Masthead header

“Herkesten Uzakta”: Derinlikli hikayelerin kitabı | Serkan Parlak

Oggito’da gezi, Notos’ta öykü ve Birgün Kitap’ta ise kitap tanıtım yazılarıyla tanıdığımız Kadir Işık’ın ilk öykü kitabı “Herkesten Uzakta” Notos Kitap etiketiyle okurla buluştu. Kitapta yedi öykü var, hepsi uzun soluklu öyküler. Bu durum olumlu çünkü okura öykü kişilerinin geçirdiği değişimleri ve iç hesaplaşmaları daha iyi görme imkânı sağlıyor. İntihar, dışlanma, aşk, evlilik, aile, arkadaşlık, ölüm korkusu, dönüş, orta yaş krizi, yeni mekânlarda kurulan mesafeli ilişkiler ve tabi ki günümüzde varlığını artık tam anlamıyla hissettiren yabancılaşma olgusu… Kitabın arka kapak yazısında belirtildiği gibi ayrıntılarla derinlik ve zenginlik kazanan ilişkilere, kadın-erkek ilişkilerine, erkeklik ve kadınlık durumlarına, doğaya, hayvanlara, taşraya daha yakından bakıyoruz.

Herkesten Uzakta’da öyküler başlıyor, gelişiyor ve sarsıcı sonlarla bitiyor. Güçlü hikâyeler var elimizde; yeniden, dura düşüne okuma isteği uyandıran. Öykü kişileri kitaba adını veren öyküdeki gibi herkesten uzağa doğaya, taşraya, kasabaya, köye dönüyor ya da dönmeyi istiyor. Kimisinin kafası karışık, ilişki ağı çözülmüş. Nerede olduğu, ne yaptığı ve ne hissettiği belirsiz. Öykülerin odağı net, atmosfer satırlar ilerledikçe yavaş yavaş kendini gösteriyor, kişilerin ruh halleri ve mekân betimlemeleri bu atmosferin niteliklerini besliyor. Olayların akışı gerginlik, gerilim ve bir şeyler olacağı beklentisi yaratmada çok başarılı. Betimlemeler ve diyaloglar özlü, yalın ve her anlamda işlevsel. Öykü kişileri kendi hayatlarını yaşıyor, kurmacanın içinde var oluyor, bunun en önemli nedeni Kadir Işık’ın anlatıcı seçimleri -genellikle 1. tekil kişi- ve fiil kiplerinin zaman ve anlatıcıyla uyumlu biçimde düzenlenmesi. Her cümleye özenle ve sabırla çalışıldığı, üzerlerine çok düşünüldüğü belli. Yaratılan belirsizlik ve boşluklarda okurun devreye girmesi gerek, özellikle öykü kişileri arasındaki gerginliklerde. Kişiler arası ilişkilerde geçmişte neler olduğunu ya da gelecekte neler olabileceğini tam olarak bilemiyoruz ancak neler olduğu ya da olabileceği konusunda tahminlerimiz olabilir. Şimdiki zamanda ise tam bir belirsizlik söz konusu. İşte bu durum var olan izler ve ipuçlarından hareketle öyküleri yeniden okuma isteği uyandırıyor.

 Her ne olursa olsun öykülerin sonunda olup biten üzerine düşünerek ele alınan mesele ve dert konusunda bir fikrimiz oluyor. “Kadir Işık’ın boşlukların ve belirsizliklerin bıraktığı izlerle ilerleyen öykülerinde sonlar da önemli. Hikâyenin bütününü görmek gene çok mümkün olmasa da büyük oranda boşluklar doluyor. Öyküleri yeniden düşünmek ihtiyacı duyuyoruz bu noktada. Ne var ki hikâyedeki boşlukların dolması öykü kişilerinin içlerindeki boşlukların ne olacağı konusunda (bir-iki istisna dışında) çok şey söylemiyor. Ya da söylüyor, dolmadıkları gibi daha da genişleyeceğe benziyorlar, o boşluğu ve öykü kişilerini Kadir Işık’ın bize iyi kötü tanıtmış, hissettirmiş olmasının bize söylediği bir şey bu,” cümleleriyle noktalıyor Behçet Çelik, kitapla ilgili k24’teki nitelikli eleştiri yazısını.

Tekrar tekrar okumak isteyeceğimiz gerçekçi, inandırıcı ve sarsıcı öykülerden oluşan her anlamda nitelikli bir ilk kitap: Herkesten Uzakta. Özellikle  “Sen Benim Her Şeyimsin” ve “Burada Yabancı Birini İstemiyoruz” ve “Herkesten Uzakta” öyküleri…

edebiyathaber.net (4 Ağustos 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r