Literary Hub, yazar Chloe Benjamin’ın seçkisiyle bilimkurgu ve fantastiğin yalnızca karanlık gelecekleri anlatmadığını, başka bir dünyanın mümkün olduğunu da gösterebileceğini savunan 10 eseri bir araya getirdi.

Bilimkurgu ve fantastik edebiyat çoğu zaman felaketler, distopyalar, savaşlar ve insanlığın geleceğine ilişkin karamsar senaryolarla birlikte anılıyor. Ancak Literary Hub’da yayımlanan yeni bir seçki, bu türlerin başka bir işlevine dikkat çekiyor: Geleceği değiştirme ihtimalini düşünmek.
Yazar Chloe Benjamin’ın hazırladığı “Gelecek İçin Umut Veren 10 Edebi Bilimkurgu ve Fantastik Roman” başlıklı seçkide Jorge Luis Borges’den Ursula K. Le Guin’e, Ted Chiang’dan Kazuo Ishiguro’ya uzanan eserler yer alıyor. Benjamin’a göre bilimkurgu ve fantastik edebiyat, bugünün dünyasına bir ayna tutarken aynı zamanda henüz gerçekleşmemiş ihtimalleri düşünmek için de bir alan açıyor.
Benjamin, özellikle yapay zekânın gündelik hayatı dönüştürmesi, siyasi atmosferin giderek gerçeküstü bir hal alması ve dünyanın giderek daha fazla “bilimkurgu gibi” görünmesi nedeniyle tür edebiyatının bugün farklı bir anlam kazandığını düşünüyor. Ona göre alternatif gelecekleri ve dünyaları hayal etmek, mevcut gidişatı değiştirmek için fikirler sunabilir.
Jorge Luis Borges – Ficciones
Listenin ilk sırasında Jorge Luis Borges’in Ficciones adlı kitabı bulunuyor. Benjamin, Borges’in öykülerindeki hayali dünyaları kurarken gösterdiği titizliği öne çıkarıyor. Özellikle “Tlön, Uqbar, Orbis Tertius” öyküsünde yaratılan hayali ülkenin dili, edebiyat anlayışı, zaman ve gerçeklik üzerine fikirleri, Borges’in kurmaca ile düşünce deneyi arasındaki sınırları nasıl ortadan kaldırdığını gösteriyor.
Ursula K. Le Guin – “Omelas’ı Bırakıp Gidenler”
Benjamin’ın “kusursuz bir kısa öykünün mümkün olduğuna” örnek olarak gösterdiği metinlerden biri Ursula K. Le Guin’in “Omelas’ı Bırakıp Gidenler” öyküsü. Yalnızca birkaç sayfada kurulan Omelas toplumu, refahın bedelini ve kolektif mutluluğun arkasındaki ahlaki soruyu tartışmaya açıyor.
Benjamin, öyküyü kapitalizme ilişkin bir fabl olarak okurken metnin farklı yorumlara da açık olduğunu belirtiyor.
Ted Chiang – Stories of Your Life and Others
Ted Chiang’ın Stories of Your Life and Others adlı öykü kitabı da seçkinin merkezinde. Benjamin, Chiang’ın öykülerini “düşünce deneyleri” olarak değerlendiriyor. Bilimsel meseleleri kuru bir anlatıma başvurmadan ele alan Chiang, özellikle “Story of Your Life” öyküsünde zaman, dil ve uzaylılarla iletişim meselelerini bir araya getiriyor.
Benjamin’a göre bu öykü, uzaylı anlatılarının savaş ve şiddet ekseninden çıkabileceğini gösteren güçlü bir örnek.
Susanna Clarke – Piranesi ve Jonathan Strange & Mr. Norrell
Susanna Clarke’ın iki romanı birlikte anılıyor. Benjamin, önce Jonathan Strange & Mr. Norrell’ı yarıda bıraktığını, daha sonra Piranesi’ye duyduğu hayranlığın etkisiyle romana geri döndüğünü anlatıyor.
Clarke’ın eserleri, büyü ve gizem duygusunu akademik ve politik taşlamayla bir araya getiriyor. Benjamin özellikle Jonathan Strange & Mr. Norrell’ın yaklaşık 900 sayfalık yapısına rağmen anlatı dünyasının ve mizahının kendisini sürekli taşıdığını belirtiyor.
Jeff VanderMeer – Southern Reach üçlemesi
Jeff VanderMeer’ın Southern Reach serisi ise ekolojik korku ve iklimkurgu kavramlarıyla öne çıkıyor. Hikâyeler, doğanın alışılmadık biçimde değiştiği Amerika kıyısındaki gizemli Area X bölgesine yönelik araştırmaları konu alıyor.
Benjamin, serinin ekolojik kaygıları fantastik ve ürkütücü bir anlatıyla birleştirmesini özellikle dikkat çekici buluyor.
