Masthead header

“Çünkü yaşamak mücadele etmek ve sevişmekti” | Metin Celâl

Aras Yayınları, kendini “Ermenice edebiyata açılan pencere” olarak tanımlayan bir yayınevi. 1993’ten beri “Ermeni yazarlardan çeviri kitaplar veya çağdaş Ermeni yazarların kaleminden Türkçe eserler” yayınlıyorlar. 

Yayınevi 2019 yılının Nisan ayında, İstanbul Beyoğlu’ndaki tarihi Hıdivyal Palas’ın zemin katından birinci katına taşınınca “bu mekân yayınevine büyük gelir” düşüncesiyle olsa gerek söyleşilerden panellere, dinletilerden film gösterimlerine, atölye çalışmalarından sergilere, farklı amaçlarla kullanılabilecek Yesayan Salonu’nu açtılar. Adını 20. yüzyılın en büyük Ermeni yazarlarından biri olarak kabul edilen yazar Zabel Yesayan’dan alan salonda pandemiye rağmen birçok etkinlik gerçekleştirdiler. Bu etkinliklerin en yenisi, 18 Ocak’ta açılan ve Zaven Biberyan’ın 100 yaşını kutlamak için düzenlenen “Yazmak Teselli Oluyor” adını taşıyan sergi.   

Biberyan’ı Türkçeye çevrilen Meteliksiz Âşıklar romanıyla tanımış, toplumcu bakış açısı ve varoluşçuluğu harmanlayarak yazılmış bu içten anlatıyı keyifle okumuş, hakkında birkaç satır da yazmıştım. Önce o satırlarda Biberyan’ı anımsayalım.

Zaven Biberyan toplumcu bir yazar. Çağdaş Ermeni edebiyatının önemli adlarından biri olmasının yanında Türkiye sosyalist hareketinin de önemli kişilerinden. Ermenice gazetelerde yazarlığa başlamış. İlk öyküsü 1945’te yayımlanmış. “Sosyalist düşüncelerinden dolayı gelen baskılar sonucu gazeteden ayrılmak zorunda kaldı” deniyor biyografisinde. Ama aynı zamanda Ermeni aleyhtarı bazı tutum ve yayınlara karşı da mücadele veriyor. Kovuşturmaya uğrayıp hapis yatıyor. Sonra da vatanını terk etmek durumunda kalıyor. 4 yıllık Beyrut sürgününden döndüğünde de mücadelesine kaldığı yerden devam ediyor.

Türkiye İşçi Partisi’nden 1965 genel seçimlerinde İstanbul milletvekili adayı oluyor. 1968 yerel seçimlerinde yine TİP’ten İstanbul Belediye Meclisi üyeliğine seçiliyor ve meclis başkan yardımcılığı yapıyor. Dönemin birçok toplumcu yazarına benzer bir yaşam öyküsü var. Gazetecilik yaparak geçimini sağlıyor, siyasi mücadelede yer alıyor, bir yandan da edebi faaliyetini sürdürüyor, romanları, öyküleri yayımlanıyor.

Zaven Biberyan’ın eserlerini toplumcu edebiyatımız içinde değerlendirebilirdik. Bu değerlendirmeyi yapamamamızın nedeni yabancı dillerden çeviri yapacak kadar iyi bir Türkçesi olmasına rağmen bilinçli olarak kitaplarını Ermenice yayınlatmayı tercih etmesi. Modern Ermeni romanının kurucu adlarından olduğunu düşünüyorum. Ama değerinin anlaşılması ancak ölümünden sonra olmuş.

Aras Yayınları, Biberyan’ın eserlerini hem Ermenice’de yeniden basıyor hem de Türkçeye kazandırmaya devam ediyor. Karıncaların Günbatımı, Yalnızlar ve Meteliksiz Âşıklar’a geçtiğimiz Kasım’da özyaşamöyküsü Mahkûmların Şafağı katıldı. Biberyan kitapta yaşamının ilk yirmi beş yılını, çocukluğunu, gençliğini anlatırken 1930’ların ve 40’ların İstanbul’unu, siyasi ve kültürel yaşamını da yansıtıyor. 

Küratörlüğünü Sevengül Sönmez’in yaptığı “Yazmak Teselli Oluyor” adlı sergi hem bu kitapla ilgili hem de Biberyan’ın 100. Yaşını kutlamak amacında. Sergide Zaven Biberyan’ın yaşamının fotoğraflarla, çalışma rutininin ise el yazısı notları, süreli yayınlardan kupürler ve defterler aracılığıyla anlatıldığı sergide Zaven Biberyan’ın resimleri, kızı Tilda için tuttuğu günlük gibi izleyenlerin ilk kez görecekleri obje ve metinler de yer alıyor.

Bu vesileyle Hıdivyal Palas’ın birinci katındaki Yesayan Salonu’nu da görmüş oldum. Yesayan Salonu küçük ama sempatik, Boğaz manzarası ile ferahlatan bir mekân. “Yazmak Teselli Oluyor” sergisi bu salonu güzel değerlendiren bir yerleştirmeyle sunulmuş etkileyici bir sergi. Sergi sayesinde Zaven Biberyan’ın yaşamına nüfuz etmiş oluyoruz. 

Hulusi Nusih Tütüncü güzel bir sergi tasarımı yapmış. Tek eleştirim Biberyan’ın fotoğraflarını bire bir ölçülerde toplu olarak sunulmasına. Birden fazla kişi olunca fotoğrafları tek tek incelemek pek kolay olmuyor. Fotoğraflardan önemli birkaçı büyütülüp asılsa iyi olmaz mıydı?  

“Yazmak Teselli Oluyor” sergisi Türkiye’nin büyük yazarlarından, Ermeni edebiyatının ustalarından Zaven Biberyan’ı yakından tanımak için iyi bir fırsat. Sergi 31 Mart’a kadar gezilebilecek. Yolunuzu Beyoğlu’na düşürüp Tünel’e doğru yürüyün. Beyoğlu’nun tarihi binalarından Hıdivyal Palas’ın birinci katında Yesayan Salonu’a mutlaka uğrayın. Hem sergiyi gezmiş olursunuz hem de başta Biberyan’ın eserleri olmak üzere Aras Yayınları’nın kıymetli kitaplarını bir arada görüp, edinme imkânı bulursunuz.  

edebiyathaber.net (2 Şubat 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r