Masthead header

‘Çerçi Sanat’ın yeni sayısı çıktı

Yalnızca internet üzerinden yayın yapan Çerçi Sanat (cercisanat.com) dergisinin 2. sayısı çıktı. Derginin bu sayısının konuğu şair Hüseyin Kıran.

cercisanat_2_sayi_kapak_v4.jpg.420x594_q85

  • Mustafa fer - 14/04/2015 - 05:50

    Niye silinmiş mesajlar, kim rahatsız olmuş dilber mi Orhan mıcevaplakapat

  • Git Buradan - 28/04/2015 - 04:18

    Kim rahatsız olmuş? Yayıncı mı yazar mı? Sen nasıl çerçisin.? Hiç bir şeye tahammülün yok. Git Migros’ta kasiyerlik yap. Çemberlitaş hamamında git peşkircilik yap. Edebiyata katlanmıyorsun.. Ne işin var edebiyatçıyla sanatçıyla… Git buradancevaplakapat

  • söyleşi - 01/05/2015 - 16:22

    bence aslı erdoğan kadar kaliteli bir yazar şule gürbüz.
    söyleşi çok kısa olmuş.cevaplakapat

  • ayıp - 04/05/2015 - 14:54

    ne ilgisi var. kitapçı rafları dışında yan yana gelmeyecek iki isim. Dante, Ahmet ümit gibi bir yazar demek gibi bir şey.
    Aslı Erdoğan’ın yazdıklarının Ş Gürbüzün metniyle uzak yakın hiçbir bir akrabalığı yoktur.
    ayıp.cevaplakapat

  • Serdar Akın - 13/05/2015 - 00:48

    Kenan Evren, Zeki Alasya, Yaşar Kemal, Kayahan…
    Boşalıyor dünya…cevaplakapat

  • ödül - 13/05/2015 - 20:02

    Sait Faik Abasıyanık Hikaye armağanını Bora Abdo
    Haldun Taner Öykü Ödülünü Hande Güzndüz
    Yunus Nadi Öykü ödülünü Gaye Boralıoğlu almış.
    Duymuş muydunuz?cevaplakapat

  • O ODUR - 20/05/2015 - 17:55

    eyvallahsız,
    müstağni,
    müstenkif,
    minnetsiz,
    müdanasız,
    tenezzülsüz bir yüksek ruh varsa o odur…cevaplakapat

  • HERŞEY - 22/05/2015 - 22:56

    Dahası,
    onun dışında her şey çöp…
    Evet, her şey
    bildiğin çöp…cevaplakapat

  • o var - 26/05/2015 - 08:11

    o var. ey güneş.
    şu anda, bir nesneye bakıyor
    ve o nesneye o bakıştan yen bir ruh üfleniyor…cevaplakapat

  • O değilsin - 28/05/2015 - 02:30

    Sen anlamazsın ey güneş,
    Sen bilmezsin ey felek
    Ot kuruyuncaya kadar kırpmadan gözünü
    Aynı otun dibine bakamazsın sen
    Bin yıl sessizliği dinleyemezsin
    Bin kalbine ram olamazsın
    Sen batmadan doğamazsın
    Teşekkür almadan bir topçama gülümsemezsin
    Sen kederli bir katıra
    iktidarda olmayan ve olmayacak olan
    bir katırtırnağına Bila bedel merhaba demezsin
    Sen terk etmeyi reddetmeyi bilmezsin
    Seni iyi biliyor iyi tanıyorum
    Sen Şule değilsin
    O değilsincevaplakapat

  • O DEĞİLSİN - 28/05/2015 - 02:43

    Sen anlamazsın ey güneş,
    Sen bilmezsin ey felek
    Ot kuruyuncaya kadar kırpmadan gözünü
    Aynı otun dibine bakamazsın sen
    Bin yıl sessizliği dinleyemezsin
    Bin kalbine ram olamazsın
    Sen batmadan doğamazsın
    Teşekkür almadan bir topçama gülümsemezsin
    Sen kederli bir katıra
    iktidarda olmayan ve olmayacak olan
    bir katırtırnağına bilabedel merhaba demezsin
    Sen terk etmeyi reddetmeyi bilmezsin
    Seni iyi biliyor iyi tanıyorum
    Sen o değilsin
    Şule değilsincevaplakapat

  • Bir söyleşi - 10/06/2015 - 01:23

    Niye yazmıyor? Yazmayı mı bıraktı? Çok özledik…
    Yine on sekiz yıl kendinden haber alamayacağız da
    kült öykü/romanlarla mesela
    2033’te balyozu kafamıza mı indirecek?… Hatırı olan biri söylesin…
    Vaktimiz daraldı.. Yeryüzü çok kurak bir yer oldu.
    Kurbağanın gözü patlamadan.bişeyler söylesin. Hatırını kıramayacağı
    Birisi bir söyleşiye ikna etsin… Yeryüzü büsbütün kurumadan, sular çekilmeden,,cevaplakapat

  • Yazar yazar - 11/06/2015 - 02:33

    O kudrette bir yazarın sessizliği seçmesi ya da yazmaması ya da yazdığını yayımlamaması yazarla değil okurla ya da okur sayılırsak bizimle alakalı bir durum olsa gerek. Duyacak kulak olsa belli ki söz söylenecek. Görecek göz olsa bir sevki tabii ile akıp manzara gelecek… Ama göz ve kulak yok… Kambur ile Zamanın Farkında arasında geçen uzun zamanda bu durum bizatihi tecrübe ve test edilerek ayan beyan görülmüş, merakla ve sabırla onca sene mülâkî olunacak zaman beklenmiştir. Vakta ki vakit saat tamam olunanda muhayyilede resm edilen güzellik bir yıldırımın bir çocuğun saçlarını yakıp kavurması gibi onu perişan kılmıştır… Bulunduğu şehirde çantasında senelerce o kitaptan ve sarsıldığı başka bir kitaptan üç beş nüsha bulundurdu ve azıcık yarası var ve yarasını sahici sandığı üç beş Angut kuşuna kamburu vermek gafletinde bulundu ki sonra bin pişman oldu… Kendimden de biliyorum ki, Angut kuşu ile Albatros birlikte olmuyor, olamıyor. Okuyan olsa belli ki yazar yazacak ama muhatap yokluğundan yazar da mücevher sandığını horhordaki bit pazarına götürüp
    sabahın köründe ilk gelen şipşakçıya açmıyor. Kahtı ricali ve sefil ahvalimizi gördüğünden nefesinin bile boşa harcanmış olacağını düşünerek yazar erişilmez bir yüksekliğe Anka gibi Simurg gibi kendini çekiyor ve bizi de börtü böcek kadar dikkate değer görmüyor. Belki yeni tablo -yani angutların sahneden çekilmesi- şehir ahalisinin tenezzülünü sağlar ve yazar yazar…
    bulmuyorcevaplakapat

  • AVARE - 22/06/2015 - 18:39

    ARADIĞINIZ NUMARA ŞU ANDA ÇAĞRI KABUL ETMEMEKTEDİR.cevaplakapat

  • SERSERİ - 28/06/2015 - 04:24

    Aradığımız numara değil hanımefendicevaplakapat

  • ozan - 01/07/2015 - 16:57

    Şule Gürbüz
    dünyada kafası herkesten başka türlü çalışan kibirle, nahiflikle süsle örülü bir şaheser, kendisi başlı başına bir eser.
    Yanına varılmaz, kabule yanaşmaz, mütevazı görünümlü ama anlayanın pek öyle olmadığını anlayacağı bir üst ruh.
    Tepede durur, tepeden bakar, her şey yukarıdan ona ayan olur, Allah’ın sevgili kulu bu belli.
    Umarım sonu çok zeki, çok yetenekli, çok duyarlı geçmiş akrabaları gibi olmaz, bir tek bundan korkuyorum.

    Not: Sizi malum adadaki Kadıyoran yokuşunu tırmanırken gördüm geçen akşam, elinizde pide vardı, bir demet de çiçek, yalnızlık müthiş yakışıyor, çok zarif ve incesiniz, su gibi arı duru, her ağaca çiçeğe eğildiniz, gördüm. Etraf ıhlamur kokuyordu, başım fena döndü.cevaplakapat

  • GÖZ - 01/07/2015 - 18:06

    Senin Kadıyoran’da gördüğünü ben dünyanın her yerinde gördüm. Lizbon’dan Vashington’a, Paris’ten Londra’ya, Kadıköyden Beşiktaş’a, Büyük adadan Heybeliye, Çankaya’dan Beyoğlu’na, Tophaneden Kalamışa, İcadiye Caddesinden Kurşunlu sokağa her yokuşta, her inişte, her ağacın dalında, her fidanın dibinde, her alıcın çekirdeğinde, her nesnede, her eşyada, her pasajın saklı köşesinde, her sokağın başında bitiminde, her yorganı başıma çektiğimde, her kapı açıldığında, her bankta sızdığımda, her iftarda, her sahurda, her teravihte. Her yerde gördüm, şu anda da görüyorum, saat tamir ediyor…cevaplakapat

  • ALIÇ - 09/07/2015 - 17:38

    bir avuç alıç, bir tutam biberiye, bir tutam fesleğen, bir kova gözyaşı…cevaplakapat

  • Karşımodern - 11/08/2015 - 03:44

    Modern insan
    Modern insan
    Modern insan
    Modern insan
    Modern insancevaplakapat

  • Post - 14/08/2015 - 02:39

    Ne olmuş modern hayata?
    Postmodern mi olsaydı?cevaplakapat

  • Eser - 14/08/2015 - 09:00

    Ne moderne dahil ne postmoderne..
    Ne geleneğe dahil ne yeniliğe…
    Geleneğe ait herşey var ama Geleneğin içinden bakarak değil…
    Geleneğin içinden bakıyor ama geleneğe çağırmıyor…
    Kendi gövdesini eserin önüne koymayanlardan…
    Keskin müstehzi bir zeka her cümlede görünüyor…
    Daha büyük metinler/eserler verse yer yerinden oynayacakcevaplakapat

  • Foto - 23/08/2015 - 02:17

    bir fotoğrafı konsa da kimden söz edildiğini anlasakcevaplakapat

  • GİTMİŞ - 24/08/2015 - 17:36

    Şule Gürbüz dün bir seminerde duyduğuma göre Heidelberge yerleşmiş.cevaplakapat

  • Tandoğan Tandoğan Tandoğan - 20/09/2015 - 21:54

    Şule Gürbüz

    muhatabın olmak ve bana adımla hitap etmenden başka hiç bir isteğim yok hayatta.cevaplakapat

  • Dangalak - 21/09/2015 - 01:34

    Ne diyorsun dangalak, bak adınla hitap ettim dangalakcevaplakapat

  • DDANGALAK - 21/09/2015 - 01:44

    İdiot, Moron ya da embesil de diyebilirdim ve sen kendini tanırdın ama doğru adın Dangalak . değil mi Dangalakcevaplakapat

  • KELEŞOĞLAN - 23/09/2015 - 16:42

    “Alınan tada da muhtevasına da manasına da yaklaşılmaz. Ne yanına kimse konur ne ondan bahsettikten sonra başka isme geçilir. Kalbimin beynimin adresi” demiş bir başka yerde bir başka keloğlan, bir başka keleş oğlan. Çok keleşi, çok şebeği, çok ibişi var canım memleketimin. Kimse, ama kimse de kendine yakışan yerde, kendi avcılarında, kendi güngöreninde durmuyor, illa ki haddini aşıyor, illa ki, hududunu çiğniyor. Hadsizlik, terbiyesizlik, edepsizlik ata sporu. Bir yazarla, bir düşünürle ilişkisi yedinci sınıf bir magazin nesnesiyle aynı içerikte. Güya hayranlığını kamu önünde söyleyerek çukurdan çıkmış oluyor. Oysa güneşe laf atarak çukura biraz daha çöküyor.cevaplakapat

