Dünyayı Çevirenler’in yeni konuğu Gülbahar Kültür

Temmuz 30, 2026

Dünyayı Çevirenler’in yeni konuğu Gülbahar Kültür

Didem Bayındır’ın hazırlayıp sunduğu ve Apaçık Radyo’da yayımlanan Dünyayı Çevirenler’in yeni konuğu Gülbahar Kültür.

Bültenden:

Dünyayı Çevirenler’de bugün, Alman edebiyatının kalıplara sığmayan o nevi şahsına münhasır ustasını, Heinrich von Kleist’ı ve dünya edebiyatındaki sarsıcı mirasını, değerli çevirmeni Gülbahar Kültür ile masaya yatırıyoruz.

Goethe ve Schiller’in temsil ettiği Weimar Klasisizmi’nin akılcı ve ahenkli evreniyle Romantizm’in hülyalı sığınakları arasında sıkışıp kalan, fakat bu kronolojik dar boğazı derin bir felsefi yarığa dönüştüren aykırı bir figür var bugün karşımızda. Kleist’ı konuşmak, her şeyden önce Immanuel Kant’ın insan aklının mutlak hakikate ulaşamayacağını ilan ettiği o meşhur “Kant Krizi”ni ve bu krizin metinlerde yankılanan varoluşsal “gerçeklik bunalımı”nı konuşmak demek. Onun dünyasında güvenli limanlara yer olmadığını, dilin bir uzlaşı aracı olmaktan çıkıp neredeyse bir tür çaresizlik hattına dönüştüğünü, kahramanların ontolojik sarsıntılarıyla can bulduğunu not edelim.

Yaşarken anlaşılmayan, Goethe’den beklediği onayı alamayan ve mutlak olanın peşinde koşarken dünyayla bağını intiharla koparan Heinrich von Kleist, aslında Kafka’dan Beckett’e uzanan modern edebiyat çizgisinin ve yabancılaşmanın ilk büyük habercisi sayılabilir. “Schroffen Ailesi”ndeki yapısal iletişimsizlikten “Locarno Dilencisi”ndeki bastırılmış vicdana kadar Kleist; ahlaki kusurları değil, eksik bilgi ve algı krizlerini trajedinin merkezine yerleştirir. Bireyin yasa, bürokrasi ve kendi bilinci karşısındaki çaresiz yalnızlığını hiç sakınmadan yüzümüze vurur. Bu devrimci dramaturgu keşfetmek isteyenlere sesleneyim: Hakikatin kendisini değil, kaçınılmaz kırılganlığını ve çözümsüz gerilimlerini Gülbahar Kültür’le tartışacağımız sohbetimizi kaçırmayın.

Dünyayı Çevirenler her salı saat 15.30’da Apaçık Radyo’da

Yorum yapın