Mohsin Hamid – Exit West
Mohsin Hamid’in Exit West romanı, mülteci krizini fantastik bir unsur üzerinden ele alıyor. İç savaşın yaşandığı isimsiz bir ülkede Saeed ve Nadia’nın hayatına, farklı yerlere açılan gizemli kapılar giriyor.
Benjamin’a göre romanın başarısı, gerçek dünyanın dehşetiyle fantastik bir fikri yan yana getirerek göç, kayıp ve yeniden başlama deneyimine farklı bir açıdan bakabilmesinde yatıyor. Romanın karakterleri büyük kayıplar yaşasa da hayatın başka duygularını deneyimleme kapasitesini tamamen yitirmiyor.
Marina ve Sergey Dyachenko – Vita Nostra
Ukraynalı yazar çift Marina ve Sergey Dyachenko’nun Vita Nostra romanı, seçkinin daha metafizik tarafını temsil ediyor.
Roman, genç Sasha Samokhina’nın Esrarengiz Özel Teknolojiler Enstitüsü’ne girmesiyle başlıyor. Öğrencilerin ne öğrendiklerini uzun süre tam olarak anlayamadıkları bu okul, büyü, gerçeklik ve insan zihni arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor.
Benjamin, romanı okurken kendisini de okulun öğrencilerinden biri gibi hissettiğini ve kitabın gerçekliğin doğasına ilişkin şaşırtıcı sorular sorduğunu belirtiyor.
Kazuo Ishiguro – Beni Asla Bırakma
Kazuo Ishiguro’nun Beni Asla Bırakma romanı ise bilim, etik ve yaratıcılık meselelerini merkeze alıyor. Benjamin, kendi ilk romanı The Anatomy of Dreams üzerinde çalışırken Ishiguro’nun eserinden etkilendiğini söylüyor.
Romanın anlatıcısı Kathy’nin sakin ve melankolik sesi, görünürde huzurlu bir dünyanın altında giderek belirginleşen tekinsizliği taşıyor. Benjamin’a göre Ishiguro, edebiyat ile türler arasındaki sınırları bulanıklaştıran yazarlardan biri.
Vandana Singh – Ambiguity Machines and Other Stories
Listenin son sırasında fizikçi ve yazar Vandana Singh’in Ambiguity Machines and Other Stories adlı öykü kitabı bulunuyor.
Singh’in öykülerinde Hint mitolojisi, bilim, çevre ve başka dünyalara ilişkin fikirler bir araya geliyor. Öykülerden birinde mantar ağlarından esinlenen yeni bir enerji sistemi, bir diğerinde ise canlıların akrabalık kavramı üzerinden ilişki kurduğu bir gezegen anlatılıyor.
Benjamin özellikle kitabın final öyküsü “Requiem”de insanlarla hayvanların birlikte hareket ettiği şirket karşıtı bir ayaklanmanın anlatılmasını umut verici buluyor. Ona göre Singh’in öyküleri, umudun kolektif hareketlerde ve hayal gücünde bulunabileceğini hatırlatıyor.
“Geleceği değiştirmek hâlâ mümkün”
Benjamin’ın seçkisinin ortak noktası, geleceği pembe bir tablo olarak sunmak değil. Tam tersine bu kitapların önemli bölümü savaş, göç, ekolojik kriz, ölüm, etik sorunlar ve toplumsal eşitsizlik gibi karanlık meselelerle ilgileniyor.
Ancak yazarın asıl vurgusu burada ortaya çıkıyor: Bilimkurgu ve fantastik edebiyat, yalnızca dünyanın nasıl kötüleşebileceğini göstermekle kalmıyor; başka türlü bir dünyanın nasıl düşünülebileceğini de ortaya koyuyor.
Yapay zekâ ve teknolojik dönüşümün gündelik hayatı giderek daha fazla bilimkurguya yaklaştırdığı bir dönemde Benjamin, bu türlerin gerçekliğe bakmak için yeni perspektifler sunabileceğini savunuyor. Ona göre henüz gidişatı değiştirmek için geç olmayabilir.
Lit Hub’ın seçkisindeki eserler:
- Jorge Luis Borges – Ficciones
- Ursula K. Le Guin – “Omelas’ı Bırakıp Gidenler”
- Ted Chiang – Stories of Your Life and Others
- Susanna Clarke – Piranesi ve Jonathan Strange & Mr. Norrell
- Jeff VanderMeer – Southern Reach serisi
- Mohsin Hamid – Exit West
- Marina ve Sergey Dyachenko – Vita Nostra
- Kazuo Ishiguro – Beni Asla Bırakma
- Vandana Singh – Ambiguity Machines and Other Stories
Not: Başlık “10 eser” olarak kurulsa da Clarke’ın iki romanı tek madde altında değerlendirildiği için listede dokuz madde ve toplamda on ayrı kitap/öykü başlığı bulunuyor.

