  • Kriz kEriz - 24/09/2015 - 03:03

    Burada bir kıskançlık krizi var, açık seçik görülüyor,
    insanın içine şeytan kaçarsa tehlikeli olur,
    krizler çoğunlukla kilitler insanı.
    Çok sevmek çok tehlikelidir, çoğunlukla çok iyidir ama
    sevene değil, seyredene. edebiyata,
    kıskançlık krizlerinin önleyici tedbirleri vardır ama
    ruha bedene karşırsa bir kez geri adım atılamaz.cevaplakapat

  • filozof - 02/10/2015 - 20:28

    “buna sebep kahramanlarım hayatı dider, kendini korumaya alıp kandırmaz, kendini esirgemez, yalanın yüzünü yıkamaz, hakikatin elini yüzünü yırtmasına acı çekse de mecal eder, intihar etmez, yaşar, bakar, görür, anlar. o tarafa gittiğinde dahi anlatacak çok şeyi olur. hayata katlanamamak basit ve bayağı insana katlanamamak gibidir, güç yetirememekten değil. çünkü bu güç değil sefillik ister, hayatla fazlaca kol kola girmek de az hafiflik değildir. benim kahramanlarım ölümden değil hayattan, ölüden değil diriden irkilirler” diyen bir filozofu var Türkçenin…cevaplakapat

  • secmen olmus - 11/10/2015 - 00:42

    bugun secmen kagidini gordum de sastim. herseyi de bi hos bi tanemin . buyukada kadiyoran dogumlu imis.kutugunu sayfasini gordum. ah be akil kupum sen kalk koca memlekette manastirin azcik asagisindaki tepede dog. hayret bi seysin sule herseyin hayretlik.cevaplakapat

  • EMİN MİSİN - 12/10/2015 - 17:53

    emin misin kütüğünü, seçmen kağıdını doğru gördüğünden ve gördüğünün o olduğundan bitanenin, akıl küpünün, hayretliğinin.
    eminsen oyunu demokratlara mı cumhuriyetçiler mi
    vereceğinden de emin olmalısın.
    Hatta Ted Cruz’a mı yoksa Jeo Biden’e mi meylettiğini bile seçmen kağıdına bakarken hissetmiş olmalısın.
    Dahası Hillary Clinton ile Eliabath Warren’e hiç tenezzül etmediğini bile farketmiş olmalısın…cevaplakapat

  • secmen olmus - 12/10/2015 - 20:44

    evet doğru gördüm,evine de ben teslim ettim cünkü.

    Kibirli biri diyemem hatta fazlası ile zarifti ama ne bileyim aşırı derecede ilgisiz ve meraksız insanı kaale almaz yanına biraz sastım biraz da bozuldum tabii.
    güzel kadınmış ama doğal ve boyasız.liseye koysan okur cok ufak duruyor sadece .seksi degil güzel .cevaplakapat

  • GERİ DÖNÜŞÜM - 13/10/2015 - 01:53

    O seçmen olmuş da sen geri dönüşüm ürünü müsün nesin, bişeye benzetemedim, nerenin terbiyesi bu bir insanı öyle resimlemekcevaplakapat

  • DEMEK - 13/10/2015 - 02:25

    Demek embesil hem seçmen kağını gördün hem evine teslim ettin Ş Perinçeki?..cevaplakapat

  • Perinçek Zeybek - 14/10/2015 - 03:08

    Ş Perinçek mi yoksa Ş Zeybekten de söz ediyorsun. Doğu bacaklarını kırar kendi bacağo gibi ya Yiğit topuğundan vurur salak şey. Uzaklaşcevaplakapat

  • secmen olmus - 14/10/2015 - 15:53

    Perincek ten Zeybek ten falan bahsetmiyorum yazar ve mekanik saat ustası sule gurbuz den bahsediyorum. .cevaplakapat

  • secmen olmus - 14/10/2015 - 15:59

    Kadıyoran tepesinde iki katlı eski ama güzel ahşap buyuk bahçeli cok geniş manzaralı bır evde oturuyor sule gurbuz.bahce suluyordu gittigimde .cevaplakapat

  • He he - 15/10/2015 - 02:33

    Virginia woolf da bağcılar sapsaman sokağı numara … bahçekatında otuyor. Çamaşır ipine kırmızı biber, patlıcan, bayırturpu dizerken gördüm geçen hafta sonu. Dün gittim bir daha baktım bu kez çamaşır ipine değil de ayakkabı bağcıüı kadar kırnapa alıç diziyor, dizdiğini gerdan gibi boynuna takıyor gülümsüyor, shelfie çekiyot ve başını kaldırmadan üç dakikada bir alıçtan gerdan yaparak aynı hareketi tekrar ediyordu. Kendisiine o sen misim demedim. Evinim önünde terbiye dışı olırdu ama bu kadar ünlenmiş bir yazar hakkında kimsemin bilmediği şeyleri meraktan da kendiöi alamadım. Sordum soruşturdum, bilen tanıyan yok, haa o mu , bizimle iletiiiöi yok, bulutlarla, yıldızlarls, göklerşe bir de kedişerle konuşur o da nizim diliöizde değil dediler, diyorlar, neyse araya sora muhtarı buldum, ürkütmeden ona sordum, eskiden çok hoş bahçesi mahalleye yeten meyvesi varmış, “mustakil bir odam bile yok” diye çorum kargıdan buraya yerleiem annesinden kalan bahçeyi müteahide vermiş, o da karşılığında ters dubleks, dört odalı (napacaksa dört odalı ters dınşels evi diye kıskançlığını dışa vuruyor muhtar) bahçe katını virginia hanıma vermiş. Üstüne de kendi için kat çılmış da çıkmış. Muhtar dedi ki bana, “ben susayım sen söyle beyamca, şimdi bu kadar kat çıkıp kamunun ufkunu kararttın mı, bağımsız odan olmuş, olmamış, evrensel yazar olmuş olmamışsın, bahçeye beton döktükten, göğü gökdelenle çeldikten sonra neye yarar. Çok düşümdüm ama bişey diyemedim, elbet ne diyebilirdim,,, Virginia ile ilgili çok başka malumat da verdi auaküstü ama onları burada teşhir edecel kadar aile terbiyesinden yoksun değilim. Meğer Yazarlığın yanı sıra mevsimine göre semt pazarcılarıyla anlaşıp ipe un, ipe biber, ipe alıç diziyormuş..bu yanımda taşıdığım dünyangözlerimle onu bizzat kendim gördüğüm için gördüğümden beri günde on kez aynanın karşısına geçip gözlerimle aynaya shelfie çekiyor, gözlerimin gözbebeklerinden öpüyorum iftiharla onurlacevaplakapat

  • düzelti - 15/10/2015 - 15:31

    Virginia woolf da Bağcılar sapsaman sokağı numara … da bahçe katında otuyor. Çamaşır ipine kırmızı biber, patlıcan, bayır turpu dizerken gördüm geçen hafta sonu. Dün gittim bir daha baktım bu kez çamaşır ipine değil de ayakkabı bağcığı kadar kırnapa alıç diziyor, dizdiğini gerdan gibi boynuna takıyor gülümsüyor, shelfie çekiyor ve başını kaldırmadan üç dakikada bir alıçtan gerdan yaparak aynı hareketi tekrar ediyordu. Kendisine “o sen misin” demedim, diyemezdim. Bir kadının evinin önünde terbiye dışı olurdu ama bu kadar ünlenmiş bir yazar hakkında kimsemin bilmediği şeyleri meraktan da eski bir okur olarak kendimi alamadım. Sordum soruşturdum, bilen tanıyan yok, tanıyanlar da “haa o mu, bizimle iletişimi yok, bize tenezzülü yok, o bulutlarla, yıldızlarla, göklerle bir de kedilerle konuşur o da bizim dilimizle değil dediler. İyice meraklandım ve araya sora muhtarı buldum, ürkütmeden (ortalıkta çok endişe edilecek bir güvensizlik iklimi var malum) ona sordum, eskiden çok hoş bahçesi mahalleye yeten meyvesi varmış, “müstakil bir odam bile yok” diye çorum kargıdan buraya yerleşen annesinden kalan bahçeyi müteahite vermiş, o da karşılığında ters dubleks, dört odalı (“ne yapacaksa dört odalı ters dubleks evi” diye açık kıskançlığını ve hasedini dışa vurduysa da muhtar hiç anlamamış gibi hiç ses etmedim) bahçe katındaki ters dubleksi virginia hanıma vermiş. Üstüne de kendi için kat çıkmış da çıkmış. Muhtar dedi ki bana, “ben susayım sen söyle bey amca, şimdi bu kadar kat çıkıp kamunun ufkunu kararttın mı, bağımsız odan olmuş, olmamış, evrensel yazar olmuş olmamışsın, bahçeye beton döktükten, göğü gökdelenle çeldikten sonra neye yarar.” Bunu hiç beklemiyordum muhtardan. Çok düşündüm, düşünüyormuş gibi yaptım, ama bir şey diyemedim, yazarı savunacak bir argüman aradım ama adamla ters düşersem anlatayı keser diye devam etmedim. Kadlı ki, ne diyebilirdim. Virginia ile ilgili çok başka malumat da verdi ayaküstü, ama onları burada teşhir edecek kadar aile terbiyesinden ve medeni görgüden yoksun değilim. Şu kadarını diyeyim ki, meğer bir tutku olarak yazarlığın yanı sıra mevsimine göre semt pazarcıları ile anlaşarak ve onlara satarak ipe un, ipe turp, ipe biber, ipe alıç diziyormuş… Bu, yanımda taşıdığım dünya gözlerimle onu bizzat kendim gördüğüm için gördüğümden beri günde on kez aynanın karşısına geçerek gözlerimle aynaya shelfie çekiyor, gözlerimin göz bebeklerinden öpüyorum iftiharla onurla.cevaplakapat

  • secmen olmus - 15/10/2015 - 18:20

    Ne hasta insanlar var . Bir gordugumu izlenimimi paylastim adam gece gunduz sayfalarca sacmalamis. Sozde duzeltmis . Selfie de bir sey degil ama shelfie olmus. Tam bir koylu tam bir hanzo tam bir malumatli kiro. Tam bir politikaci demogog. Yazik kimin cocuguysa. He he diyor kıro.cevaplakapat

  • İŞTE BU - 16/10/2015 - 01:30

    “…Hasta, köylü,hanzo,kıro, saçmalayan, sözde düzelten, yazık, kimin çocuğuysa, selfieyi shelfie yazan, malumatlı kıro, politikacı demagog… ” Hepsi be daha fazlası yukarıdaki iki cümlede. Gurur duysun milli eğitim, gurur duysun yök, gurur duysun türkiyem. Asaletiyle yaşayan, nadir sanatçı ve yazarların ev adreslerini konumlarıyla birlikte sapkın bir merakla bilecek ve insanı yerinden yurdundan edecek bir espiyonaj ile hedef gösterek sosyal medyada teşhir edecek kadar hem malumatfuruş hem de cüretkar olan bu şehirli, medeni, yüksek eğitimli adamı acilen bulun da milli eğitim ya da kültür bakanı ya da ne bileyim rektör filan yapın. Bu zat hem edebiyata, sanata, sanatçıya, yazara, çizere, kültüre, şehre, mekana düşkün hem de değme siyasetçinin pabucunu dama atacak kadar hakaret küfür biliyor.cevaplakapat

