğlu’ndaki Mephisto Kitabevi’inde kitaplarını imzaladı, 19 Mayıs akşamı da Tünel’deki Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde bir konferans verdi, okurlarla söyleşti. Adnan Özer bir yazısında Saramago ile Orhan Pamuk’ûn bir yemekte buluştuklarını da anlatır (İki Nobelli yazardan İstanbul’da gizli buluşma (gazeteduvar.com.tr)

Mephisto Kitabevi’nde yapılacak imza günü için çok heyecanlıydık, büyük yazara mahcup olmaktan korkuyorduk. Çünkü Saramago bizim için çok önemli bir yazardı ama acaba İstanbullu okur ona gereken değeri verecek miydi? İmza günü için kitabevine gittiğimizde çoktan okurlar ikinci kattan İstiklal caddesine taşan ve cadde boyunca uzayan bir kuyruk oluşturmuşlardı. Saramago 300’den fazla kitap imzalamış o gün. Kitabevinde kitap kalmayınca imzayı kesmek zorunda kaldılar. İkinci aşama Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’ndeki konferanstı. Etkinlik 19 Mayıs Bayramı’na rastladığı için İstanbullu okurların tatili tercih edip gelemeyebileceklerini düşünüyorduk. Yine okurlar bizi yanılttı ve salon doldu taştı. İki saati bulan keyifli bir etkinlik oldu. 

José Saramago ile birçok basın mensubu buluşup röportajlar yaptılar. O sıralar Cumhuriyet’te yazıyordum. Ben de bir söyleşi yapmak hevesine kapıldım. Eşi Pilar’ın “çok yoruldu” itirazlarına rağmen Saramago kabul edince kaldıkları otelde, Pangaltı’da Ramada Otel’in lobisinde bir sabah buluştuk. Adnan Özer, çevirilerde bize destek vermeyi kabul eden dostumuz, “Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş”un çevirmeni Prof. Mehmet Necati Kutlu ve organizasyonda da yer alan şair Alper Çeker bize katıldı. Röportajın bir sohbet havasında geçmesini arzu ediyordum. Kahvelerimizi içerken Saramago ile bir saatten fazla süren hoş bir sohbet yaptık.  

O zamanlar moda olan, cep telefonlarını andıran küçük bir ses kayıt cihazı almıştı Adnan, onu kullanmaya karar vermiştik. Ben ayrıntılı notlar da alıyordum. İyi ki de almışım. Söyleşiye başlamadan önce birkaç deneme kaydı yapmamıza rağmen ses kayıt cihazına Saramago’nun söylediklerini tam olarak kaydedememişim. Notlarım sayesinde sohbette konuştuklarımızı içeren bir yazı yazmayı başardım neyse ki. Sonuçta ortaya söyleşi notlarından ve izlenimlerden oluşan güzel bir metin çıktı ama Saramago’nun sesinden bir kayıt kalmadı geriye. O günün güzel bir anısı da Saramago’nun adıma imzaladığı iki kitaptır.

José Saramago’nun doğumunun 100. Yılı “Atılan Adımların İzini Sürmek” sergisi ile Türkiye’de de kutlanıyor. Sergi 9 Kasım Çarşamba günü düzenlenen törenle açıldı. Sergiyi açılışın ertesi günü öğle saatlerinde ziyaret ederken aklımda 2007’den kalan bu anılar vardı. 

“Atılan Adımların İzini Sürmek” sergisi Galata Kulesi’nden Karaköy’e inen sokaklardan birindeki Schneidertempel Sanat Merkezi’nde. Galata İstanbul’un en eski semtlerinden. 1300’lerden kalma binaların arasından yürüyüp Schneidertempel Sanat Merkezi’ne ulaşıyorsunuz. Schneidertempel 19. yüzyılda , Galata da kurulan sinegoglardan. Terziler Sinagogu ya da Tofre Begadim Sinagogu olarak da biliniyormuş. 1894’te II. Abdülhamit’in izniyle Aşkenaz cemaati için inşa edilen sinagog, cemaatinin büyük ölçüde azalması nedeniyle 1960’larda kapatılmış. Bir süre kullanım dışı kalan sinagog, 1998 yılında bir sanat galerisi hâline getirilerek yeniden kullanılmaya başlanmış.  Ferah bir mekân. Burada daha önce karikatür ve grafik sanatı sergileri izlemiştim. 

“Atılan Adımların İzini Sürmek” sergisinde fotoğraflar ve belgelerle José Saramago’nun yaşam öyküsünü ve yazarlık serüvenini izlemek mümkün. José Saramago Vakfı tarafından hazırlanan ve Camoes Enstitüsü ile Portekiz Büyükelçiliği tarafından desteklenen sergi 27 Kasım’a kadar İstanbul Schneidertempel Sanat Merkezi’nde ziyarete açık olacak.

edebiyathaber.net (16 Kasım 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r