Masthead header

Felaket Henry’den arkadaş olur mu? | Mehmet Özçataloğlu

mehmet-ozcataogluOkulların açılması anlamsız bir şekilde iç turizmi canlandırmak adına ötelenmeseydi, bugün milyonlarca öğrenci okula başlayacaktı. Okula uyum sürecini rahat geçirmeleri için birinci ve beşinci sınıflar için zil çalacaktı bugün. Fakat her zaman olduğu gibi sermayedarlar ağırlıklarını koydular ve ülkenin en temel sistemi olan/ olması gereken eğitim sistemi üzerinde oyun oynadılar. Zaten ne oluyorsa bundan oluyor. Eğitim sistemi yap-boza döndüğünden beri hiçbir şey düzgün bir şekilde ilerlemiyor. Bunu görmüyor muyuz, göremiyor muyuz yanıtını okuyanlar kendi kendilerine versinler. Olumsuzlukları olumluya, dezavantajları da avantaja çevirmek yine kişinin kendisine kaldı. Yani hepimize. Mademki tatil uzadı ve biliyoruz ki tatili uzayan her öğrenci ve veli otellere akın edemeyecek, o halde biz kitaplarımızın dünyasındaki yolculuğumuza devam edelim. Açığı bir şekilde kapatmalıyız çünkü. Geçen zamanı durdurmak, giden zamanı geri getirmek olanaklı değil. Biz gelelim bugünkü kitabımıza.

Siz hiç “bugüne kadar kaydedilen en yüksek sesli osuruk 107.1 desibeldir” diye başlayan bir kitap gördünüz mü? Kitabın kapağını açıp okuduğunuzda ilk tümce osuruk desibelinden söz ediyor. Bu ne iğrençlik demeyin. Çünkü bunu anlatan “Felaket Henry.” Adı üzerinde işte, felaket. “Felaket Henry” dizisi dünya çapında 24 ülkede yayımlanmış ve toplam 15 milyon adet satmış. Çizgi film dizisine ve sinema filmine uyarlanmış. Dizinin yeni kitabı “Felaket Henry ile Vücudumuz.” Francesca Simon yazmış, Tony Ross resimlemiş. Bahar Siber’in dilimize çevirdiği kitap İletişim Yayınları tarafından çocuklarla buluşturuluyor.

Henry şöyle sesleniyor çocuklara: “Hey sizler, sıkı durun, hayatta görebileceğiniz en korkunç, en iğrenç, en tiksinç kitaba başlamak üzeresiniz! Üstelik anlatılanların hepsi gerçek. Dolayısıyla sümük, salya, çiş ya da saç biti hakkındaki doğruları anlattığınızda, o kötü kalpli korkunç anne babalarınız hiçbir şey diyemeyecek. Öğretmenlerinizi çıldırtmak ve arkadaşlarınızı kışkırtmak için bilmeniz gereken tüm bilgileri bu kitapta bulacaksınız. Yaşasııın!”

Kitap, adından da anlaşılacağı üzere vücut yapımız üzerine bilgiler veriyor. “Kirloş Bilgiler”, “Kıkırdak Kemik”, “Deri, Pullar, Kabuklar”, “Kıllı Veriler” ara başlıklardan bazıları. Henry tüm gerçek bilgi ve verileri kendine göre anlatıyor çocuklara. Başka bir deyişle Henry’ce bilgiler gerçek, gerçek olduğu kadar da iğrenç. İşte birkaç örnek: “Dünyanın en uzun kulak kılı Hintli bir adama aitti, 18.1 cm. Adamın kulağından fışkıran kıllar omuzuna kadar uzanıyordu.” Ve bir diğeri: “Erkeklerin kadınlardan daha çok burun kılı vardır ve yaşlandıkça bu kıllar uzar da uzar.”

“Bugüne kadar kaydedilmiş en uzun saç Çinli bir kadına ait. Tam 56 metre. İkinci kattan aşağı uzatsa saçları yeri süpürebilirmiş.” “Bugüne kadar ölçülmüş en uzun sakal, en uzun saçtan sadece birazcık daha kısaydı, 5.33 metre.”

Bu örnekler en hafif derecesinden tiksinç olanlar. Kitapta neler var neler. Yalnız şunu da eklemeliyim ki okuduklarınız karşısında “ıyyy” derken gülmenize de engel olamayacaksınız.

İster şımarık deyin, ister haylaz, ister mide bulandırıcı. Sıfatının bir önemi yok. Henry çok eğlenceli bir çocuk ve çok ilginç bilgiler veriyor vücudumuzla ilgili. Uzayıp giden tatil artık can sıkıcı boyuta geldi, farkındayım. O zaman birazcık gülelim ve eğlenelim. Felaket Henry ile arkadaş olmaya var mısınız?

Mehmet Özçataloğlu – edebiyathaber.net (4 Eylül 2015)

  • C.S. - 05/09/2015 - 16:31

    Çok eğlenceli ve komik bir hikaye olduğu kesin,bence iğrenç hic bir tarafı yok,özellikle herkesin yaptığı ve herkeste olan vücut ifrazatları böyle eğlenceli bir dille ancak bir çocuğun ağzından aktarılabilirdi.
    Seçiminiz yine çok iyi hele özellikle çocuklarımızın en çok gülmeye ihtiyacı olan şu günlerde.Hangimiz tekrar çocuk olmak istemeyiz,çocukluk dönemi yapılanlar,oynadığımız oyunlar nasıl unutulur…Hangimiz gizili gizli burnunuzu karıştırmadik ki sonrada üstümüze yada bir yerlere sürmedik,iğrenç mi hayır çünkü cocuktuk,çocukların yaptığı hic bir şekilde iğrenç karşılanmamalı….üstelik onlar yalansız..
    Evet tatil uzadı,herkes rant peşinde ama eğitimde rantı arttıralım diyen yok size hak veriyorum sonuna kadar,öğretmenler nasıl olsa konuları sıkıştırarak kendileri sıkılarak tamamlar bu yılı.
    Henry gibi hayata eğlenceli tarafından bakmak gerek,biraz da deliliğe vurmak ama büyüdük ya…
    Yazınızı keyifle okudum yine ,kaleminize sağlık.
    Sizinle bir çocukluk düşüncemi paylaşmak istiyorum;Ben çocukken radyolar vardı,hep açıktı ,ben radyoların içinde insanların olduğuna inanırdım ve bir gün onları göreceğim hayallerini kurardım.Sonra ne oldu…büyüdüm.. değil radyonun insanların içinde insan olmadığını gördüm..Sevgiyle ve çocukça kalmak umuduyla hoşçakalın…cevaplakapat

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r