  • DİKİZCİ - 18/10/2015 - 03:33

    Dilkizci röntgenci “malumatlı kıro” “köylü hanzo” diyor.. Belli ki yüksek katmanlardan gelmiş aleme. Adadaki at bakıcılardan seyisin biri değilse kandil muhibbanından yani cihangir seçkinlerinden selocan hayranı bir levanten artığı da olabilirmiş. Evine bıraktığına göre seyistir ama çerçi izlediğine göre levantendir. Seçmen kağıdında kimliğin detaylarını seçtiğine göre selocan hayranıdır ve oy topluyordur…cevaplakapat

  • Belki - 20/10/2015 - 04:54

    Belki de paralel, izliyor, dinliyorcevaplakapat

  • Saat Çakmak Kalp - 21/10/2015 - 03:33

    “Bozulan saat onarıldı ama artık eski saat değil
    Susan çakmak doğruldu ama eski çakmak değil
    Seni ben kalbime çarptım kalbim eski kalp değil…”cevaplakapat

  • KALP - 21/10/2015 - 03:35

    SENİ BEN KALBİME ÇARPTIM KALBİM ARTIK ESKİ KALP DEĞİLcevaplakapat

  • Saat Çakmak Kalp - 21/10/2015 - 03:36

    “Bozulan saat onarıldı ama artık eski saat değil
    Susan çakmak doğruldu ama eski çakmak değil
    Seni ben kalbime çarptım kalbim artık eski kalp değil…”cevaplakapat

  • İYİ Kİ - 26/10/2015 - 01:05

    ZOKAYI YUTUNCA ÇOK BİLMİŞ KIRONUN DİLİ DAMAĞI KURUMUŞ , KOLU KANADI KIRLMIŞ, KÖPEKSİZ KÖYDE DEĞNEĞİ, KADIYORANDA SÜNGÜSÜ DÜŞMÜŞ VE KIRILIP PARÇALANMIŞ OLDU VE SENİ HERŞEYDEN HERKESTEN KISKANAN MARAZİ, TUTKULU RAĞBETİ İLE ÇEVRENDEKİ HAYRANLARINA HUSUMETİ DE BIÇAKLA KESİLMİŞ OLDU BESBELLİ. SESİ , SOLUĞU, NEFESİ KISILDI HERGELE KIRONUN. OH OLSUN. VAROL, OTURTTUN USTURA GİBİ DİLİNLE VE ÖLÜMCÜL DARBENLE. İYİ Kİ BU ALEME SARKAN KÖYLÜ HANZOLARA AYAR VEREREK MUHİTİMİZİ STERİL KILAN SENİN GİBİ KESKİN BİR KALEM VAR AHLAK ZABİTİ OLARAK NÖBETTE OLAN ..,cevaplakapat

  • yok yok yok - 29/10/2015 - 16:36

    Şule gürbüz
    Bu sene de kitap fuarında yok.
    çağrıldığı hiç bir yerde yok.
    davete icabet etmek yok.
    maillere cevap vermek yok.
    insan içine karışmak yok.
    sosyal projelerde yok.
    imza kampanyalarında yok.

    NEDEN VE NERDE?cevaplakapat

  • var - 30/10/2015 - 16:23

    “yok yok yok” diye orada burada aradığını bulamadığına hayıflanan kimse sana elif şafak, inci aral, oya baydar, bejan matur, latife tekin yeter. işine bak… “Yok bir vardır ona varmak bu kadardır.”cevaplakapat

  • y - 06/11/2015 - 21:39

    Şule
    kafidir.
    Yeter ki olsun.cevaplakapat

  • Hakkında - 07/11/2015 - 01:47

    Ona dair bir kitap hazırlanıyor. Yolda… Bekleyin. Bir şaheser…cevaplakapat

  • kambur - 08/11/2015 - 17:39

    Bizzat tanığın anlatmasina göre günümüzün en popüler ve burnundan kıl aldirmaz bir yıldızına bütün israr ve ricalara rağmen Kambur’u sahnelenmesi için vermemiş.cevaplakapat

  • KAMBUR II - 11/11/2015 - 17:35

    Evet kesinlikle doğru. Hem de kimsenin reddetmeyeceği devlet tiyatrolarından geldi talep. ben dahil hiç kimse bu alemde hiçbir şeyi reddetmezken bu tavır onu en iyi anlatan tutumlarından biridir…cevaplakapat

  • MEŞREP - 13/11/2015 - 00:43

    Sezaimeşrepcevaplakapat

  • NEDEN NEDEN - 26/11/2015 - 19:36

    iyi bir iş yapan, kıymetli bir eser veren aynada artık sadece kendini görüyor, kendi kendine perde oluyor. Hem kendine perde hem bize perde oluyor. Neden. Neden. Neden? Bilen varsa birşey söylesin.cevaplakapat

  • niçün niçün - 27/11/2015 - 10:04

    Eğer Şule G’den bahsediyorsan senden kaçıyor, benden kaçıyor şeytandan kaçar gibi kendine ve Allah’a sığınıyor canım benim. bunda anlamayacak ne var. Yanına gelse kendine benzetirsin, benim yanıma gelse kıskançlıktan çatladığım için eritir yok etmeye çalışırım. Niye gelsin ki öyle bir ruh öyle bir insan öyle bir kalp damar ve göz. Sen ben yanına gelinecek ve zehrimizle en başka varlığı bile yörüngemize almaya çalışmayacak insanlar değiliz ki. Sen ona secde etmez akrep gibi sokmaya çalışırsın, ben ha keza. Niye gelsin görünsün canım benim. Sen zehirli ok ben yaralı hayvan. o yapıp gitmeye gelmiş bir kalıcı ruh.

    o belde bu şule

    denizlerden
    esen bu ince hava saçlarınla eğlensin.
    bilsen
    melal-i hasret u gurbetle ufk-ı $ama bakan
    bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!cevaplakapat

  • POSTU DELDİK - 30/11/2015 - 19:44

    Şule Gürbüz’ü anlamayan nesle aşina değiliz, evet. Ona aşina olmadığımız, olamadığımız için, o bizden kaçıyor, evet. Biz onu rengimizle, kokumuzla, tadımızla, yabani bünyemizle, bedevi kimyamızla, hoyrat halimizle, odunsu kabasabalığımızla, yağmacılığımızla kaçırıyoruz, evet… Tenenzzül buyursa mahallemize, yanımıza, yöremize, semtimize lütfedecek olsa ve biz onu kendimize benzetme çabasına girsek o her yerde kendi olarak var olduğundan bize hiç benzemez.Yani bu ihtimal onun tabı, kumaşı, dokusu, hamuru, mayası, boyası, özü gereği ihtimal dışıdır, yoktur… Ke en lem yekun… lakin şu var…Yok, hayır o bana kalsın.

    Buna sebep demeyi, otun dibine bakmayı, alıcı alkışlamayı, çiğdemi süte katmayı, fıstık ağacının dalından boğaza bakmayı, araba camını buğuyla kapatmayı, altın sarısı fesleğenin cennetten henüz koparılmış, kotarılmış, derlenmiş, toplanmış, tutam olmuş terütaze rayihasını ve arafta toplanmış, balkonda derlenmiş biberiyenin lezzetini ve bayır turpunun heybetini kim sundu, duyurdu bize?.. Buna sebep o o beldede, ben fakir en hakir bu beldede…cevaplakapat

  • ne bı - 02/12/2015 - 00:45

    Ne anlaşılmaz, rabıtasız şeyler bunlarcevaplakapat

  • Resim - 16/12/2015 - 21:37

    Şule Hanım
    Bu akşam vapurunda cam kenarında küllü sarı saçlarınız bembeyaz parlak teniniz Grek burnunuz o eşsiz ifadeniz lacivert mantonuz kahverengi ayakkabı ve çantanız elimizde Hartman ın kitabı ile bilseniz nasıl bir resimdiniz. Hele inerken Büyükadanın tepesine başınızı sevda ile kaldırıp bakıp sonra aniden indirişiniz.cevaplakapat

  • GOYA - 17/12/2015 - 01:57

    Allahtan ki, kızcağız seneler seneler evvel “akıl yoktur” demiş.
    Beyin de yok besbelli. Olsa beyaz tenden grek burna, lacivert mantodan kaverengi ayakkabı ve çantaya, elindeki kitabın kime ait olduğundan, o tablonun nasıl bir resim olduğuna; başını büyük adanın tepesine sevda ile kaldırıp aniden indirişine dikkat kesilip resim çekmez…cevaplakapat

  • ulu - 31/12/2015 - 18:27

    ulu yazarcevaplakapat

  • Yüksek - 31/12/2015 - 18:28

    yüksek insancevaplakapat

  • O KİM?.. - 04/01/2016 - 01:51

    Katırtırnağını edebiyatımıza getirendir… Gülümseyince gökyüzünü gülümseyendircevaplakapat

  • O KİM - 04/01/2016 - 01:54

    DÜZELTİ/ katırtırnağını edebiyatımıza getiremdir/ gülümseyince gökyüzünü gülümsetendir…cevaplakapat

  • O Kim - 04/01/2016 - 01:57

    İKinci DÜZELTİ/ katırtırnağını edebiyatımıza getirendir/ gülümseyince gökyüzünü gülümsetendircevaplakapat

  • o mahur - 12/01/2016 - 20:25

    O mahur beste çalar
    o mahur beste çalarcevaplakapat

  • Saat kaç Şule Hanım - 19/01/2016 - 22:05

    Satır satır bakıyorum da Coşkuyla ölmek e emeğin aklın duyarlılığın dilin ifade gücünün dehşet verici bir şeyin saniye ardından dönüp gidişin ve bir saniye sonra daha yükseğe çıkışın kuvvetine şaşıyor baygın kalıyorum. Şule, Şule Hanım sen nesin belki kendin bile bilmezsin.
    Peyami safa ya mektubunu da okudum ve ölmek ne güzelmiş senden mektup gelince dedim. Bana yazacağını bilsem şimdi ölürüm. Hep yaz hep yaz güzel ellerinden öperim.cevaplakapat

  • ahir zaman - 21/01/2016 - 15:56

    Post Öykü’nün son sayısında Selman Bayer “ahir zaman edebiyatı ve şule gürbüz” başlıklı uzun yazısında çok hakiki bir değerlendirme yapmış ,yazarın hakkını hakkı ile teslim etmiştir. Selman Bayer’e kalemine şükür olsun,sağ olsun,var olsun.cevaplakapat

  • Cagri - 26/01/2016 - 13:31

    Bugun Roman atolyeslnde M.S. Dort kitap esiginde Sule Gurbuzun eserleri ve dunyasini anlatacak… Buyurun saat 15.30- 17-arasicevaplakapat

