Didem Bayındır’ın hazırlayıp sunduğu Apaçık Radyo’da yayımlanan Dünyayı Çevirenler’in yeni konuğu Orhan Tekelioğlu.

Bu programda rotamızı Kuzey’e, Norveç edebiyatının en köklü ve derin seslerinden birine, Tarjei Vesaas’a çeviriyoruz. Türkiye’de Melih Cevdet Anday çevirisiyle klasikleşen Buz Sarayı ve Deniz Canefe çevirisiyle yayımlanan Kuşlar romanlarıyla tanınan Vesaas üzerine, bu kez şair kimliğiyle ve şiirlerini dilimize kazandıran Orhan Tekelioğlu’yla sohbet ediyoruz. İki dünya savaşını birden yaşayan bir yazarın, şairin insanın varoluşsal yalnızlığını, korkularını ama aynı zamanda yaşadığı coğrafyaya özgü o doğayla kaçınılmaz uzlaşısını merkezine alan yazınının izinde bir kültürü keşfediyoruz.
Sohbetimiz Norveç ile Türkiye arasındaki dil devrimi ve kendini dil üzerinden arama süreçlerindeki tuhaf benzerlikleri de içeriyor. Bizim edebiyatımızda zaman zaman dışlanan “taşra” kavramının, Norveç’te yerel lehçelerle yazan şairler eliyle neden ve nasıl kıymetli bir cevhere ve gurur kaynağına dönüştüğünü tartışıyoruz. Doğayı bir dekordan ziyade canlı bir karakter olarak kuran, onun ritmini somut bir müzik gibi şiirine işleyen Vesaas’ın; Knut Hamsun’dan günümüze uzanan Kuzey melankolisini ve bu felsefi altyapıyı şekillendiren coğrafi koşulları konuşuyoruz.
Son olarak, az kelimeyle devasa manzaralar çizen bu eksiltili Kuzey şiirini, Türkçeye aktarırken Orhan Tekelioğlu’nun karşılaştığı çeviri deneyimlerine odaklanıyoruz. Onlarca kuş isminin, karların, topografyanın dilimize taşınmasındaki o ilk kıvılcımı ve Akdeniz insanının bu görece mesafeli şefkatte ne bulduğunu arıyoruz. Günümüzün hızlı ve gürültülü dijital çağında, Vesaas’ın yarım asır önce kurduğu o yavaş ve derin şiirsel evrenin modern okura fısıldadıklarını ödüllü çevirmeni eşliğinde keşfetmek isteyenleri bugün ve önümüzdeki hafta 15.30’da Dünyayı Çevirenler’e bekliyoruz.


















