Masthead header

Fotoğraflarla, Zeynep Oral’ın dünyasında küçük bir gezinti | Lütfi Özgünaydın

İFSAK’ın küçük bir salonu var, orada paylaştım Zeynep Oral fotoğraflarını. Küçücük salona sığmadı konuklar, dışarıya da yayın verildi. Zeynep Oral’ın da –Doğan Hızlan da olduğu gibi– 40 fotoğrafını sundum. Çalıştığım bütün yazarların, sanatçıların fotoğraflarını “geleceği” bırakma niyetindeyim. Belirlediğim program dahilinde her yazarın 40 fotoğrafını çekiyorum.

Zeynep Oral fotoğraflarını çeşitli zaman dilimlerinde çektim. Kültür ve Sanat adına anlattıklarını dinleyerek çektim doğrusu fotoğrafları. Evi kitaplarla dolu. Odasında bilgisayar ve çeşitli objeler var. Sorduğumda objelerin anlamlarını anlattı. Kitapları her şeyi diyebilirim.  Torunları için bir pano yapmış, onların fotoğraflarını sergiliyor. Evdeki çekimlerden sonra, “İstanbul da Nereleri seversin?” diye sordum. Ortaköy’ü çok severmiş. Oraya gittik. Ortaköy Meydanı’nda onun fotoğraflarını çektim. Güvercinlerle, köprüyle… Bir gün de Cumuhuriyet  gazetesinde çekim yaptım. Çalışmaları  bir video halinde sevdiği müzik eşliğinde sundum. Vivaldi’nin dört mevsim‘ini istedi, bende kış‘ı seçtim.

Fotoğraflar Zeynep Oral’ı heyecanlandırdı; en çok da torunları ile oyun oynarken çektiğim fotoğraflardan etkilendi. Gösteri bitiminden sonra Zeynep  Oral yaşamından kesitler anlattı. Paris günleri ve ünlü Salvador Dali röportajı ve sonrası. İsmet İnönü ile bir saatlik röportaj hakkında söyledikleri de çok ilginçti. Onu en çok etkileyen yine Milliyet gazetesinde geçen günleri… “Sahibiyim sanırdım kendimi,” diyor.  “Meslek Yarası” kitabını anlatırken…  İşine son verilince üç ay nasıl kendinden geçtiğini, bir kez daha içtenlikle anlattı. Onu dinlerken Milliyet Sanat okuduğum günleri anımsadım. Ve ilk yazımın çıktığı o arka sayfayı. Anadolu’nun bir köyünde yaşayıp, yazmak için uğraş verirken, ilk yazım onun  “Milliyet Sanat”ında yayımlanmıştı. Milliyet Sanat o yıllarda bir ekoldü. En ünlü yazarların yazılarını Milliyet  Sanat da okurduk. O yazarların nasıl ofisine geldiğini, nasıl yazdıklarını da anlattı Zeynep Oral. Çok ilginç anılardı doğrusu.

 

Zeynep Oral kültür sanat üzerine elli yıldır yazıyor bilindiği gibi.  Cumhuriyet’teki yazılarında; yine toplumsal sorunları duyarlılıkla ele alıyor. Zeynep Oral  iyi bir Leyla Gencer uzmanı. İtalya’da ve Türkiye’de Leyla Gencer’le  geçen günlerini  de anlattı. Onunla ilgili önemli kitaplarından söz etti. Yazarların kitapları ile fotoğraflarını çekmeyi çok seviyorum. Şöyle bir bakıp, düşünüyorlar. Bunca kitabı nasıl yazdım diyen gibi bir bakışları var sanki. Hep o bakışı  yakalamaya çalışıyorum.

Zeynep  Oral aynı zamana bir gezgin. Dünyanın birçok ülkesine gitmiş ve oraları yazmış. Uzakdoğu ile ilgili kitapları gezginler için epey önemli bir kaynak. Dünya Haritası hep önünde, sürekli  inceliyor,  gideceği yerleri planlıyor.

Üç yıldan beri PEN Türkiye başkanlığını yapıyor. PEN yazarlarının çeşitli komiteleri var. Hapisteki yazarlar Komitesi, Çeviri ve Dil Hakları Komitesi ve Barış için Yazarlar Komitesi’nin bulunduğunu söyleyen Zeynep Oral, PEN’in son üç yılda çok önemli işler başardığını da ekliyor. Bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde yapılan seçimde Zeynep Oral yeniden  PEN Türkiye başkanı seçildi.

Yazarların portreleri ve yaşamlarından kesitler çok ilgi çekti doğrusu. Bu proje iki yıl sürecek. Her ay bir konuk alıyorum. Her ayın son Çarşamba günü İFSAK’ta gösteri ve söyleşi var.  Şubat ayındaki konuğum ünlü eleştirmen ve yazar Feridun Andaç. Gösteri 28 Şubat’ta İFSAK’ta. Beyoğlu’nda Ayhan Işık sokak, 32 numaraya bekliyorum…

Bütün yazarlarla yaptığım çalışmalar, özet halinde Edebiyat Haber’den izlenebilir. Okurlar onların değişik fotoğraflarını görsün, kitaplarını tanısın istiyorum. Herkese iyi okumalar…

Lütfi Özgünaydın – edebiyathaber.net (25 Ocak 2018)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r