  • Cagri - 26/01/2016 - 13:34

    DORT KUTSAL KITAP ISIGINDA SULE GURBUZUN ESERI VE DUNYASI…cevaplakapat

  • TEŞEKKÜRLER - 27/01/2016 - 15:27

    Rafine bir konuşma, sarsıcı bir tartışma oldu. Gerçek bir edebiyat, felsefe, teoloji ziyafetiydi. İyi bir yemeğin damakta kalan lezzeti değil sıkı bir dayak yemiş olarak çıktık. Şule Gürbüzün her öyküsü bittiğinde nefesimiz nasıl kesiliyorsa öyle. Müzakerecilerin edebiyattan ziyade felsefe ve ilahiyatçı olmasına özen gösterilmesi muhteşem bir sonuç doğurdu. Zira edebiyatçılar süslemeden, detaylardan fikre gelemiyorlar. Adem ve Havva’nın oğlu “Şit’den Sadullaha Babalar ve Oğullar” ara başlıklı bölüm özellikle iyiydi. Keza “Eski Ahit Gölgesi” ara başlıklı bölüm de daha önce örneğini görmediğimiz bir okuma biçimiydi. İnanıyorum ki, M.Ş’nin tebliği müzakerecilerin katkılarıyla birlikte deşifre edilecek ve yayınlanacaktır. Orada dile getirildiği üzere tartışmanın tek eksiği yazarın kendisiydi ama doğrusu böyle de çok anlamlı oldu. Bir buçuk saat olarak tasarlanan programın yaklaşık üç saate uzaması tamamen içerikle ilgiliydi. Teşekkürler Bilkent…cevaplakapat

  • Resim - 27/01/2016 - 22:38

    Bir yazar için fazla güzel, aşırı.
    Sıcakkanlı da değil, havalı.
    Olmaz. Olmamalı.cevaplakapat

  • Ressam - 01/02/2016 - 04:11

    bir okur için de fazla çirkinsin ey resim. nasıl bir terbiyedir bu sendeki. nereden, kimden, nasıl aldın..”fazla güzel,aşırı. sıcaklanlı değil, havalı. olmaz, olmamalı” deme cüreti… hey Allahım akıl dağıtırken sen, bu kulların yetişemedi de böyle kaldılar…cevaplakapat

  • eleştiri - 16/02/2016 - 01:50

    “düğünde zurna beğenmez/ hamamda kurna beğenmez” derler benim gibilere. baktım da folklora boğmuş öyküyü ve bunu diyen kimse olmamış onca yorum arasında. oysa öykülerin yığılıp kaldığı ve şiştiği yer tam da burası. meselesi büyük, meseleyi ele alan uazar belli ki, cins ve büyük bir kafa gel gör ki öykü yürümüyor. bilkentteki toplantıda adı şimdi aklıma gelmeyen müzakereci felsefecinin işaret ettiği en önemli nokta buydu. o gözle baktım da coşkuyla ölmeke ; gerçekten folkör şehvetiyle öyküye ağır hasar vermiş sayın yazar.cevaplakapat

  • yunus - 17/02/2016 - 01:44

    versin sana ne çakal.var mı bir yaprak öykün, yirmi sayfa kitabın? Yok.cevaplakapat

  • elif - 18/02/2016 - 16:15

    Nasıl yazdığı, nasıl bir dile sahip olduğu elbette önemli Şule Gürbüz’ün çünkü en önemli şeylerin yani” gelenek ve büyük yetenek”in sahibi. Ama şahsen benim savrulduğum, kıskançlık ile hayranlık arası gıptada durduğum yeri kendine ,hayata ve gözlediği, anlatmaya ,fikir haline gelmesine yol açtığı hiçbir şey için bir oyalanma ve kendini kandırma yolu seçmemesi. Ne kendini ne başka bir şeyi avutup kandırmaması. Bu konuda dehşet denebilecek bir keskinlikte bakışa sahip olması ve gerçeği en zor yerinden bile olsa yakalaması. Bu yüzden diyebiliyorum ki, bir bilen gören varsa, bir kanmaya müsaade etmeyen ve gözünü sakınmayan o O’dur. Bilecek ,inşallah da anlatacak olan O’dur.cevaplakapat

  • soru - 18/02/2016 - 23:29

    sen tanıdın mı onu elif?… nereye bakıyordu?..cevaplakapat

  • NEREYE - 20/02/2016 - 02:25

    Otun dibine mi, yaprağın damarına mı bakıyordu?
    Kadıyoran makamında mıydı, mahur mu?
    Fesleğen mi kokuyordu, biberiye mi?
    Kuzguncuğa mı bakıyordu ayazmaya mı?
    Öfke mi vardı, yüzünde af mı?..cevaplakapat

  • İbret için gelmiş derler cihana - 24/02/2016 - 20:27

    Canımın içi
    Ne desem az, ne desem eksik sana
    İbret için gelmişsin cihanacevaplakapat

  • İbret için gelmiş derler cihana - 24/02/2016 - 20:47

    “insanlar romanın bile ağrılısından kaçıyorlar, bu dertler kimin,kimin için Peyami bey?”dedin.
    Şule, her derdi üstlendin ve anladın, senin tabirinle kabul ettin biliyorum ama bu halinle her şey de senin oldu. Sen de dünyanın her şeyi oldun. Güzeller güzeli çilllerini sevdiğim .cevaplakapat

  • SIRMA - 25/02/2016 - 00:45

    ayamadım ben doyamadım ben …,, noktadır çillerin sayamadım ben…cevaplakapat

  • V. - 25/02/2016 - 20:11

    Bu akşam ben Kadıköy vapuruna binerken 18,40 ada vapuruna bindiğini gördüm. Sahiden güzelmiş,insanı üzecek kadar. Tüh Allah kahretsin. Kaşları bile sapsarı.cevaplakapat

  • DANGALAK - 26/02/2016 - 01:52

    Dört tarafı da denizle mi çevriliydi vapurun serseri.
    aynı anda ve aynı bozuk cümlede
    nasıl hem ada hem kadıköy vapuruna biniliyor dangalak
    Madem 18.40 ta vapura binerken gördün ve madem
    kaşları bile sarıydı söylesene..
    Allah kahretsin mi etmesin mi seni?
    Ne diyorsun?…cevaplakapat

  • v. - 26/02/2016 - 10:21

    yani insan ne diyeceğini şaşırıyor, cahillik böyle bir şey .kardeşim Cizre’den mi yazıyorsun Nusaybin’den mi bilmem ama hem bilmiyor hem bilirmiş gibi saldırıyorsun. Kabataş vapur iskelesinin sağ tarafından adalar vapuru kalkar bin yıldır, sol tarafından da Kadıköy vapuru ,hatta ön kısmına da belli saatlerde boğaz hattı motorları yanaşır yolcu alır verir. Hatta adalar vapuru genellikle Kadıköy’e de uğrar ama 18.40 direk adalar seferi yapar, Kadıköy’e uğramaz. Kışın adalar vapuruna hem de akşam saatinde üç beş yerlisi biner giderler. Hanfendi de dün ada tarafına sağa geçti, ben sol Kadıköy tarafındaydım yakından görmek için o tarafa yanaştım biraz baktım. mesele budur.cevaplakapat

  • Eeee - 27/02/2016 - 03:02

    anladım. hafikten yazıyorum ben. bizimkiler ismet paşa zamanı silopiden sürgün gelmiş. cahil demişsin ya sülalece öyleyiz. göndermelerinden özel harekatçı bir ruha sahip olduğun belli. kadıköylü olduğuna göre kör olman gerek ama hanımefendinin kaşlarının rengini bile farketmişsin. böylesi beş milyon vardır istanbulda herhalde. belki de bir insansız hava aracısın. merak ettim elinde elif şafağın mahremi de var mıydı. ikide bir tweterimi kurcalıyor muydu? kulağında mp3 çalardan oynama şıkıdımmı dinliyordu, müjganla ben ağlaşırız mı yoksa ada sahilleri mi?.. benim ki kulak kültürü , ondan bundan duyduklarım, nerden bileyim ada vapurunun neresinde, kim, nasıl oturur da kimin müjganı ne renktir. eee sen ona o yakmlıkta baktığına göre o ne yaptı? hasta mısın demedi mi? kuzum sen hangi otlakta bu kadar şirin oldun da mı demedi mi? kadıköyünü boşver kadıyorana gel yürüyelim ada yokuşlarında sahillerindr demedi mi? az daha anlatsana.cevaplakapat

  • V. - 27/02/2016 - 19:19

    Müptezel ve nüktedan kardeşim
    Kıskanç ve alıngan kardeşim
    Haset ve fesat kardeşim
    Nefret dolu ve yaşama özürlü siyasi dinci kardeşim
    İftira ve kötü düşünmede cömert kardeşim
    Bir ufak göz temasına ve özenli dikkate hanfendiyi bile harcayacak kadar vahşi bakan İslamcı kardeşim….
    Kötü yürekli zenginleşmiş kardeşim
    Bak Kadıköylünün körü bile seni nasıl görüyor
    Beş milyon vardır dediğinden bir tane bulunuyor.

    Hamiş
    Saç rengi çok güzeldi yaklaşık üç adımdan direk kaşlarına rengin doğal olup olmadığını anlamak için baktım. Malum kaş ve diğer tüy boya tutmaz. Çok kendi halinde sade güpgüzel bir hanfendiydi. Hayır beni farkettiği halde kabalaşmadan yavaşça yürüyüp önümden geçti. Senin gibi değildi.cevaplakapat

  • Eee - 28/02/2016 - 03:12

    Belli ki Evliya Çelebi ya da İbni Batuta gibi adamsın ama oryantalist ve kemalist bir gözün var. Bin yıllık Ada vapurunun neresine kimin nasıl oturacağını bildiğin gibi Hamişi bile biliyorsun. Bu zamanda Hamiş diyebilen bir kadıköylüye şapkamı çıkarır veririm. Hakaretlerini ve onca hakaret sıfatını eminim Bağcılardaki teyzeoğullarından Ya da Seyrantepedeki emmioğullarından öğrenmişsindir ve onlar sana ait değildir. Müstesna bir kadın yazarı seçebilecek dikkatin olduğuna göre behey kadıköylü üsttenci geç kalmış kemalist benim siyasi dinci, islamcı olduğumu nasıl ve nereden bildin? Cahil cizreli nusaybinli hakaretlerin kesmemiş seni besbelli. kıskanç, alıngan ve yaşam özürlü olduğum doğru da müptezel, müfteri, nefret dolu, kötü düşünceli, kötü yürekli, vahşi bakışlı sıfatlarını hangi varoşta toplayıp üstüme boca ettin? Ne gereği vardıcevaplakapat

  • v. - 29/02/2016 - 10:41

    Şuralardan anladım kardeşim otur dinle,

    1-daha ilk mesajında “dangalak ” diyorsun , hakaret budur, kendin söyleyince sana doğal geliyor, yansıtıcısın, kendi ayıbını başkasına yamıyor, yansıtıyorsun. bu klasik bir siyasal İslamcı kusurudur, hem de kusurların çok acıklısı.

    2-nusaybinli Cizreli sözlerini hakaret olarak algılıyorsun demek ki ağır bir aşağılık kompleksi var bu da yeni moda dincilerin özelliklerinden biri. Kardeşim dediğinden aslında uzaklaşmak istiyorsun.

    3-Biliyor,herşeyi biliyor gibi yazıyorsun hem de bodoslama dalarak, hiç durup dinlenmen yok hırs ve öfke dolusun bu da yaşama özürlü olmaktan.

    4-bir kadını az da olsa dikkatle seyretmek şehvet değildir,hanfendi de zaten pek şehvet uyandıracak tipte ve halde değil ,yerli duruşu olmayan sakin ve çok asil ama çok doğal güzellikte ve bu devrin insanı olmadığı belli, ben sevgiyle ve hayranlıkla baktım, ellerinden öperim.

    5-ama sen bu bakışımı kıskandın, kaşlarını fark etmemi kıskandın, o kadar kıskandın ki hanfendiye bile bana bir söz atmış olma ihtimalini vererek kötü düşünceli, müfteri vahşi sıfatlarını hak ederek kazandın.

