Masthead header

Eylem Hatice Bayar’a 6 soru | Can Öktemer

En son okuduğunuz kitabın adı nedir?  İzlenimlerinizi öğrenebilir miyiz?

Son okuduğum kitap Cahide Birgül’ün Geceye Uyananlar kitabı. Kitap bir ağabey ile kız kardeşin ağzından bölümler halinde yazılmış. Kişilerin gerçek sesleri var bölümlerde. Birgül açık ve yalın bir üslupla yansıtmış satırlarına yabancılaşan insanın iç dünyasını. Kitapta her iki karakterin de kontrol dışı tutkuları ve bastırılamayan duyguları yansıtılıyor. Bir arada yaşayıp yabancı olma durumu bu iki karakterin ağzından, onlar, zihinsel özürlü bir kardeş ve baba figürü bağlamında okuyucuya sunuluyor. Hem 90lı yılların kirlenmiş, derin ve kötücülleşmiş ilişkilerini hem de bunların çekirdek ailedeki yansımalarını görüyoruz satırlar arasında. Aslında bunun tersi de söz konusu; aile ilişkilerindeki bozukluk ve imkânsızlıkların tüm toplumu etkileyen bir yaraya dönüştüğünü de gösteriyor bize Birgül.

Son okuduğunuz kitapta, en beğendiğiniz cümle ya da alıntı nedir?

“Beklemenin bir onuru var, beklemek güçlü bir duygu. Bir gün istediğinizin gerçekleşeceğine yürekten inandığınızı gösteren tek şey ise beklemeye hak ettiği değeri verebilmektir bana kalırsa.”

Yeni bir kitaba başlamadan önce arkadaşınızdan mı tavsiye alırsınız, kitap eklerinden mi yararlanırsınız yoksa tamamen sezgilerinizle mi hareket edersiniz?

Kitap tanıtımlarının da etkisi oluyor ama sezgilerim daha ön planda. Örneğin bu kitap öylece elime geliverdi. Satın aldığımı bile unutmuşum. Yeni taşındığım için kitaplarımın bir kısmı hâlâ kolilerde. Bir kolide başka bir kitap ararken karşıma çıktı. Tesadüf şu ki kitabın sunuş yazısını yazan Meltem Gürle’nin de başına benzer bir durum gelmiş. Böylece bu kitap benim için aynı zamanda tuhaf bir anısı olan bir kitaba dönüştü.

Keşke bu kitabı ben yazsaydım dediğiniz bir kitap var mı?

Aslında çok var ama sanırım en çok Oğuz Atay Tutunamayanlar.

Yazdıklarınızı ilk olarak ne zaman gün ışığına çıkardınız ve ilk kimlere okuttunuz?

Yazdıklarımı ilk olarak bir dergiye göndererek gün yüzüne çıkarttım. Bu bir şiirdi ve sonrasında şiirlerim çeşitli dergilerde yayımlandı ve ardından iki şiir kitabına dönüştü. Suya Yazılan ve Merina. İlk öykümü üniversite hazırlıkta çok yakın bir arkadaşıma okutmuştum. Daha sonra yazdıklarımı paylaşmam ise biraz uzun sürdü. Bir yaratıcı yazarlık kursuna katıldım ve kitaptaki öykülerden ikisi orada ortaya çıktı. Bir kısmını Edebiyathaber ve Parşömen Sanal Fanzin sitelerine gönderdim, yayımlandılar. Böylece gün yüzüne çıkmış oldular. Kitabı ise bütünlüklü olarak okuyan ilk kişi değerli Cemil Kavukçu’dur.

Belirli yazma alışkanlıklarınız var mı? Gürültülü bir yerde mi yoksa sessiz bir ortamda mı yazmaktan hoşlanırsınız?

Belirli bir yazma alışkanlığım yok. Deftere yazıyorum genelde. Bu yüzden çeşitli boyutlarda, farklı, bana güzel gelen pek çok defterim var. Ama bir not kâğıdına da yazabilirim. O anda elimde ne varsa ona yazarım. Nerede olduğum da çok önemli değildir. Yazı yazabileceğim bir masanın olması yeterlidir. Tercihim sessizlikten yanadır ancak yazacaksam gürültülü bir ortamda da kendimi kaptırarak yazdığım zamanlar olmuştur.

edebiyathaber.net (31 Aralık 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r