    6-kemalistlik geç de kalsa gördüğün gibi ne kadar yırtınsan senden ileridir, çünkü hayatla senin arana payanda koymaz, üsttenci tabiri senin kendini çok aşağı bellemendir.

    7-müptezel ağır bir sözdür özür dilerim, müptezel değilsin kalbin var ama olman gereken yerde değilsin.kadıköye gelsen beni seversin.

    hamiş,
    biz de bu kadar anlayalım, ne de olsa şule gürbüz okuruyuz.cevaplakapat

  • eee - 01/03/2016 - 01:38

    seni şimdi anladım. kemalizm benden ileri. kadıköy nusaybinden adalar cizreden ileri. ben çok aşağıda sen çok yukarıda yüksektesin. sen ve bakışın beni ilgilendirmiyor toz kadar. (hamiş bilgisi ve şg yi duymuş olmak dışında) senden en az beş milyon tane olduğunu biliyorum o kentte. ben baktığına bakmaman gerektiği halde baktığın ve şu platforma yazılmaması gerekeni yazdığın için önce dangalak dedim sonra da o iki gözünden (varsa) birinin oyulması ve öylece kadıköy meydanına bırakılman gerektiğini düşündüm çok eski bir hırs ve öfkeyi yüreğinde taşıyan bir yaşama özürlü, cahil ve kıskanç ve kırsal bir asabi olarak. öbür gözünün ise baktığın kimesneden (şg) dolayı ve bir de hamişi bildiğin için oyulmaması ve bunun sana söylenmesi gerektiğini düşündüm. bir kalbim olduğunu ve olmam gereken yerde olmadığımı eklemişsin nereden çıkardıysan ve aklınca yedi kez aşağılayığ gömmeden önce son bir alay etmişsin. gördüğün gibi bende öyle bir kalp yok. sana tavsiyem ise kadıköy chp ilçe teşkilatından üyeliğini iptal et de doğu perinçekin işçi partisine katıl. gerçi adı doğu ama siyasal islamcılardan bin mil chpden beyüz ileridedir. sen sen ol bundan böyle kalan tek gözünle de ş gürbüzün değil ş perinçekin keman kaşlarına hatta kirpiklerine bak.cevaplakapat

  • EEE - 01/03/2016 - 03:38

    “İnsan bazen ağlamaz mı bakıp bakıp kendine”cevaplakapat

  • ulusa sesleniş - 02/03/2016 - 10:15

    Eveeet, bugüne kavuştuk çok şükür.
    Dedikoducu dikizciler, kindar dindarlar, sapıklar, huysuzlar….çekilsin artık bir zahmet. Hem de dönmemecesine. Esas kız 11 martta geliyor, evet, öyleymiş. Bu gözlere uyku haram artık. Gerçekten ağlamaklı oldum, hasret böyle bir şeymiş.cevaplakapat

  • Esas - 02/03/2016 - 23:39

    Esas kız esas oğlan vasat romanlarda gelir hayatta gelmezcevaplakapat

  • BB - 04/03/2016 - 01:00

    Evet, 11 martta BERİVAN BİNGÖL Edebiyat dünyasını sarsacak bir eserle okurun karşısındacevaplakapat

  • öyle miymiş - 04/03/2016 - 01:24

    Berivan Bingölle Şule Gürbüzün eserini beraber yayınlayacak olan İletişim Yayınevinin estetik düzeyi Berivan düzeyidir. Coşkuyla selamladığımız ÖYLE MİYMİŞ keşke İletişimden değil de Candan Yapı Krediden çıkaydı.cevaplakapat

  • Adam gibi - 04/03/2016 - 02:01

    Önce bir kitabı adam gibi selamla.
    kitap daha yayımlanmadan yayınevine saldırmak olacak şey değil.
    Dinci misin, kinci misin nesin?cevaplakapat

  • Öyle mi - 05/03/2016 - 23:19

    Anlamadım’ Öyle miymişi Berivan Bingöl mü yazmış, nolmuş?cevaplakapat

  • ÖYLEYSE - 08/03/2016 - 03:43

    ÖYLE MİYMİŞ
    ÖYLEYMİŞ
    ŞULE GÜRBÜZ
    BİR ESER DAHA
    VÜCUDA GETİRMİŞ
    SAHİ Mİ
    ÖYLEYMİŞcevaplakapat

  • TV - 08/03/2016 - 10:59

    Eh artık her gün ekrandadırcevaplakapat

  • Ekran - 09/03/2016 - 01:34

    Kimden söz ediyorsun kardeşim?
    Kim ekrandadır? Ne ekranı?cevaplakapat

  • Bir âteşim yanarım - 09/03/2016 - 22:44

    “Cümleleri”ne saatler kala…

    “Şule verelim, efendim, âteş-i aşka…”cevaplakapat

  • Bir âteşim yanarım - 09/03/2016 - 22:45

    Yıllardır ama uzun uzun yıllardır ilk defa bir şey bekliyorum, beklemek ne beklemek.cevaplakapat

  • sağanak - 10/03/2016 - 01:22

    ben de bekliyorum nefesimi tutarak, bin kes istiskale ığramış nefsimi zebun ederek on bir martı. bundan yirmi dört sene evvel yara bere içindeki ruhumla ve kendi kamburumla yüzleşmişti … bakayım bu zeval vaktimde bana göklerden ne sağanaklar gelecekcevaplakapat

  • ÖYLEYMİŞ - 12/03/2016 - 01:48

    Beklenen gün geldi. Remzi kitapevi akşama kadar açmadı koliyi. Akşam kapanmaya yakın altıncı uğrayışımda bizzat açtırdım. Bakar mısın “Öyle Miymiş” diye bağırıyor tezgahtar, “anlamadım neymiş” diyor kasadaki kız. Neyse ki, kavuştum…
    İlk öyküyü “şimdi gelse bir peygamer”e kadar ağlamadan okudum… Sonra…
    Ne olur okuyun…cevaplakapat

  • Nmoöprs - 12/03/2016 - 20:27

    Çok şaşırtıcı çok şaşırtıcı.
    İnsan yazmamış gibi. Bir insanın başka çağlara dönemlere hatta peygamberlere bu kadar yakın adeta yanyana ve bir hal ve lisanla olduğunu ilk Kez tecrübe ediyorum. Yanlarından gelmiş ve onları tek tanıyan gibi.cevaplakapat

  • ŞTUÜV - 13/03/2016 - 00:36

    “gibi” zaid olabilir…
    söylenesi çok şey var da yeri, yurdu, muhatabı, zamanı, zemini galiba bura değilcevaplakapat

  • uüvyz - 13/03/2016 - 01:21

    Bura değilse nere?..
    Anası şalgam babası turp değil kardeşim.
    Zemahşeri amcam Bakıllani dayım olaydı, dedemin birinin adı Keşşaf
    Yekdiğerinin adı Laedri olsaydı görürdünüz siz de zil şal ve gülü ve görür ve okursunuz belki nısfıcihanı. öyle miymiş? Öyleymiş yaa…cevaplakapat

  • Okudum - 14/03/2016 - 02:57

    Ben de okudum, fena değilcevaplakapat

  • NE - 17/03/2016 - 02:50

    Ne okudun, ne fena değil?
    Burada neden söz ediliyor?cevaplakapat

  • MAHUR BESTE - 17/03/2016 - 03:45

    ÖYLE MİYMİŞ

    yeni çıktı

    Arka kapak yazısını bana yazdırsaydı yayınevi şöyle derdim:

    Sarsılmazsanız bir kalbiniz olmadığına hükmedebilirsiniz.
    Sizin için yapacak bişey yoktur. Evinize gidin.”cevaplakapat

  • 1 artı 1 - 19/03/2016 - 12:00

    Biri 1 art 1 deki gibi o unutulmaz nehir söyleşi gibi Şule Gürbüzle şöyle derinlikli bir söyleşi yapsa da yine yüreğimiz ısınsa, insanlığın gömülmediğine olan umudumuz yükselse, duyuşun, hissedişin, sanatın, felsefenin bu topraklarda da mümkün olduğunu bir kez daha görsek, şu Öyle Miymişin arka planını kurcalaysa ve kopya çekse…cevaplakapat

  • ses - 22/03/2016 - 02:39

    ses seda yok. bütün büyük büyülü eserler gibi..sürü ses vermez.. sürü vasatı alkışlar.anlamadığını ıskalar. nüfuz edemediğini yok sayar.sürü öyledircevaplakapat

  • ohal - 22/03/2016 - 22:37

    Etrafta bir ohal sessizliği…
    Öyle miymiş ise çok elde kucakta görüyorum ama okuyanı taş kestiren, hakkında konuşturmayan, konuşulabilecek her şeyi zaten misli ile söylemiş bir kutsal kitap. Dudak kemirtiyor. Hele o öyle miymiş bölümü, nasıl her şeyden haberdar, her şeyin sahibi, her şeyin tanığı.Bu kitap hakkında tek kelime edilemeyecek bir ilk kitap olmuş.Sadece Şulem gerçekten çok ama çok uzağa, nasıl olduğu belirsiz yükseklere kanatlanmış.
    Şuna bakın
    “Baksanıza bir Bach’ın dünyada tek başına kapladığı yere, her büyük ayinin sonunda, her kilise vitrayının ışığında, her iyi olmak isteyen müzisyenin bağrında, her kötüden kaçanın cesaretinde, her hüzünlü odada, her armoni kitabında, yağmurda, karda, ağaçta, otta, hatta bir point d’orgue suskunluğunda dünyanın hep sesi ve varlığı duyulurmuş. iyi, tek başına ormanlar kuran bir sarıçam imiş… öyleymiş ”
    Ah şulem ah kanatlım
    “çobankaldıranlar, erguvaniler, ah o kuşlar, kuşlar”cevaplakapat

  • NASIL OLUYOR DA OLUYOR - 23/03/2016 - 02:50

    güzel haber. bendeniz matbuata bakarak bu sessizliğe tepkisizliğe yumruk atmak istemiştim.,sesime bir yankı almaktan ziyade Öyle Miymişin okunmasından hoşnut oldum. “okuyanı taş kestiren ve hakkında konuşturmayan” tespitinize kendi yığılıp kalan, ağlarken gülen, çaresizce hayran olan, hakkında yazmak istediği halde yazamayan kendi ahvalimden ve halimden de biliyorum ki, yerden göğe bu metinler insan idrakini rehin alıyor be hakkında lakırdıya müsaade etmeyen, kuşatıcı, üşütücü metinler ki, haklarında hariçten gazel okunamıyor…

    ne var ki, eseri ve yazarı hak ettiği semavi katına çıkaracak kadar inceliklere aşina ve kadirşinas bir mümtaz tavır ile phal sessizliğinde nadirattan olduğun içinmidir ki, (yani bunu takdir edebildiğin için mifir ki) yazar Şule Gürbüze dadısı, ana okılu öğretmeni, yaşam koçu ya da teyzesi gibi hitap etme ve ” şulem” deme hakkının, cüretinin nereden ve nasıl alındığını, yani bu cüretin menbaını sahiden ama öyle böyle değil sahiden merak ediyorum. sahiden bu iki uçurum, aynı ruh ve bedende , aynı okuyucuda nasıl birleşiyor?

    lütfen izah eder misin ohal? bu nasıl bir hal? çok sevince, çok takdir edince, çok hayran olunca bu insana hak mı oluyor? benim bildiğim okuyucu sadece esere dair konuşur. keza yazarın (mebzul miktar yazar örneğinde olduğu hiçbir zaman insanı/ okuru üslupsuzlığa, lakaydlığa ve laubaliliğe çağıran, kışkırtan tek bir gevşek cümlesi de yok ki, oradan cüret bulduğunuza hükmedeyim. bağışlayın bu hal çok samimi merakımdır. büyük bir yazara adıyla seslenmek çok evropai alafranga bir tavır değil mi?..yoksa sosyal medya çağında benim bunu yadırgaöam mı ayıp ve arkaik nir tavır?cevaplakapat

  • ohal - 23/03/2016 - 22:20

    “Derdi söze hapsedilebilir olan daha dertle tanışmış mıdır? Ya da o seven, her şeyi alabildiğine seven ama sorulsa neyi sevdiğini söyleyemeyen Fuzuli’nin sarhoşluğuna bir an için yanaşmış mıdır?”

    Bunları yazan düşünen birinden söz ediyoruz. Ben de biliyorum yazarımızın gayet serin hatta çok mesafeli olduğunu, bir kez uzaktan gördüğümde de “sizlerden biriyim” tavrından, tipinden…olmadığını, her hali ile “ben sizden değilim ve de olmayacağım” diyen duruşunu metrelerce öteden sezip yanaşmayı aklımdan geçirmediğimi de söyleyebilirim. Ne var ki bu onu benim kılmaya mani değil sözle de olsa. Ben de hanım olduğum için bunda bazılarının saçı, kaşı, çilleri …ile edepsizliğe varan söylemlerine denk bir halde olduğumu düşünmüyorum. Erkek olsam demezdim. Ama nasıl Allah’ım, peygamberim, çayım, evim, kedim varsa şulem de var diyorum. Bunu bana çok görmeyin.cevaplakapat

  • O - 24/03/2016 - 02:28

    “Ohal” sen lütfen her daim o halde kal.
    Ona benziyorsun…
    Onu oku..
    O,ol..
    Orada kal..
    O semavi katta…cevaplakapat

  • ooo - 25/03/2016 - 01:05

    O arkadaş o ne demek. Sen o yükseklikte o katta kal ben burada iktidar yamağı olarak kelleyi paçayı şırdanı ve bilumum sakatatı götüreyim mi demek istiyorsun yoksa bende de o istidat var sen çık merdivenden o ol ben de geliyorum mu demek istiyorsuncevaplakapat

  • On okur - 26/03/2016 - 18:28

    Türkiyeyi tanıyorsam, edebiyatı biliyorsam, ş gürbüzü doğru anlıyorsam eserleri bu ülkede onlarca baskı yapsa da, ülke nüfusu yüz milyonu bulsa okuyucu sayısı onu geçmezcevaplakapat

  • Endişe - 27/03/2016 - 04:20

    Besbelli ki türkiyeyi hiç mi hiç tanımıyorsun, edebiyattan behre nasibin yok, tek kelimeyle ş gürbüzü değil anlamak senin harcın değil diye on binlerce seçki güzel insanı kendinle aynı sanıyor ve kimse okumaz, okusa anlamaz diye cehalette senle aynı onuz hizasında yürüyecek cahil arıyorsun. Endişe etme çoksunuzcevaplakapat

  • SORU - 29/03/2016 - 00:46

    ÖYLE MİYMİŞ ile yazar Coşkuynan Ölmeke ve Zamanın Farkınaya nispetle yeryüzümüzden ve bizden çok mu daha uzaklaşmış, ne dersiniz?..cevaplakapat

  • Yakın Uzak - 30/03/2016 - 03:00

    Sorunuz açık değil ama şunu söyleyebilirim ki, yazarın okura yakın olmak, uzak olmak, açık olmak, kapalı olmak ya da dünyanın içinde olmak dışında olmak gibi bir zorunluluğu yoktur. Okur yazarın dünyasına Erişme çabasına girer sadece.cevaplakapat

  • , - 30/03/2016 - 18:45

    O kadar güzel ki.cevaplakapat

  • SANA NE - 31/03/2016 - 01:50

    eeeeeeeeee sana necevaplakapat

  • Ö. - 03/04/2016 - 12:18

    Canımın içi
    Nasıl da güzelsin sen, her manada, her bakışta, her sözünde,nasıl derin, nasıl vasi,nasıl usul,nasıl kendine benzer,nasıl göz yaşartıcı bir şeysin sen,nasıl akıl dışı,nasıl olmuş.cevaplakapat

  • Goodreads - 03/04/2016 - 15:15

    Akıllıca bir goodreads yorumu

    Sule Gurbuz metinlerini cok seviyorum. belki biraz tekrar, uzatma, fazla soru isaretli, daginik bulunabilir ama icinde bulundugum(uz) muglaklik halini, cevaplari bilemez halini, trajik hali oldugu gibi yansitiyor. bunu yaparken bir de cigligimizle, ahmakligimizla, cahilligimizle de dalgasini gecebiliyor. dine bu kadar iceriden bakabilip de bunlari yazabilecek kac kisi var ulkede? ayriyeten; boyle meyvelerle, sebzelerle, ciceklerle, patlicanlarla, eriklerle, hiyarlarla, karpuzlarla, kedilerle, kopeklerle, koyunlarla, adini dahi duymadigim bir suru nebatatla, baharatla, tasla, toprakla, kumla “felsefe” yapan, felsefi tasvirler, benzetmeler kurabilen, siir yazabilen baska kim var?

    isin ozu; kendi, bilinemezci, supheci, kinik, karamsar, cileci ve hatta kismen merdumgiriz taraflarima yakin buluyorum. ‘Oyle miymis’ baslikli metin ozellikle. ironi mi, istihza mi, duz anlam, hiciv, elestiri mi? hepsi karisik. teologlarin, dini vecizelerin, geleneklerin, atasozlerinin vs. bildiklerini iddia ettikleri ve verdikleri cevaplar (-mis, -mus) elbette Gurbuz’u tatmin etmiyor. o da onune gelene oklarini sapliyor -elbette en basta “normallere”: (bir onceki metinde) “bu normallerin hicbirisi Dostoyevski’nin, Faulkner’in, Beckett’in anlattiklarindan degildi, bunlarin hicbiri dukkanda delikli peyniri kestirip kendi kizarmis ekmegine eklestirmeye calisirken sinir krizi gecirip sonra odasina cikip sakinlesmek icin alti ay boyunca oturacak tipler degildi”. bu dil -begendigim dil, kara mizah butun kitap boyunca var. baska kim Schopenhauer’e annesine karsi sunu dedirtebilir: “Simdi kostaklaniyorsun amma tarih seni bu olayla anacak”! [bir de -kisi bir seyi ancak tanidiklariyla kiyas edebilir- monologlari Thomas Bernhard’la benzestiriyorum. stil olarak Bernhard elbette nev’i sahsina munhasir ama karakterler, onlarin obsesifce kendini gozlemlemeleri, komik ve huzunlu varolussal huysuzluklari, ofkeleri, olamamisliklari vb. benziyor.]

    Gurbuz hem sokagin, mutfagin, pazarin, caminin, kilisenin diline ve gorgusune hakim, hem de felsefenin, ince edebiyatin, mistisizmin, tasavvufun… hem ergenin dilinden anliyor, hem de gun gormus, artik hayati bir teraziye vuran ihtiyarin… hem ince zevklerin, ugraslarin izi var, hem de o gundelik dunyevi dertlerin, mesgalelerin ve orada rastladigimiz bayagi dil ve istihanin… zamanin izinde, mevsimlerin farkinda.

    Elbette, gulmenin yaninda uzulmek, yilmak, nafileligi, yalnizlik ve olumun sabiteligini duymak, yeniden hatirlamak da var. Gurbuz kisinin kim oldugunu bilemeyecegini, bilse de bunu baskasina aktaramayacagini soyluyor -ozetlemek gibi bir kabalik yaparsam (ozellikle s.139, 152 ve 193). “Insan incelse ve baskasindan fazlasini ve derinini gorse ve bilse, hatta buna dili donse bile, bu onunla baslar ve bitermis. Dunya en kisa zamanda en basa donermis”. belki bu kadar karamsar olmaya gerek yoktur. tarih denilen sey, her dogumla, her kusakla her seferinde yeniden baslama durumunda olan, bitmez bir dongu; yapacak bir sey yok, durum bu (“Dunya ustune koyarak degil, ustundekileri atarak geliyormus, hep cigligi bundanmis”). nihayetinde derini gorup incelmis kisilerin yazdiklarini okudugumuzda, en azindan o anda, okuyucunun da payina hic olmazsa bir haz dusuyor, nasipleniyoruz -bu biraz, kendisinin ongordugu, dertlendigi ve alay ettigi, tuketici, yalapsap bir durum olsa da, tamam kizmayin ne yapalim payimiza dusen de bu. has edebiyat bunun icin var biraz da. Sule Gurbuz de bunu fazlasiyla yapiyor.

    Ehk2cevaplakapat

  • sophia - 10/04/2016 - 12:03

    Şule Gürbüz
    Allah’ın lütfu.cevaplakapat

  • ASILNASIL - 11/04/2016 - 01:41

    Uzun seneler kendime sakladığım bir iki cümleyi de ben etsem kimse kınamaz umarım. göksel bir tozlanma ile filizlenmiş olduğunu düşünürüm hemen her cümlesinde. Hem çoğalır hem küçülürüm onda, onun metninde, dilinde, ikliminde. Dövünürüm, O bunu murat etmez ama sayısız kazma vururum diz kapağıma. Bu o mu, bu ben miyim diye. Ben o değilim. Bilirim. Gerçeklik dünyasından ilk cümlede koparır. Bir yere taşımaz, sürüklemez. Susuzluğum artar, susuzluğumu artırır. Onun kendinin farkında, bilincinde olmadığını, olsa o olamayacağını düşünürüm. Okurum geceler boyu, fal tutarım, bana ne düştü diye bakarım, Tanrıdan gelen bir fırtınaya tutulur, ağlar, “nasıl yani” derim. “Nasıl olmuş”, “hangi muhitte yeşermiş,” , “hangi iklimde”, “hangi okumayla”… Öyle miymiş derim… Neden zamanda karar kılmış, karar mı kılmış biri elinden tutup o yüksekliğe oturtmuş o da oradan kalkmamış mı derim… İyi de nası oturmuş?… Sanat tarihine, felsefe okmuşluğuna, İstanbula Kembriçe inanmam…cevaplakapat

  • MİM - 12/04/2016 - 19:50

    yani mümkün olmayan onda nasıl mümkün olmuş. hangi tohum, toz, toprak, güneş, su, hava, nerenin anasırı erbaası, hangi hamur, hangi maya onu öyle kılmış? elbet yaratan onu öyle halketmiş ama o nasıl yaratılışı üzere kalmış. kalmış mı olmuş mu?..cevaplakapat

  • SAKINTERKİ - 13/04/2016 - 00:42

    “Allahın lutfu” demek ne demek. Allaha şükür mü Ş Gürbüze teşekkür müdür muradın. Biz hak ettik Allah da lutfetti mi demek istersin. Yazarı Allaha ait kılmak, Allaha nispet etmek midir maksadın. Hepsine eyvallah da senin dediğin nedir yani demem o ki, İyi güzel de koçum aslanım sen de, sen dahi, sen bile esasen öylesin ama işte bak bencileyin sen de aslına uymadın, eşkalini, ahvalini koruyamadın, raydan çıktın, olduğun yerde kalamadın, salkıma hevenge heves ettin, bulduğun kelepire, uzatılan havuca salkım saçak seyirttin, olduğun gibi kalmadın, kalamadın, bir çeşmenin kenar taşı, bir sebilin lülesi olamadın işte. ben dahi olamadığımdan burada kalakaldım…cevaplakapat

  • sabin - 15/04/2016 - 01:09

    “ALLAHIN LUTFU” ” ALLAHIN LUTFU ” DEMEK…cevaplakapat

  • P.d - 16/04/2016 - 22:33

    Kitabı çıktığı gün aldım ve her gün yanımda taşıdım. Çıkarıp günde defalarca okşuyor göğsüme bastırıyor ve kaldırıyorum. Heyecan ve sevgiden okuyamıyorum, saklıyor saklıyorum. Beni anlayan var mı?cevaplakapat

  • O - 17/04/2016 - 21:29

    GERÇEKTEN SEVİLECEK,AMA GERÇEKTEN SEVİLECEK TEK KİŞİ.
    KAPİTAL YAZMA BAĞIRMAKTAN DEĞİL, ONDAN SÖZ ETMEKTEN.
    GERÇEKTEN SEVİLECEKSE O,Ş.Gcevaplakapat

  • müptela - 19/04/2016 - 08:09

    okuyucudan ziyade müptelası olan yazar.cevaplakapat

    • DOĞRU OKU - 19/04/2016 - 09:12

      “insanın insana vereceği en değerli şey yalnızlıktır” demiş ya edip cansever. yazarımızın bize verdiği de ruhumuza ışık vererek bizi üşütmek yani kendi yalnızlığımızdır … okuyor, gülümsüyor, ağlıyor, hicrana düşüyor, hüzne dökülüyoruz…cevaplakapat

  • p.d - 19/04/2016 - 14:40

    Öyle değil beyim, öyle değil. Bu kitap kalbe dokunmuyor kalbe gelip yerleşip oturuyor, onu oradan çıkaramazsın bu kalp benim değil artık onundur. Şair sözü ile ,(yazarın tabiri bu şair sözü), teselli bulma, insanın insana vereceği en değerli şey yalnızlık değil, bu bakış, bu duygu seyri, bu akıl, bu enfes ötesi muhayyile, bu sanat ahlakı…bana yalnızlığı değil bunları veriyor.
    “İnsan bakıp bakıp da ağlamaz mı Öyle miymiş’e”
    Ağlar, hem de hüngür hüngür, insan olamayışımıza ağlar, bunun dile gelişine ağlar.
    Yazarın asıl yalnızlığına bu kitabı “Su turnaları, çapkınlar, baştankaralar, çayır düğmeleri, üvezler, mercanköşkler” hatırına yazmasına ağlar, onların karşısına geçmesine ağlar.cevaplakapat

  • p.d - 19/04/2016 - 15:08

    ” Her tecrübe ne sandım da ne çıktı tecrübesidir, ne sandırdım da ne gösterdim değil. Şunu bilmek lâzım: bizi bilmeyen yok, bizi adam yerine koyan yok, her şeyin ortada, sadece bunlara sen agâh değilsin. Ne taş sana dönüp bakıyor ne deniz ne gök ne mezar taşı ne şu çam ağacı. Herkes seni biliyor, herkes. Ama senin her şeyi bilmemeye daha bir ömür vaktin var. Hadi doya doya bileme. Ya da bilememeye doy, bu daha makul. Değil mi, biraz makul ol. Ağlayarak da olsa biraz makul ol. ”
    ÖYLE MİYMİŞ ?cevaplakapat

  • Sinop - 21/04/2016 - 02:39

    boğum boğum ruhu hıçkırığına dolanır da ölüm meleğini “nolur gel” diye biçare çağırır ya insan, “ne olur gel.”. ve o dahi bir başına bırakır ya.cevaplakapat

  • Hiç - 22/04/2016 - 05:16

    Hayatımda bugün, yani dün ilk kez Romaya geldim. Hep isterdim de dilsizlikten gelememiştim. Doğu Romada basılmış bir kitap bir defter vardı çantamda? Aradabir not alıyor, sadece özel isimleri kaydediyorum.. Şehrin görkeminden bişey okumam mümkün değil ama kendimi güvende hissettirecek bişey elimde olsun istedim. gün boyu heyetten iki arkadaşla yürüdüm ve gördüğüm herşeyi İstanbulla karşılaştırmaktan kendimi alamadım ve bu put kuyusunu bütün gün her köşede İstanbula kurban etmek istedim. Ne Kollezyum, ne Panteon ne meşhur Fontana di Trevi.. Gözüm gönlüm almadı birini.. Via del Corsoda ” Montane” marka bir bisiklet gördüm. Tek başına vitrindeydi. Onun da beni farkettiğini farkettim. Hatta senş bekliyordum, beni al dediğini. Durdum, baktım. Görmez olaydım. Yok yeryüzünde böyle bir güzellik, zarafet.. Kimin gözüyle, nasıl baktıysam, vuruldum ve o vitrinin önünde bir kaç saniye içinde hıçkıra hıçkıra ağladım… Bu şehirde, böyle bir şehirde ya da dünyanın başka bir yerinde bir bisiklete ağlayacağım iki dünya bir araya gelse akla gelmezdi… Çok az tanıdığım ve bana refakat eden h ve s yi büyük endişeye sevkettim. Çok ısrar ettiler, çok endişe ettiler ama hiçbişey diyemedim onlara. Ne dedilerse hiç dedim,
    hiç… Öyle bir gün oldu bugün…cevaplakapat

  • Duvar - 26/04/2016 - 13:42

    Edebiyat dünyası susuyor. Billboardlarda boy boy resmini görmediğine tenezzül etmiyor. Öyle Miymiş de aynı sağır duvara mı çarptı ? Yoksa daha zamanı mı var?cevaplakapat

  • Derya - 26/04/2016 - 20:33

    Dünya bir yana Öyle miymiş? bir yana
    Edebiyat dünyası nasıl ağzını açsın ne desin, böyle bir tokat, böyle bir söyleyiş gördün mü sen? Kitap elde söz boğum boğum cepte. Hadi yiğit olan konuşsun hakkında, bir sözünün üstüne söz söylesin. Mutluyum Şule Gürbüz ile aynı çağda olmaktan.cevaplakapat

  • Hussain - 26/04/2016 - 23:06

    Anlamaya hiç bir şey yetmiyor Şuleyi ne dil ne başka şey belli ki çok uzak ama sevmeye her şeyi yetiyor kendimden bunalıyorum kendim yetmiyorum.cevaplakapat

  • zamane - 28/04/2016 - 02:13

    Zamane yazarı da okuru da böyle oluyor işte, bu kadar oluyor.cevaplakapat

  • Sensin - 30/04/2016 - 03:38

    Sensin zamane okuru…cevaplakapat

  • Yazık - 03/05/2016 - 01:28

    TRT de Öyle Miymişi elinde tutan adam akşam dört cümle söyledi öykülere dair. Dördü de eserden bağımsız ve adamın kendi cümlesicevaplakapat

  • Ahhhh - 04/05/2016 - 21:42

    Nasıl güzel bir kadın nasıl nasıl nasıl!!!!cevaplakapat

  • VAH VAH - 05/05/2016 - 04:06

    Merak ediyorum bu hasta acaba bir tane mi bunlardan çok mu?..
    Eğer bunlardan çoksa vah ki vah,
    memleket sınırlarında kimse kendi güvenliğini sağlayamaz..cevaplakapat

  • safi okur - 09/05/2016 - 09:32

    Evet, şule Gürbüz’ün düşünce edebiyatına, katmanlı derin diline hayranız, yerini alacak hatta yerine geldiği kimse bile yok amaaaa
    bu kitapta şule hanım düşünce edebiyatını ağır bir metafizik ve panteizme taşımış, ne dediğini, nereye baktığını o uçsuz bucaksız referanslarını yakalarsanız tek kelime ile bir şaheser ile karşı karşıya olduğunuzu, kafanın ve düşünce biçiminin ise çıldırtıcı olduğunu anlıyorsunuz. Ama tekrar ama bu kitabın anlaşılma şansı bence yok. Tek tük bir kaç kişiyi elektrik ,cin çarpmışa çeviriyor, gerisi yok. Bu arada, öbür dünya üzerine ve tüm yaradılış ,peygamberler, kâinat ve insan üzerine bu ifadeleri kitabı kapağından başlayıp aslında kutsal kitap olmasa da kutsal kitap şerhi yapıyor. Büyüksünüz Şule Hanım ne diyelim.Var ol, nur ol.cevaplakapat

  • Ne güzel - 10/05/2016 - 19:34

    Övgünden başka bişey yok mu, hangi felsefi hangi edebi hangi estetik ekole öncülük etmiş, Yazıya sanata ne getirmiş, içerik ne, Var ol nur ol ne güzel.cevaplakapat

  • Semih Ş - 13/05/2016 - 12:22

    “Ne Güzel”sen ne getirdin de felsefeye, edebiyata, sanata öyle ismini bile sakladığın bir yerde herkese ayar veriyorsun…cevaplakapat

  • safi okur safi şerre karşı - 16/05/2016 - 00:02

    ne güzel rumuzlu kıskanç ve kem kişi, belki er belki dişi.
    şu yorumumda senin sözde aradıkların ama görünce tanımadıkların ziyadesi ile var amma sende iyi niyet yok, bu arada bütün yorumcular taşındık başka yere, sen eşelen burada, arada da kalbini yokla niye böyle kötüyüm diye.
    İnternet gevezesi seni.cevaplakapat

  • SEMİH Ş - 17/05/2016 - 02:21

    Kitaplık dergisinin 185nci sayısını lütfen edinin, okuyun ve hadsiz, sefil yorumlarınızdan hicap duyun…cevaplakapat

  • KISKANÇ - 18/05/2016 - 04:34

    İnsanı insan kılan en temel duygu kıskançlıktır. Haset değil kıskançlık. Bu duyguyunun terbiye edilmiş haline imrenme diyoruz, Kıskançlığı kararmış bir kalbin ürünü ve kalpteki kara bir leke olarak görmek ve kıskançlığını aşikar eden bir adamı burada Drakula olarak resmetmek insanı tanımamak, insan ruhunun yaralarına asla dokunmamak, kendine de dokundurmamaktır. kendine dokundurmamak elbet bir temel haktır ama konu sanatsa ve bu konuda kamusal alana, insan yüzüne çıkmışsanız buna hakkınız yoktur. Shakepereden Prousta edebiyatın sanatın ele aldığı en temel duygudur kıskançlık. İnsanın aczi çıplak halde görülür kıskanç adamın kisvesinde sözünde. Zavallılaşmıştır. Burada kendini, aczini ele veren ve yazarı açıkça kıskanan bir okurun duygu dünyasını yerden yere çalmak, onu kötü niyetli olmakla suçlamak konuyu edebiyat sanat dışına taşıyarak bahse konu olan yazara da, bu zemindeki herkese hatta kendine de açık haksızlıktır. Özetle büyük yazarlar kıskanılır büyüklükleri oranında, Şule Gürbüzde olduğu gibi…cevaplakapat

  • Cem - 19/05/2016 - 14:24

    Sağcı yazarların değişmez gündemicevaplakapat

  • Safi okur - 19/05/2016 - 15:48

    Siteye yazanların gerçek kimlik ve bilgisayar ip adreslerini açıklamaları için yazı yazdım. Gerekirse adli kurumlara da başvuracağım Bakalım bu hasetine imrenme diyen, sağcı vs.diyerek sözde polemik açmaya çalışan iptidai demagog veya şer ehli kimmiş neymiş, bir ortaya çıksın.
    Bakalım görelim sonra adlı adımızca konuşalım.cevaplakapat

  • Ohal - 19/05/2016 - 18:25

    Bugünkü Seval Şahin in Öyle miymiş yazısı ve bir okur yorumu çok güzel. Sağolsunlar
    Yalnız son yılların en şiddetli polemiği oldu bu.cevaplakapat

  • Semih Ş - 20/05/2016 - 04:51

    Evet Seval Şahin Öyle Miymiş üzerinden yazarın (ŞG) tüm külliyatının temel sorunsalına -zamana- ve yazarın yekpare dünyasına dokunan kıymetdar bir yazı yazmış ama bir yazıyı çok kısa tutmuş, ikincisi bağışlasın ama Sevgi Soysal ile Gürbüz hiçbir şekilde aynı cümlde yer almaz…cevaplakapat

  • Derya - 21/05/2016 - 00:32

    Şu Hayır Demeden İtiraz bölümü ne muhteşem Yahu ömür biter bu bitmezcevaplakapat

  • Semih Ş. - 21/05/2016 - 02:01

    Ş.Gürbüz yazar olarak biriciktir. Sadece temaları hasebiyle tek yakın akrabası Tanpınardır. Bir akrabası daha vardır ama o hasetten, kıskançlıktan, kötü kalpten, iptidailikten refüze olduğundan gün yüzüne çıkmaya cüret bulamamıştır, bulamayacaktır. ” Tante Rosa” ile “Öyle Miymiş” arasında “Ana” ile “Anna Karaenina” arası fark kadar fark vardır, yani kıyası kabil değildir.cevaplakapat

  • Berat - 22/05/2016 - 03:44

    Molla Caminin “Peygamber değl ama kitabı var”dediği sözünü Öyle Miymişi ilk okumadan sonra tekrarladıydım kendi kendime korka tırsa… İkinci kez okudum ve bu gece ikinci hatmi bitirince bir kez daha Caminin o cümlesi geldi dilime. biliyorum ay pi numaraları risk taşır ama şu mübarek berat gecesinde bir kez daha Şule Gürbüz de Peygamber değil ama kitabı var dedim. Peygamber Çiçeği, Hatmi Çiçeği, Hatim Çiçeği…cevaplakapat

  • Azizan - 02/06/2016 - 16:15

    Açık radyodaki 2. Programı da az evvel dinledim. Bu nasıl bir ses tonu yarabbim nasıl güzel bir ses tonu yarabbim adaletin bu mu yarabbim.cevaplakapat

  • ASABİ - 04/06/2016 - 02:17

    Açık radyodaki konuşmayı az evvel ben de dinledim. Büyük bir heyecan ve merakla… Daha ilk soruda kafamı çarpacak duvar aradım. Soru soran insan cevap verecek konuğu kadar konuşur mu? Büyük bir yazarın bir de buradan, bu nedenle acı çektiğini ve kedere gark olduğunu görmek isterseniz siz de dinleyin. “Çok katmanlı” lakırdısını, “yoğun edebiyatınız” saçmalığını, “tuhaf” tuhaflığını, “ayna” bir daha niye yok sorusunun akıldışılığını, “tık tık tık saat sesini duyduğunu”, “katmanlanarak açılmayı”, “takıntılıl okurluğunu, “acılı değil kederli oluşu” yazarın sonra ” duymak” ” izler.” .. Daha neler neler…

    Konuk yazar besbelli ki acı duyuyor ama zarafeti de elden bırakamaz, sadece bir yerde “klişe”ler olmasa bana bu soruları sorar mısınız diye inceden bir iğne ihsas ediyor ama kızımız oralı değil. Tıpkı “dert” dediğinde yazar oralı olmadığı gibi. Tıpkı edebiyatla sınırlanmaktan,” edebiyatla çerçevelenmekten hüzünlendiğini” ima etmekle yazarın neye işaret ettiğini ıskaladığı gibi… Tıpkı “yekpareliğe” vurgu ile ne demek istendiğiyle alakalanmadığı gibi, “ontolojiye” bigane kaldığı gibi.. “Oradaki dert duruyor” derken çözülmeyen düğümün ne olduğunu sorup sual etmeyi biLe düşünemediği gibi, derinden çekildiği söylenen acının mahiyetine işaret edildiği halde kulak kabartmadığı halde duymaktan karlofçaya yahya kemale gidişi, esasen yazarı konuşturmadığını nasıl anlayacaksın seval kardeşim… İyi niyetine ve yazarımızın sesini duymamıza aracı olduğun için bin teşekkür ama beni sevindirdin allah da seni sevindirsin ama bir okadar da kızdırdın allah seni affetsin mübarek ramazan öncesi.cevaplakapat

  • ASABİ 2 - 04/06/2016 - 02:54

    Özür özür… İkinci bölümü de dinledim ve neyse ki, bu bölümde soru soran cevap verenin yani Ş Gürbüzün zamanından daha az çaldı ve bu bölümde yazarı ruhu, rengi, sesi, deseni, rayihası, meselesi, yarası ile birinci bölüme nispetle çok daha açık ve berrak halde duyduk hissettik. Yani bin teşekkür…cevaplakapat

  • soul etc - 12/06/2016 - 23:19

    şaşılacak kadar genç görünen, çok sakin ve zarif bir yazar,
    bir türlü elde edilemeyen bir kalp ağrısı .cevaplakapat

  • SOUL ETC - 19/06/2016 - 16:13

    Su yeşili eski şahane bir İngiliz bisikleti var, omzunda tatlı bal rengi saçları, çok beyaz tenli çilli bir yüzü var. Epeyce minyon, zayıf hatta, resimlerde öyle görünmüyor halbuki, çok da çekingen görünüyor.cevaplakapat

  • memleket - 22/06/2016 - 13:01

    Bizim memleketimizde çokça akıl ve ruhu arızaya sarmış, görüşü bulanmış adam diye ortalıkta dolaşan cüdam var. Maruf bir insanı tanımlarken ya da tanıdığını belli etmeye çalışırken onu eseriyle, hüneriyle, sanatıyla, marifetiyle, kabiliyetiyle değil de elindekiyle, giysisiyle tanımlayan adam kılıklı cüdamların zebil olduğu memleket bizimdir.cevaplakapat

  • Coşkuyla ölmek - 06/07/2016 - 17:57

    Şule Gürbüz e olan coşkun sevgimden ölmek üzereyim. Okudukça ölmek diye bir şey varmış. Ben ne yapacağım?cevaplakapat

  • samosian - 08/07/2016 - 10:40

    Şule gürbüz kadar kafası değişik ama dev bir değişiklikte birini görmedim. Ve bütün dünya ona hayret etse kendi bakışı ve duruşundaki değişikliği artırarak devam edecek gibi.
    Ama bir kişi varsa ve olacaksa bu durumda onun kim olduğu da belli.cevaplakapat

  • ÖL HEMEN - 13/07/2016 - 04:13

    sen öl, hemen ölcevaplakapat

  • Düşünce - 20/07/2016 - 08:09

    İnsan şu günlerde Şule Gürbüz ü düşünür mü, düşünüyorum, hem de hemen her an.cevaplakapat

  • loeve - 31/07/2016 - 21:51

    Birilerinin onunla seyrek de olsa konuşabilmesine inanamıyorum, onun varlığı bir sızı bende hem nasıl bir sızı.cevaplakapat

  • sahih - 06/08/2016 - 04:16

    Tepeden tırnağa bir insan. Yüceltmelerin hepsi yanlış. Zamanımızda sahih insan kalmadığı için bir sahih insan görünce gözlerimize inanamıyor, yüceltmekten koyacak yer, oturtacak kaide bulamıyoruz. Sahih olmanın kolay olduğu ya da eski çağlarda sahih insanların hadsiz hudutsuz çok olduklarını söylemiyorum. Müstesna ve nadirattan olduğunu elbette kabul ediyorum ama yüceltmelerin erişilmez insanı kıldığını düşündüğümden ve öyle düşünmenin bizi eksilttiğinden hareketle esasen biz de adam olsak sahi olabiliriz cdemeye getiriyorum. Hasılı düşkün ve düşük olmayan, halis bir dokusu ve kumaşı olan, kumaşının farkında olduğu için de onu deforme etmeyen, herkesin rağbet ettiğine rağbet etmeyerek kendini yukarı çeken ya da katında koruyan, çok imkan bulmasına rağmen yer yüzeyine tenezzül etmemiş ve yaradılışındaki yüksekliğe uygun bir hayat duruşu olan ve bunu özenle koruyan asl bir insan yüksek bir yazar… Hepsi bu. Çalış senin de olur diyemem. Çalışsan da olmaz senden, benden, bizden… O öyle…cevaplakapat

  • Loeve - 09/08/2016 - 22:45

    Doğru.
    Hem de tam anlamıyla.
    Teşekkürler
    Bizden olmayacağını gizliden bildiğimiz için mi çalışmıyoruz acaba?cevaplakapat

  • zorunda - 27/08/2016 - 21:45

    sanki daha güzelleşmiş,kesinlikle hem de. tuhaf iş.cevaplakapat

  • Yonga - 30/08/2016 - 23:22

    Pazartesi akşam üstü Dolmabahçe sarayı çay bahçesinde otururken önümden geçen eşsiz yazar. Yalnız hayret edilecek kadar genç görünüyor son derece de doğal duru. Güzel gerçekten ama çok çocuksu.cevaplakapat

  • Kadar - 13/10/2016 - 22:15

    Sakin, mütevazi, duru,müthiş yetenekli ama tekrar ediyorum bu yetenekle hala alabildiğine dingin kadın. Bilgelik biraz böyle bir şey galiba. Şimdi ne yapıyor acaba?cevaplakapat

  • Şimdi - 25/01/2017 - 02:32

    Şimdi uyuyor, kan ter içinde rüyasında bir büyük romanı kovalıyor ama adanın hudutlarını ve ahaliyi görünce gerek var mı diye tereddüde düşüyorcevaplakapat

  • İnsan - 25/03/2017 - 03:30

    İnsan. Tepeden tırnağa…cevaplakapat

  • Mim Şın - 10/06/2017 - 04:17

    Ruhu ankarada olan yazarcevaplakapat

  • Mustafs S - 25/03/2018 - 01:06

    SULE GURBUZ BI ESER VERcevaplakapat

  • Munib Erol - 07/04/2018 - 02:36

    Şule Gürbüz, Geçmiyor hiçbir şey geçmiyor.. Açtığın ysrslar kapanmıyor.cevaplakapat

  • Munib Erol - 07/04/2018 - 02:37

    Açtığın yaralar geçmiyor kapanmıyot…cevaplakapat

  • kemalettin k - 17/11/2018 - 09:32

    evet muhteşem bir yazar keşfettim.. meğer senelerdir varmış ve oradaymış. yazık kaybettiğim zamanlaracevaplakapat

  • Kemalettin Ka - 17/11/2018 - 09:35

    çığlık atmak istiyorum çığlık
    Şuleeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
    şuleeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeecevaplakapat

  • sertaç erzin - 02/01/2019 - 03:09

    öyle miymiş
    Öyleymiş.
    Nasıl ya
    öyleydi
    değildi
    Öyleydi
    Sahi mi diyong?
    Sahi ya
    nasıl yani?
    Öyle işte…
    ilahicevaplakapat

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r